Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6225 E. 2023/104 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6225
KARAR NO : 2023/104
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli, 2019/17 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/2941 Esas, 20189/3722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğuna,
Eksik incelemeye
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile sanığın eşinin Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla tanıştıkları, zamanla duygusal ilişki içerisine girdikleri, bir süre sonra sanığın bu durumu fark ettiği, eşiyle aralarında tartışma çıktığı, bu durumun yarattığı psikolojiden kurtulamayan sanığın, olay günü almış olduğu alkolün de etkisiyle Selimiye Mahallesi Belediye Çay Bahçesine gittiği, burada tanıklar E.S. ve K.S. ile oturmakta olan katılanı gördüğü, yanına giderek masaya vurduğu ve katılana hitaben; “Kalk ayağa, benimle birlikte geleceksin!” dediği, akabinde elindeki bıçakla katılana saldırdığı, bu sırada tarafları ayırmak için araya tanık E.S.’nin girdiği, ancak sanığın müdahalesi ve tepkisi üzerine E.S.’nin aradan çekildiği, sanığın elindeki bıçağı katılana doğru birden fazla kez salladığı, bıçağın isabet etmesi neticesinde katılanın her iki kolundan ikişer adet kesi, batın sol üst kadranda batına nafiz bir adet kesi oluşacak şekilde yaralandığı, batına nafiz yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, katılanın aldığı darbelerin neticesinde yere düşmesi üzerine sanığın, elindeki bıçakla olay yerinden ayrıldığı, katılanın kollarından ve karnından yaralanması, sanığın ciddî bir engel hâl bulunmaksızın eylemine devam etmediği, kendi iradesiyle olay yerinden ayrıldığı, yaşamsal tehlikeye yol açan yaranın tek olduğu, özellikle hayatî bölgelerin hedef alındığını gösterir, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, taraflar arasında husumet bulunmakla birlikte bu husumetin öldürmeyi gerektirecek kadar ağır olmadığı kabul edilerek sanığın olayda öldürme kastıyla hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı gerekçesi ile eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Katılanın, eşiyle duygusal ilişki yaşadığını öğrenen sanığın, kendisinde oluşan şiddetli elemin meydana getirdiği hiddetin etkisi altında eylemini gerçekleştirdiğinin tespitiyle sanık hakkında kurulan hükümde, haksız tahrik indiriminin uygulandığı belirlenmiştir.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği anlaşılmıştır.

3. Katılan her aşamada istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin;
a) Bodrum Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan 08.10.2018 tarihli;
“Sol kolda 4 ve 5 cmlik iki adet derin kesi, sağ kolda 2 cm ve 4 cmlik iki adet derin kesi, sol kadranda dalak seviyesinde batına nafiz derin kesi mevcut olduğu”,
b) Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 25.04.2019 tarihli;
” -Her iki kolda tanımlanan dört adet kesici delici alet yaralanmalarının trajedeleri boyunca büyük damar ve sinir lezyonu tanımlanmadığı,

– Batın sol üst kadranda tanımlanan kesici delici alet yaralanmasının batın içine nafiz olduğu, iç organ yaralanması oluşturduğu tanımlanmış olmakla bu yaralanmanın tek başına yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturduğu”,
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

5. Tanıklar E.S., K.S., M.A., G. A. ve V.Ö.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden tanzim edilen 08.10.2018 tarihli olay yeri inceleme raporu, … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince tanzim olunan, 06.11.2018 tarihli uzmanlık raporu, 09.10.2018 tarihli iletişim tespit tutanağı başlıklı tutanak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kullandığı vasıtanın elverişliliği, hayatî tehlikeye neden olan darbenin tek olmasına karşın tanığın araya girmeye çalışması ve engel olma çabası, diğer bıçak darbelerinin de belden yukarısını hedeflemesi ancak katılanın elini kaldırması ve plastik sandalye ile kendisini korumaya çalışması nedeniyle diğer bıçak darbelerinin kollarına gelmesi nazara alındığında sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suç Vasfı Yönünden
Sanık ile katılan arasındaki husumetin varlığı, katılanda meydana gelen ve Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafında ayrıntısına yer verilen adli muayene raporlarında belirtilen yaralanmaların sayısı ve niteliği, hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan vasıtanın elverişliliği, tanık E.S.’nin engel olmaya çalışmasına rağmen sanığın kastının yoğunluğu hususları nazara alındığında sanığın, katılanı öldürmeye teşebbüs ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Eksik İnceleme
Sanığın ikrarı, katılanın aşamalardaki istikrarlı ve tanıklar M.A., E.S ile K.S. tarafından doğrulanan anlatımları karşısında sanığın eylemi sabit olduğundan, tanıkların Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmada dinlenmemiş olmaları eksiklik olarak görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/2941 Esas, 20189/3722 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.