Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/5920 E. 2023/1415 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5920
KARAR NO : 2023/1415
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2017/190 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Maktul …’ye yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 266 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 26 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/1738 Esas, 2021/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar … … vekilleri, müştekiler … ve … ile sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanık hakkında;
a. Maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve müsadereye,
b. Maktul …’ye yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.05.2022 tarihli ve 2022/32320 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar …ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın maktul …’e yönelik eyleminde suç vasfının tasarlayarak öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine ve eksik ceza tayinine ilişkindir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın maktullere yönelik eylemlerinde suç vasfının tasarlayarak öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine ve eksik ceza tayinine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın maktul …’e yönelik eyleminin meşru savunma kapsamında olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin etki tepki dengesine ilişkin kabulünün hatalı olduğuna, maktul …’ye yönelik eyleminde suç vasfının taksirle öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine, sanık hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … … ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık …’ın kardeş oldukları, yine hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk … …’in ise sanık … …’nin oğlu olduğu, olay tarihinden birkaç gün önce maktul … ile sanıkların babası tanık …’ın tartıştıkları, ertesi gün ise maktul …’in, tanık …’yi yumruk atarak darp ettiğinin iddia edildiği, ancak bu hususta adlî merciilere başvuruda bulunulmadığı, olayı sanık … …’nin öğrendiği ve maktul …’e husumet beslediği, olay günü sanık … …’nin, kardeşi … ve oğlu … … ile … alışverişi için yaşadıkları köyden Midyat şehir merkezine geldikleri, alışverişlerini büyük ölçüde tamamladıktan sonra, sanıklar … … ve …’ın ablası tanık …..’nin sanık … …’yi arayarak … için kendisine keçi kesmesini istemesi üzerine, sanık … …, … ve … …’in keçi kesmek için maktul …’in ikametine 600 metre uzaklıkta bulunan tanık …..,’nin evine gittikleri, bu yerde yaklaşık 1, 5 saat kaldıkları, işlerini tamamladıktan sonra alışverişin geri kalan kısmı için çarşıya gitmek üzere yola çıktıkları, geçiş güzergahında maktul …’in ikametinin olduğu, bu sırada maktul …’in evinden çıktığı, sanık … …’nin maktul …’i görmesi ile aracı olay yeri olan Sanayi Mahallesi 312 ve 313 üncü sokağın kesişim noktasına sürdüğü, sanık … …’nin araçtan inerek, babası …’nin maktul … tarafından darp edilmesi sebebiyle maktul … ile tartışmaya başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık … … ile maktul …’in birbirlerini darp etmeye başladıkları, bir süre sonra araçta bulunan … ve … …’in de kavgaya dahil oldukları, … …’in araçta bulunan sopayı babasına attığı, sanık … …’nin de bu sopa ile maktul …’i darp ettiği, maktul …’in bu sırada 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz Glock marka silahı ile sanık … …’ye doğru birden fazla el ateş ettiği ve yaraladığı, maktulün tabancasının bu sırada tutukluk yaptığı, maktulün tabancası ile uğraştığı sırada olay yerini bahçesindeki ağaçlıkların arasından gören ve olay anında balkonda oturan tanık ….’nin maktul …’in kızı katılan …’e babasının darp edildiğini haber verdiği, bunun üzerine katılan … ile maktul …’nin babaları maktul …’in yanına koştukları, onu korumaya çalıştıkları, bu sırada … ve … …’in maktul …’in kızlarını engellemek istedikleri, sanık … …’nin ise bu esnada aracının basamak kısmında bulunan ve korucu olması nedeniyle kendisine zimmetli olarak verilen kaleşnikof marka silahı alarak maktul …’in bulunduğu tarafa seri şekilde ateş ettiği, maktul …’in ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, kot, vertebra ve ekstremite kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyincik ve beyin sapı harabiyeti ile dış kanama sonucu öldüğü, babasını korumak

isteyen maktul …’nin de bu seri atışlar neticesinde olay yerinde isabet aldığı ve ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot, vertebra ve ekstremite kemik kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu öldüğü, sanık … …, kardeşi … ve oğlu … …’in … … plakalı araca binerek olay yerinden kaçtıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanların ve tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Maktul …’ın kesin ölüm sebebinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 23.06.2017 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; “…Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, kot, vertebra ve ekstremite kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyincik ve beyin sapı harabiyeti ile dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu…” görüşü açıklanmıştır.

4. Maktul …’ın kesin ölüm sebebinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 23.06.2017 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; “…Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot, vertebra ve ekstremite kemik kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu…” görüşü açıklanmıştır.

5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, sanığın yaralanması hakkında düzenlenen geçici ve kati nitelikteki adlî raporlar, maktuller hakkında Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Kimya İhitsas Dairesi tarafından düzenlenen 18.07.2017 tarihli raporlar, sanığa ait 31.07.2017 tarihli silah satın alma yetki belgesi, 13.03.2018 tarihli bilirkişi raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün, 24.08.2017 ve 06.09.2017 tarihli uzmanlık raporları, … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin, 18.10.2017 tarihli uzmanlık raporu, … İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğince düzenlenen 04.07.2017 tarihli uzmanlık raporu, 19.06.2018 tarihli bilirkişi raporu, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli keşif tutanağı, 23.06.2017 tarihli olay, yakalama, üst arama, el koyma ve ön görüşme tutanağı, araç arama ve el koyma tutanağı ve kolluk tarafından düzenlenen diğer tutanaklar, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık … …’nin tanık …’ın oğlu olduğu, tanık…’nın anlatımı ile sabit olduğu üzere olay tarihten iki gün önce maktul … ile tanık … arasında tartışma yaşandığı ve bu tartışma esnasında maktul …’in tanık …’ye bir tokat attığı ve tarafların ayrıldığı, bunu duyan sanığın maktul …’e babasına tokat atması sebebi ile öfkelendiği, bu öfke ile hareket eden sanığın olay gün ve saatinden bir süre önce kız kardeşi olan tanık …’nin kurbanını kestiği, kullanımında bulunan araç ile yanında haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilen kardeşi … ve oğlu …Şerif ile birlikte maktulün ikamet ettiği sokaktan geçtikleri, bu esnada sanığın maktul …’i gördüğü, kullanımında bulunan aracı durdurduğu ve maktul …’e karşı kasten yaralama eyleminde bulunduğu, kasten yaralama eyleminin ekimozlu kırık oluşturacak seviyeye kadar ulaştığı, bunun üzerine maktul …’in kendisini saldırıdan korumak amacı ile üzerinde bulunan tabancası ile tanık R.Ç’nin istinaf aşamasında alınan beyanına göre tabancasını havaya doğru ateşlediği, daha sonra sanığın ise

elinde bulunan kaleşnikof marka silah ile ateş etmeye başladığı, sanığın atışları neticesinde vurulan maktuller … ile …’nin hayatlarını kaybettikleri anlaşılmıştır.

Sanığın maktul …’ye yönelik eyleminde suç vasfı yönünden; Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisine göre sanığın kullandığı kaleşnikof marka silahtan atılan kovanların sadece bir noktada değil, farklı farklı noktalarda bulunması karşısında, sanığın silahı seri modda iken birden fazla noktadan toplam 13 el ateş ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla … yıllar koruculuk yapan ve elindeki silahı seri şekilde ateşleyen sanığın maktul …’yi görmediğine ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, yine maktul … hakkında düzenlenen otopsi raporundan maktul …’nin bir ya da birden çok mermi isabeti neticesinde hayatını kaybettiğinin anlaşılması sebebiyle maktulün hedef gözetilerek ve görülerek vurulduğu kabul edilerek, sanığın maktul …’ye yönelik kasten öldürme eylemini doğrudan kast ile gerçekleştirdiği kabul edilerek eyleme ilişkin hukukî vasıflandırmanın yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanığın maktul …’e yönelik eyleminde haksız tahrik yönünden; Maktul …’in tanık İsa’ya yönelik tokat ile vurma eyleminin sanık lehine haksız tahrik nedeni olduğu ancak, maktulün bu haksız eylemine karşı sanığın sopa ile yaralama eyleminin kırık oluşturacak boyuta ulaşması nedeniyle etki tepki dengesinin sanık aleyhine bozulduğu, maktulün kendisini korumak amacıyla tabancası ile ateş etmesi eyleminin artık sanık lehine haksız tahrik unsuru olarak kabul edilemeyeceği görüşü ile sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Maktul …’e Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm ve Tebliğname Yönünden
Katılanlar …ve … vekili ile katılan … vekilinin; suç vasfının tasarlayarak öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine ve eksik ceza tayinine, sanık müdafiinin; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, meşru savunmaya, Bölge Adliye Mahkemesinin etki tepki dengesine ilişkin kabulünün hatalı olduğuna, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktulün silahının tutukluk yapması ile saldırının sona erdiği, maktulün saldırıyı devam ettireceği yönünde de kanıt bulunmadığı, sanığın maktulü öldürme eylemini sona ermiş saldırıya tepki olarak gerçekleştirdiği, bu itibarla meşru savunma koşullarının oluşmadığı, olay öncesi günlerde maktul …’in tanık İsa’ya yönelik tokat ile vurma eyleminin sanık lehine haksız tahrik nedeni olduğu ancak, maktulün bu haksız eylemine karşı sanığın olay günü sopa ile yaralama eyleminin maktulün vücudunda kırık oluşturacak boyuta ulaşması nedeniyle etki tepki dengesinin sanık aleyhine bozulduğu, maktulün kendisini korumak amacıyla tabancası ile ateş etmesi eyleminin artık sanık lehine haksız tahrik unsuru olarak kabul edilemeyeceği, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olup yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından,

Tebliğname’nin haksız tahrik hususundaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Maktul …’ye Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan … vekilinin; suç vasfının tasarlayarak öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine, eksik ceza tayinine, sanık müdafiinin; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, suç vasfının taksirle öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanık tarafın saldırılarından babası olan maktul …’i korumak için olay yerine gelen maktul …’nin, olay yerinde babası maktul …’in yakınında bulunması, sanığın kaleşnikof marka silahı ile farklı farklı noktalardan seri modda on üç el ateş etmesi ve olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi karşısında sanığın maktul …’yi görmediğine ilişkin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu itibarla suçun doğrudan kast ile işlendiği, taksirle öldürme suçunun koşullarının bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olup yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Maktul …’e Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/1738 Esas, 2021/701 Karar sayılı kararında katılanlar …ve … … vekili, katılan … vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Maktul …’ye Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/1738 Esas, 2021/701 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Midyat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.