YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5714
KARAR NO : 2023/1774
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 Tarihli ve 2020/227 Esas, 2021/264 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
2. Sanıklar … ve … hakkkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile katılan vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe), sanıklar müdafiilerinin istinafı üzerine sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, yeniden kurulan hükümler ile
1. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
2. Sanıklar … ve … hakkkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına, sanık … hakkında ise asgari hadden haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemleri, sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suçun canavarca hisle ve tasarlanarak işlediğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemleri, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın iştirakinin bulunmadığına, suç vasfına, haksız tahrike ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin temyiz istemleri, suç vasfına ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz istemleri, sanığın iştirakinin bulunmadığına, suç vasfına, haksız tahrik tahrike ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanık …’ın annesinin uzun süredir tanışık oldukları ve maktulün sanık …’ın ikametine gidip geldiği, bu süre içerisinde maktulün, sanık …’ın ablası tanık … ile de tanıştığı, maktulün, …’ya gönül ilişkisi kurmak amacıyla defalarca teklifte bulunduğu, …’nın işi sebebiyle …’e gittiğinde maktulün …’yı takip edip ısrarlarına burada da devam ettiği, bu durumun sanık … tarafından duyulması üzerine sanık …’ın diğer sanıklar … ve …’i de alarak maktulün bulunduğu kahvehaneye gittikleri, sanık …’ın maktulü dışarı çıkarttığı ve diğer sanıkların yanına götürdüğü, sanıkların tekme, yumruk ve sopalarla maktulü darp ettikleri, sonrasında sanık …’ın maktulü iki kez bıçaklayarak öldürdüğü belirlenmiştir.
2. Sanık … üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar etmiş, sanıklar … ve … ise inkar etmişlerdir.
3. Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin, 08.01.2020 tarihli otopsi raporuna göre, maktulün sol iliak kanadın 5 cm üzerinde orta aksillir hat ve sol uyluk iç yandan diz iç yana uzanan orta kısmında lateralde bölgelerinde kesici delici alet yaralanmaları olduğu, ayrıca maktulün maktulün tüm vücudunun ödemli bulunduğu, omuzda sıyrık, ön kolda ekimoz, umblikus çevresinde epidermal soyulma, sağ scapular/sırt bölgesinde geniş hiperemik alan tespit edilmiştir. Maktulün ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesisinden gelişen kanama ve komplikasyonları sonucu meydana geldiği belirlenmiştir.
4. Tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları ve kollukça düzenlenen diğer tutanaklar dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de;
“1. Maktulün sanık …’ın ablası …’ya yönelen ve sırnaşık hal alan cinsel taciz ve takip oluşturan eylemlerinin ulaştığı boyut gözetildiğinde, sanık hakkında makul oranda tahrik indirimi yerine, asgari oranda tahrik indirimi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini
2. Sanık … ‘ın olayda kullandığı bıçağı sanık Abdülhalim Bildek’e ait oluşu, her üç sanığın maktulü bulunduğu kahveden konuşmak bahanesiyle çağırmak suretiyle birlikte hareket etmeleri, sanıkların yanından koşarak uzaklaşmaya çalıştığında maktulü birlikte kovalamaları, yakaladıklarında sanıklar … ve Abdülhalim’in sopa ve tekmelerle maktule vurmak suretiyle maktulün direncini kırdıkları ve savunmasız hale getirdikleri maktule yönelik eylemlerinde fikir ve eylem birliği içerisinde, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurarak suça katıldıkları ve bu sanıkların TCK’nin 37/1. maddesi uyarınca sorumlu tutulması yerine aynı Kanunun 39. maddesine göre cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini” gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri
1. Haksız Tahrik
Dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktul tarafından sanık …’ın ablası …’ya yönelik taciz durumu dikkate alınarak haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca üst sınırdan ceza tayin edilmesi yerine makule yakın oranda ceza verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Suç Vasfı
a. Canavarca His
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin yerleşik kararlarında canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olarak tanımlandığı, sanıkların, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Tasarlama
Suçun tasarlanarak işlediğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerektiği, sanıkların maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiklerine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanıkların öldürme kararını aldıktan sonra maktulü takip ettikleri sürenin tasarlama için makul bir süre olmadığı sonucuna varılmakla, mahkemece sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafinin Eksik İncelemeye Dair Temyiz Nedeni
Olay ve Olgular başlığındaki deliller gözetildiğinde dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar … ve … Müdafiilerinin Temyiz Nedenleri
1. Sanıkların Suça İştiraklerinin Bulunmadığı
Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki anlatım, kamera görüntüleri, sanık …’ın diğer sanıklara maktulü vuracağını söylediğine dair beyanı, sanık … ve sanık …’in, maktule sanık …’ın da vurduğuna dair beyanı, sanık …’ın maktule sanık …’in sopa fırlattığı ve kaçarken kıyafetinden yakalayıp durdurduğuna dair beyanları, otopsi raporunda oluşa uygun şekilde bıçaklama haricinde darp edilemeye dayanak yaralanmalarında bulunması bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanıkların fikir eylem birliği içerisinde, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurarak suça katıldıkları anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik
Sanıklar … ve … ile tanık … arasında akrabalık ilişkisinin bulunmaması karşısında maktulden sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin uygulanmaması yönünde Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanıklar Müdafiilerinin Suç Vasfına Yönelik Temyiz Nedenleri
Sanık … ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunması, maktuldeki yaralanma yerleri ve sayısı, darp edildiğine dair diğer yaralanmalar birlikte gözetildiğinde sanıkların iştirak halinde gerçekleştirdikleri eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-2, B, C, D) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararında katılan vekilinin suç vasıflarına, sanık müdafiilerince öne sürülen diğer temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-1) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 tarihli ve 2021/1586 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma sebebi gözetilerek sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.