Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/5336 E. 2023/989 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5336
KARAR NO : 2023/989
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar … ve … vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 Tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/326 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık hakkında bir suçu gizlemek veya delil ve emarelerini ortadan kaldırmak veya kendisinin yahut başkasının cezadan kurtulmasını temin maksadiyle adam öldürme suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 450 nci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Irza geçme suçundan, 765 sayılı Kanun’un 416 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 417 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.02.2022 Tarihli ve 2021/1341 Esas, 2022/199 Karar Sayılı Kararı
İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/326 Karar sayılı re’sen de istinafa tabi olan kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar … ve … vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Zaman bakımından uygulama başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
” hükmü uyarınca sanık lehine hükümler içeren kanunun tespiti bakımından yapılan yargılama neticesinde aşağıdaki şekilde hükümler kurulduğu belirlenmiştir.
1. Sanık hakkında bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 82 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Nitelikli cinsel saldığı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme neticesinde sanığın öldürme eylemini tasarlayarak işlediği hususunun göz ardı edildiğine,
2. Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunun tamamlandığına, bu sebeple teşebbüs indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

B. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın öldürme eylemini tasarlayarak ve canavarca hisle işlediği hususunun göz ardı edildiğine,
2. Nitelikli cinsel saldırı suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine,
İlişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında her iki suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın, nitelikli kasten öldürme suçuna iştirak etmediğine, aksi kabulde yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine,
3. Cinsel saldırı suçu yönünden zamanaşımının dolduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün, evli ve 2 çocuklu olduğu, uzun süredir tanık olarak ifadesine başvurulan doktor …’ya ait Kağıthane ilçesindeki özel muayenehanede sekreter olarak çalıştığı, sanığın olay günü hakkında açılan kamu davası, ölüm nedeniyle düşen sanık … ile birlikte maktulün iş yerine gittikleri, maktulün daha önceden muayenehaneye gelmesi sebebiyle tanıdığı diğer sanık … ile sanık …’i birlikte gelmeleri nedeniyle içeriye aldığı daha sonra her iki sanığın muayenehanede bulunan radyonun sesini sonuna kadar açarak maktulün ağzını bantladıkları, cinsel saldırı eyleminde bulunmaya çalıştıkları ancak maktulün direnmesi üzerine eylemlerini tamamlayamadıkları, akabinde bu eylemin delillerini ortadan kaldırmak için yanlarında getirdikleri bıçaklarla maktulün vücudunun çeşitli bölgelerine 15 tanesi tek başına öldürücü nitelikte, 3 tanesi ise kişinin hayatta olması durumunda hayatî tehlike doğuracak nitelikte olmak üzere toplam 23 adet bıçak darbesi vurdukları, maktulün, bu yaralanmalara bağlı çok sayıda kot kesisiyle birlikte büyük damar ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç ve dış kanama neticesinde olay yerinde öldüğü, aynı gün mahallede bir başka cenazenin bulunması ve çok sayıda yabancı kişinin katılımı nedeniyle oluşan kalabalıktan istifade ederek herhangi bir şekilde dikkat çekmeksizin olay yerinden birlikte kaçtıkları, bu surette sanığın, maktule yönelik her iki eylemi diğer sanık … ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde iştirak hâlinde işlediği kabul edilerek sanık … hakkında her iki suçtan 765 sayılı Kanun hükümlerinin tatbiki yoluna gidildiği ve ırza geçme eyleminden tamamlanmış suç hükmünün kurulduğu, sanığın suçtan sonra kaçtığı ve saklandığı 15 yıl boyunca altı farklı kimlik kullandığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı nitelikli kasten öldürme suçunu tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Maktulün nitelikli cinsel saldırı suçuna maruz kaldığının tespitini içerir Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince tanzim olunan, 23.03.2010 tarihli, 02.07.2012 ve 15.02.2021 tarihli raporlar dava dosyasında mevcuttur.

4. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünce tanzim olunan Uzmanlık Raporu’nda; “… Üç parça koli bandı iç yüzeyinden elde edilen 1(bir) adet (L3) parmak izinin, ……,isimli şahsın sağ el baş parmak izi ile aynı olduğu”nun tespit edildiği açıklanmıştır.

5. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 25.04.2005 tarihli Otopsi Raporunda; “… çok sayıda kot kesisiyle birlikte büyük damar ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç ve dış kanama neticesinde öldüğü” görüşü açıklanmıştır.

6. Temyiz dışı sanık … hakkında aynı suçlardan kurulan hükümlere ilişkin, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2016/303 Esas ve 2017/146 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, 25.09.2017 tarihli ve 2017/590 Esas, 2017/696 Karar sayılı ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 10.09.2018 tarihli ve 2018/2276 Esas ve 2018/3411 Karar sayılı ilâmı ile sanık … …’in 11.01.2018 tarihinde vefat ettiğine ilişkin resmî nüfus kayıt örneği ve buna ilişkin ceza infaz kurumu tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Sanığın soruşturma aşamasında kolluk tarafından tespit olunan, 30.11.2020 tarihli ifadesinde, dijital ortamda fotoğrafı gösterilen maktul ile diğer sanık …’ı tereddütsüz şekilde teşhis ettiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, her iki suç yönünden suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun hükümleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun hükümleri arasında, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği zaman bakımından uygulamanın tespiti yoluna gidilerek sanık lehine hükümler içeren kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve sanığın, yargılama konusu nitelikli cinsel saldırı suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar … ve … Vekili ve Katılan Kurum Vekilinin Kasten Öldürme Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri
1. Tasarlama ve Canavarca Hisle Öldürme Yönünden
Sanığın, diğer sanık … ile birlikte maktulü öldürme kararını önceden verdiklerine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiklerine ya da sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle harekete

geçtiklerine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, maktule 23 bıçak darbesi vurulmasının canavarca hisle hareket edildiğini göstermeye tek başına yeterli olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamına girmediğinin kabulünde ve sanığın eyleminin salt 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında kabul edilerek buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Eksik Ceza Tayini Yönünden
Sanık ile temyiz dışı sanık …’ın, maktulün ağzını bantladıkları, bu koli bandında sanık …’in parmak izinin bulunduğunun Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta yer verilen rapor içeriği ile sabit olduğu, sanıkların maktule zorla tecavüz etmeye çalıştıkları ancak maktulün direnmesi üzerine eylemlerini gerçekleştiremedikleri, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta yer verilen rapor içeriklerinde, maktulden alınan vajinal frottiden elde edilen otozomal DNA profilinin en az biri erkek cinsiyetine sahip birden fazla şahsa ait olabileceğinin tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla sanık hakkında mezkûr eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulünde ve temel cezanın tayininde 6545 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi düzenlemede suç için öngörülen cezanın üst sınırının 12 yıl hapis cezası olması sebebiyle sanık lehine olduğunun tespitiyle bu suç yönünden kurulan hükümde, suçun işleniş biçimi, suçun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın üst sınırdan belirlendiği ve teşebbüs aşamasında kalan eylem için asgarî oranda indirim yapılmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat Talebi ve Kasten Öldürmede İştirakin Türü
Sanık ile temyiz dışı sanık …’ın, maktulün ağzını bantladıkları, bu koli bandında sanık …’in parmak izinin bulunduğunun Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta yer verilen rapor içeriği ile sabit olduğu, maktule karşı cinsel saldırı eyleminde bulunmaya kalkıştıkları, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta yer verilen rapor içeriklerinde, maktulden alınan vaginal frottiden elde edilen otozomal DNA profilinin her iki sanığa da ait olmadığı ifade edilmiş ise de maktulün atletinden elde edilen DNA profilinin, diğer sanık …’a ait olduğunun belirlendiği, bu itibarla sanık …’ın, maktulün direnmesi üzerine cinsel saldırı eylemini tamamlayamadığı, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta yer verilen rapor içeriğinde, maktulün ağzının bantlandığı koli bandında sanık …’in parmak izinin bulunduğunun tespit edildiği, bu hâli ile sanık …’in ağzını bantladığı maktulün, diğer sanık …’ın cinsel saldırı eylemine karşı direncini kırmak suretiyle fiil üzerinde hâkimiyet kurduğu anlaşılmakla, sanığın yargılama konusu nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs eyleminin; kendi savunmasında diğer sanık …’ın elindeki bıçağı kendisine vermesi üzerine maktulü bu bıçakla bacağından yaraladığını ikrar etmesi ile de nitelikli kasten öldürme suçunun sabit olduğunun ve sanığın her iki eylem yönünden aslî fail sıfatıyla hareket ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden Zamanaşımı
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava zamanaşımının tespitinde suçun, kanunda yer alan cezasının yukarı sınırının ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca da dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin de göz önünde bulundurulacağı anlaşılmaktadır.

Buna göre, 6545 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi sanık lehine düzenleme içeren 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında cezanın üst sınırının 12 yıl hapis cezası olduğu, sanığın eylemini gerek silahtan sayılan bıçakla gerekse diğer sanık … ile birlikte işlemesi sebebiyle aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca temel cezada (1/2) oranında artırım uygulanacağı, buna göre dava zamanaşımının tespitinde esas alınacak ceza miktarının 18 yıl hapis cezası olduğu belirlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’un, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre dava zamanaşımı beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl olarak belirlenmiş ise de aynı Kanun’un dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, dava zamanaşımının kesileceği düzenlenmekle, sanığın, yargılama konusu nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs eylemini fikir ve eylem birliği içinde işlediği temyiz dışı sanık … … hakkında, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2016/303 Esas ve 2017/146 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanık … yönünden zamanaşımı süresini kestiği, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre kesilen zamanaşımı süresinin, ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı, buna göre sanığın yargılama konusu bu suçunun, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımına tabi olduğu, bu nedenle gerek olağan gerekse olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/1341 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.