Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6301 E. 2023/373 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6301
KARAR NO : 2023/373
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2012 tarihli ve 2012/27 Esas, 2012/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2012 tarihli ve 2012/27 Esas, 2012/85 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/5993 Esas, 2014/6375 Karar sayılı kararı ile;
“Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanık … ile mağdurun arkadaşının eşi olan…’in, birlikte alkol alarak dışarıda vakit geçirdikleri, ……,’in eve geç gelmesi üzerine, yanında mağdur ile birlikte evde kendisini bekleyen eşi ile tartışmaya başladığı, tartışmanın uzaması üzerine sanığı telefonla olay yerine çağırdığı, sanığın da bir süre sonra eve gelerek tartışmaya dahil olduğu, tartışma esnasında mağdurun kendisine “sen karışma, her şey senin başının altından çıkıyor” demesine sinirlenerek üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancayı çıkarttığı ve oturur vaziyette olan mağdurun ensesine doğru bir el ateş ettiği, mermi çekirdeğinin yumuşak doku seyirli olarak ilerlemesi sebebiyle hayati tehlike yaratmadan sağ meme altından vücudu terk ettiği olayda;
Sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve yaralanmanın özelliği, kullanılan aletin elverişliliğine ilişkin hususlar birlikte dikkate alındığında; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu halde, kasten öldürmeye teşebbüs yerine vasıfta yanılgıya düşülerek kasten yaralamadan hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.12.2014 tarihli ve 2014/5993 Esas, 2014/6375 Karar sayılı kararına direnilmesine ve sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.03.2017 tarihli ve 2017/218 Esas, 2017/952 Karar sayılı kararı ile;
“Dairemizin 18.12.2012 gün ve 5993-6375 sayılı kararı ile “Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanık … ile mağdurun arkadaşının eşi olan…’in, birlikte alkol alarak dışarıda vakit geçirdikleri, …’in eve geç gelmesi üzerine, yanında mağdur ile birlikte evde kendisini bekleyen eşi ile tartışmaya başladığı, tartışmanın uzaması üzerine sanığı telefonla olay yerine çağırdığı, sanığın da bir süre sonra eve gelerek tartışmaya dahil olduğu, tartışma esnasında mağdurun kendisine “sen karışma, her şey senin başının altından çıkıyor” demesine sinirlenerek üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancayı çıkarttığı ve oturur vaziyette olan mağdurun ensesine doğru bir el ateş ettiği, mermi çekirdeğinin yumuşak doku seyirli olarak ilerlemesi sebebiyle hayati tehlike yaratmadan sağ meme altından vücudu terk ettiği olayda, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve yaralanmanın özelliği, kullanılan aletin elverişliliğine ilişkin hususlar birlikte dikkate alındığında; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu halde, kasten öldürmeye teşebbüs yerine vasıfta yanılgıya düşülerek kasten yaralamadan hüküm kurulması” gerekçesiyle hükmün bozulduğu, bozma kararı üzerine yerel mahkemece eski hükümde direnilmesine karar verildiği görülmekle, 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun’un 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca yapılan incelemede Dairemizce verilen bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,” karar verilmiştir.

5. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.09.2019 tarihli, 2017/1-492 Esas, 2019/555 Karar sayılı ilamıyla;
1. Sanığın eyleminin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturduğu gözetilmeden kasten yaralama suçundan hüküm kurmak suretiyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 140-85 sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen hükümleri gözetilerek, sanık hakkında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

6. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/424 Esas, 2019/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin taksirle işlendiğine
2. Sanığın beraatine karar verilmesine aksi takdirde kasten yaralamadan hüküm kurulması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık … ile inceleme dışı sanık…’in, birlikte alkol alarak dışarıda vakit geçirdikleri, …’in eve geç gelmesi üzerine o sırada evde kendisini bekleyen mağdur ve eşi ile tartışmaya başladığı, tartışmanın üzerine…’in sanığı telefonla olay yerine çağırdığı, sanığın bir süre sonra eve gelerek tartışmaya dahil olduğu, sanığın mağdura “Sen sus karışma, her şey senin başının altından çıkıyor, ortalığı karıştıran sensin, ne hakla konuşuyorsun, bak seni vurur öldürürüm” şeklinde sözler söyleyerek belinden çıkardığı tabancayla mağdurun yanına gittiği, sol eliyle kanepede oturan mağdurun saçından tutup başını öne eğdiği ve sağ elinde bulunan tabancayı mağdurun ensesine dayayarak hemen ardından bir el ateş ettiği, mağdurun ensesinden giren mermi çekirdeğinin iç organlara ve büyük damarlara zarar vermeden sağ meme altından çıktığı, mağdurun hayati tehlike geçirmeyecek ölçüde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Mağdur hakkında Bilecik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 26.01.2012 tarihli rapora göre, “boyun sağ arka tarafta giriş deliği ve sağ meme altında çıkış deliği olan kurşun yarası” saptanmıştır.

3. Mağdur hakkında … Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 16.02.2012 tarihli rapora göre, “vücuda giren kurşun çekirdeğinin toraksa nafiz olmadığı, herhangi bir yaşamsal organa, büyük damar ve sinire isabet etmeden vücudu terk ettiği, yaralanmanın şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığına, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu” tespit edilmiştir.

4. Mağdur hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün tarafından düzenlenen 08.05.2012 tarihli raporuna göre, yaralanmanın yaşamı tehlikeye sokmadığına, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sübut ve Suç Vasfı Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece sübutun ve suç vasfının belirlenmesinde ve buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire
1. Uygulama maddesi olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının hükümde gösterilmemesi, mahallinde ikmali mümkün yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/424 Esas, 2019/504 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.