Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6244 E. 2022/9727 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6244
KARAR NO : 2022/9727
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : 1)Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarih ve 2018/130 Esas – 2019/174 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nin 37/1, 81/1, 35, 29, 62, 53, 54, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası
b) Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nin 37/1, 81/1, 35, 29, 62, 53, 58, 54, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına mahkumiyet
2) … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarih ve 2019/2589 Esas – 2019/3408 Karar sayılı kararı ile; iki hüküm yönünden de “istinaf başvurularının esastan reddine” dair kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarih ve 2019/2589 Esas – 2019/3408 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ve katılan … vekili tarafından CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince hükmedilen hapis cezalarının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesince verilen kararın CMK’nin 286/2-a maddesi gereğince temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarih ve 2019/2589 Esas – 2019/3408 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık … müdafiinin; meşru müdafaa nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan … vekilinin; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, cezaların yetersiz olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar … ve …’in yargılandığı dosyada yerel mahkemece katılan …’a karşı haksız tahrik altında kasten adam öldürmeye teşebbüsten sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararı her iki sanık hakkında lehe ve aleyhe istinaf edilmekle BAM Ceza Dairesi tarafından onanan karar bu kez sanık … hakkında ki hüküm yönünden lehe ve aleyhe, sanık … yönünden de lehe temyiz edilmiştir. Dairemiz çoğunluğunca BAM Ceza Dairesi kararı onaylanmış olup Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. Şöyle ki;
1)Olayın oluş şeklini gören kamera kayıtları dosyada olup tarafımızdan bizzat incelendiğinde üç sanığın bulunduğu aracın gece saat 02:45.42’de kamera görüş alanında kendiliğinden durduğu, aracın etrafında veya önünde aracı durduran kimselerin olmadığı aracın sağ tarafından inen bir kişinin bagajdan bir şey alarak
aracın arka tarafına doğru 10-15 metre kadar yürüyerek görüntü alanından çıktığı, araçta bulunan iki şahsında diğerini takip ettikleri ve yaklaşık 1 (bir) dakika sonra saat 02:46.43’de her üç şahsın kamera görüş alanına girerek araca gelip bagaja bir şey koyarak bagaj kapağını kapatıp araçla yollarına devam ettiği görülmüştür.
2)Her üç sanık aşamalarda yaptıkları savunmalarda birlikte gazinoda alkol alıp ücretini ödeyerek gazinodan çıktıklarını araçlarıyla hareket edecekleri sırada 5-6 kişilik silahlı kişilerin kendilerinin önünü kestiğini ve gazino çalışanları olduklarını düşündükleri kişilerin kendilerinden fazladan para istediklerini, kendileri araçla gitmek isterken bu kişilerin silahla engel olduklarını ve üzerilerine geldiklerini “hareket ederseniz sıkarız” demeleri üzerine aracın bagajındaki tüfeklerden biriyle sanıklardan … …’nin sıktığını söylemişlerdir.
3)Dosyada tanık olarak ifadesine başvurulan gazino önündeki bekçi …, mağdurlar … ve …’un beyanları özü itibariyle hem birbiriyle hemde dosyadaki kamera kayıtları ile örtüşmektedir. Şöyle ki;
Mağdurlar …, … ve yine arkadaşları … gazinoda alkol alıp çıktıktan sonra …’ın çişini yapmak için karşı kaldırıma geçtiği sırada sanıkların içinde olduğu aracın geldiği …’ın yanında kısa süre durup …’ın beyanına göre araçtakilerin ondan adres sorduğu tekrar hareket eden aracın az ileride durarak bu kez araçtaki üç kişinin birinin elinde av tüfeği (sanık …’nin) belirlenemeyen ikinci kişinin elinde tabanca olduğu halde …’a saldırdıkları, 10-15 metre kadar yakın mesafeden …’a sıktıklarını söylemişlerdir.
Katılanlar … ve … sanıklardan birinde av tüfeği olduğunu 10-15 metreden …’a tüfekle ateş edildiğini … yere düşünce bu kez …’un yerdeki …’ın kafasına tüfeğin namlusunu doğrulttuğunu tam sıkacağı anda …’ın ve …’ın elleriyle müdahale ettiğini, tüfeğin o anda patlayıp …’ın sağ el parmaklarında kırıklar olduğunu, bu sırada sanıklardan bir diğerininde tabancayla ateş ettiğini söylemişlerdir. Olay yeri görevlilerince olay mahallinde bir adet tabanca mermisi çekirdeğinin bulunması da bu beyanları desteklemiştir.
Yerel mahkemece olayın oluş şekli kabul edilirken kamera kayıtlarına da uygun düşen katılanların beyanları üstün tutulmuştur, ancak her nedense sanıklar lehine haksız tahrik uygulama gerekçesi olarak da sanık savunmalarının aleyhi kanıtlanamadığından bu kez sanık savunmalarına itibar edilerek haksız tahrik indirimi yapılmıştır.
Yerel mahkemenin olayın oluş şeklini kabul ederken katılanların beyanlarına, haksız tahrik indirimi yaparken de sanık savunmalarına üstünlük tanınması yanlıştır, çelişkilidir. Öncelikle karar bu nedenle bozulmalıdır.
İkinci olarak olayın oluş şeklinden her iki sanık da (…’ta av tüfeği,
S/4
sanıklardan hangisi olduğu belirlenemeyen ikinci sanık da ise tabanca) ateşli silah olup sanık … katılan …’a 1 el ateş ederek yaralamış, ikinci el ateş etmek için namluyu kafasına doğrultmuş ancak yaralanan ve yerde olan … eli ile namluyu ittirince ve diğer yaralanan … da ayrıca müdahale edince tüfekten çıkan saçmalar …’ın sağ el parmaklarının kopma derecesinde yaralanmasına neden olmuştur. Olay yerindeki ikinci silahlı sanık da tabanca ile bir el ateş etmiş ancak isabet ettirememiştir.
Olayın her iki tarafı da alkollü olup sanıklar alkolün etkisi ile belirlenemeyen bir nedenle haksız tahrik olmaksızın av tüfeği ve tabanca ile katılan …’a ateş etmişlerdir. … da ki yaralanmalar her ne kadar hayati tehlike olmayıp 4. Derecede kemik kırığı ve işlev zaafı var ise de TCK’nin 35. maddesinin unsurlarından olan tehlikenin ulaştığı boyut dikkate alındığında sanıklardan …’a yönelen tehdidin ağırlığı (…’ın kafasına doğrultulan tüfek ateşleneceği esnada namlusu uzaklaştırılmıştır, bu nedenle … kafasından vurulmamıştır) nedeniyle TCK’nin 35. maddesi gereği makul seviyeden teşebbüs hükümleri uygulanması gerekir iken her iki sanığa TCK’nin 35. maddesi gereği 11 yıl ceza verilmesi suretiyle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanaatindeyim, bu nedenlerle BAM Ceza Dairesinin kararını onaylayan Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim