YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6246
KARAR NO : 2023/1160
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme
KARAR : Direnme
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/43 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2017/3635 Esas, 2019/4940 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2016 tarihli 2014/364 E., 2016/173 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine kararı verilmiştir.
2. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2016 tarihli 2014/364 E., 2016/173 Karar sayılı kararının bir kısım katılanlar vekili, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi ve re’sen incelenmesi sonucunda Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/3635 Esas, 2019/4940 Karar sayılı kararıyla “sanıkların tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme suçundan cezalandırılmaları gerektiği” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/43 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine karar verilerek, sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısı, katılanlar …vekili ile katılan kurum vekilinin temyiz isteği; sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan … ve …’in kardeş oldukları, maktule …’in ise sanık …’in boşandığı eşi olduğu, müşterek dört çocuklarının bulunduğu, boşanma kararıyla birlikte çocukların velayetinin anne maktule …’e verildiği, bu nedenle sanık … tarafından nafaka ödenmeye başlandığı, maktulün 2013 yılında başka biriyle evlenerek Amasya iline yerleşmesi neticesinde müşterek çocukların babaları sanık … ile kalmaya başladıkları ancak çocukların velayeti halen maktul …’de bulunduğundan, sanık …’in maaşından kesinti yapılarak …’e ödeme yapılmaya devam edildiği, bu nedenle sanık …’in Elazığ 1. Aile Mahkemesinde çocuklarının velayetini almak için açtığı davada duruşma günü belirlendiği sırada müşterek kız çocuklarının sevgi evlerine yerleştirildikleri, maktule …’in duruşmadan bir gün önce Elazığ’a gelerek çocukları sevgi evinde ziyaret ettiği, olay günü ise, duruşmaya katılmak için Adliyeye geldiği, bunun öncesinde de, kolluk görevlilerinden koruma talep ettiği, duruşmada çocuklarının velayetini talep ettiği, duruşmanın ileri bir tarihe ertelendiği, adliyeden ayrıldıkları sırada adliyenin önünde tanık İsmet ve sanık …’in maktule …’e yeniden ödenen
nafakaları iade etmesini söyledikleri, bu nedenle aralarında tartışma yaşandığı, bu esnada polislerden bir kısmının bu kişilere müdahale etmek için, bir kısmının ise maktulün bineceği aracın hazırlanması için maktulün yanından ayrıldıkları, bu esnada sanık …’in adliyenin dışından gelerek 1-1,5 metre mesafeden maktule ateş etmeye başladığı, toplamda 11 el ateş ettikten sonra polislerin müdahalesiyle eylemine son verdiği ve maktule …’in bu yaralanmalar sonucu otopsi tutanağında belirtildiği şekilde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan görüntülerde sanık …’ın sanık …’e suçta kullandığı tabancayı verdiği, sanıklar … ve…’in suçta kullanılan silahı sanık …’a getirerek araçla adliye önünde bekledikleri kabul edilerek sanık … hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım etme, sanık … hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme suçuna azmettirme suçlarından haklarında kamu davası açılmış ise de, sanıklar… ve …’in suçta kullanılan silahı …’e vermesi için arabalarının yanına gelen sanık …’a verdiklerine dair görüntülerin net olmaması ve bu hususta başkaca da delil bulunmaması, bu durumda sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri konusunda şüphenin bulunması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar aşamalardaki beyanlarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanıkların beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Basit Krokisi, Uzmanlık Raporları, Görüntü İnceleme ve İyileştirme tutanaklarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2022 tarihli 2020/113170 numaralı tebliğnamesi ile direnme kararı yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların aşamalardaki tutarlı ve aksi kanıtlanmayan savunmalarda olay günü başka bir sebeple olay yerine geldiklerini belirttikleri, olayda kullanılan silahın sanıkların aracında getirildiği ve inceleme dışı sanık … tarafından alınıp inceleme dışı sanık …’e verildiği hususunun sabit olmadığı, sanıklar her ne kadar olay sırasında adliye civarında bulunmuşlarsa da suçun icrasını manen kuvvetlendirme veya suçta kullanılan silahı temin etme şeklinde maddi yardımda bulundukları hususunun dosyada bulunan delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin sanıklara yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle verdiği beraat hükmüne ilişkin direnme kararı yerinde görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıkların yardımıyla gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği, vicdanî kanının kuşkudan uzak ve kesin kanıtlara dayanmadan oluşmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, kurum vekilinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/43 Esas, 2020/215 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/3635 Esas, 2019/4940 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
2. Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/43 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, kurum vekili ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, kurum vekilinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye …’ın direnme kararının reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanıklardan … Açık ile maktul …’in daha önce evli oldukları ve müşterek çocuklarının dünyaya geldiği ancak bir süre sonra anlaşamayıp boşandıkları, çocukların velayetinin anneye verildiği, maktulün bir süre çocukları ile birlikte yaşadıktan sonra internet ortamında … isimli kişi ile tanıştığı, bu kişi ile önce dini nikah yaparak birlikte yaşadığı daha sonra ise resmi nikahla evlendiği, ve çocukları ile birlikte …’in memleketi olan Suluova’ya gelerek yerleştiği, çocuklardan …’in bu evliliğe karşı çıkarak annesinin yanından ayrılıp babasının yanına gittiği kızların ise annede kaldığı, evlenme olayını öğrenen maktulün abisi …’nin bu duruma sinirlenerek Suluova’ya geldiği ve yeğenlerini maktulün yanından alıp babalarına teslim ettiği ve sanık babaya …’in evlendiğini bildirdiği, böylece sanık ve ailesinin de evlenme işinden haberdar olduğu, sanığın ve ailesinin bu durumu kabullenmeyerek …’i aramaya başladıkları, …’in yerini öğrenmek için çocuklara baskı yaptıkları
hatta …’ı darp ettikleri bunun üzerine çocukların devlet tarafından sevgi evlerine yerleştirildiği, bu arada sanık …’in çocukların velayetini almak için dava açtığı, …’in yeniden evlenmesi nedeniyle … ve akrabalarının maktulün ailesini suçladıkları, maktulün akrabalarının bu baskılara dayanamayarak Suluova’ya gelip maktulden baskı ile çocukların velayetinden vazgeçtiğine dair imzalı dilekçe aldıkları ancak çocukları ile görüştüğünde çocuklarının babaya teslim edilmek istemediklerini bildirmeleri üzerine bütün tehlikeleri göze alarak duruşmaya katılmaya karar verdiği ve öncesinde yurtta kalan çocuklarını ziyaret ettiği, yurtta görevli olan bir personelden sanık …’in eski eşinin geldiğini öğrendiği, olay günü maktulü başkası ile evlenmesi nedeniyle öldürmek için plan yaptıkları ve bu işin sanık …’in kardeşi … tarafından yerine getirilmesini kararlaştırdıkları, Adliyeye silah sokulması ve getirilmesi sorunlu olduğundan korucu ve korucubaşı olan sanıklar … ve…’in bu işi üstlendiği sabah erkenden araçla adliyenin önüne gelip bekledikleri, …, …, … ve …’in adliyeye girdikleri, duruşmada maktulün dilekçesinin kendine zorla imzalatıldığını ve çocukların velayetini vermek istemediğini söylemesi üzerine duruşmanın ertelendiği, bu sırada adliyeye girip çıkan sanık …’ın gelişmeleri takip ettiği ve araçta bekleyen sanıklar … ve…’in yanına gelerek tabancayı aldığı ve götürüp …’e teslim ettiği, … ve …’in koruma olarak gelen polislerin dikkatini dağıtırken sanık …’in silahla …’e ateş ederek öldürdüğü olayda sayın çoğunluk sanıklar … ve…’in beraatine dair kararın onanmasına karar vermiş ise de bu karara katılmıyorum.
Şöyle ki; sanık …, sanıklar … ve …’in öz amcası olup tanık beyanlarına göre maktulün başkası ile evlenmesi üzerine bunu en çok sorun yapan ve maktulün ailesini defalarca tehdit eden kişidir. Sanıklar olay günü adliyenin önüne gelerek saatlerce beklemesinin nedenini açıklayamamışlardır. Sigorta ve resmi işlemler için geldiklerini savunmuşlar ise de bu işlere dair bir kanıt sunmamışlardır. Duruşmaya gelenleri duruşma sonrası alıp götürmek için bekledikleri hususu hayatın olağan akışına aykırıdır. …’ın silahı sanıkların aracından aldığı görüntülerde tam olarak görünmese de araçtan ayrıldıktan sonra …’e bir cisim teslim ettiği sabittir. Sanıkların olaydan sonraki konuşmalarından olayı tasarladıkları sabit olup, …’in başkası ile evlenmesine en çok içerlenen ve sürekli tehdit eden sanık …’in bu işten haberinin olmaması mümkün olmayıp adliye önünde iş bitene kadar bekleyerek ve silahı getirerek diğer sanıkların fiiline yardım ettikleri gibi olaydan sonrada sanık …’ı araçla oradan uzaklaştırmak suretiyle fiilden sonrada yardım ettikleri anlaşıldığından her iki sanığın da TCK’nin 82/1-d, 39. maddeleri gereğince cezalandırılmaları gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.