YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5441
KARAR NO : 2022/9732
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kasten yaralama
HÜKÜMLER :Sanıklar hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 37. maddesi delaletiyle TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 29, 62, 53. maddeleri gereğince “7 yıl 17 ay 7 gün” hapis cezasına mahkumiyetlerine
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler sanıklar ve müdafii, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya okunarak incelendi;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının ayrı ayrı 10 yılın altında olduğu anlaşıldığından, müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılan vekilinin yokluğunda verilen kararın, 16.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, kararın katılan vekili tarafından 23.12.2020 tarihinde yasal süre içinde temyiz edildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1)Sanıkların temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların yüzüne karşı verilip 20.10.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükümlere karşı, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 22.12.2020 havale tarihli dilekçeler ile yaptıkları temyiz istemlerinin1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların katılana yönelik kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıklar savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin, tanıkların ifadelerinin çelişkili olduğuna, yaralama eyleminin sanık … tarafından meydana getirildiğine, diğer sanıklar … ve …’nin eyleme dahil olmadığına, bu sanıklar hakkında somut, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığına, hükmün katılanın değişen ifadelerine dayandırıldığına, sanık … hakkında azami hadden haksız tahrik indirimi, diğer sanıklar … ve … hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık … tarafından yapılan eylemle işlev yitirilmesi niteliğindeki yaralanma arasında illiyet bağı olmadığına, katılanın hastalığı sebebiyle gözünün alındığına; katılan vekilinin, sanıklar hakkında haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
a)Sanıklar hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-b, 29. maddeleri uyarınca belirlenen “9 yıl 13 ay 15 gün” hapis cezası üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında “8 yıl 5 ay 7 gün” hapis cezası yerine “7 yıl 17 ay 7 gün” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayinleri,
b)Sanıklar hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve ilk derece mahkemesince verilen hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri dikkate alınmak suretiyle TCK’nin 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanıklar hakkındaki hükümlerin TCK’nin 62. maddesinin uygulandığı
fıkrasından ”7 yıl 17 ay 7 gün” ibaresi çıkartılarak yerine ”8 yıl 5 ay 7 gün” ibarelerinin eklenmesi, TCK’nin 53. maddesinin uygulandığı fıkrasının hükümlerden çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri dikkate alınmak suretiyle TCK’nin 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanması” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.