YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6405
KARAR NO : 2023/211
KARAR TARİHİ : 01.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/147 Esas, 2018/70 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/154 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/1164 Esas, 2019/1744 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye ve sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü aynı iş hanında komşu dükkanları bulunan sanıklar …, …ve hakkındaki dava dosyası tefrik edilen … ile katılan … arasında sabah saatlerinde iş yerlerini açtıkları sırada aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, sanıkların askı demiri ile vurmak suretiyle katılanı adlî muayene raporunda belirtildiği üzere yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (4 üncü) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak nitelikte yaraladıkları iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama
neticesinde, sanık … hakkındaki yakalama emrinin infaz edilememesi nedeniyle dava dosyasının tefrik edilmesine, sanıklar … ve …….,’in ise mahkumiyetlerine yeter delil bulunmaması karşısında sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri yönünde savunma yaptıkları anlaşılmıştır.
3. Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanları arasında olayın oluş şekline ilişkin farklı anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Kovuşturma aşamasında talep üzerine bir kısım kişilerin tanık sıfatı ile bilgisine başvurulmuş ise de; katılanın 04.06.2018 tarihli celsede “olay sabah erken saatte cereyan ettiği için etrafta kimse yoktu” şeklindeki beyanı ve tanık anlatımlarının içeriği karşısında olay anına ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanığın bulunmadığı tespit edilmiştir.
5. Sanıkların HTS kayıtlarının temin edilerek incelendiği, sanık …’ın olay günü kullandığını beyan ettiği sonu 1437 ile biten telefon numarası baz istasyonu kayıtlarına göre olayın gerçekleştiği sabah saatlerinde olay yerinde değil ev adresi olan Başakşehir’de bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
6. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 03.03.2018 tarihli adlî muayene raporunda;
“Sol frontal bölgede 2 cm kesi, oksipitoparietal kısımda minimal ve yüzeyel yaralanma, beyin bt’de sol parietalde kalvaryumda çökme fraktürü, pnömosefali, komşuluğunda bu alanda parankimde hemorajik kontüzyon alanı mevcut olduğu;
– Meydana gelen kafatası yaralanmasının;
– Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
– Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
– Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonların hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (4 üncü) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatini bildirir rapordur.”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Sanıklar hakkında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 03.03.2018 tarihli adlî muayene raporlarına göre; “darp cebir izine rastlanmadığı” anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık …’un üzerine atılı suçlamayı inkar ederek olay anında olay yerinde değil evde olduğunu savunması, diğer sanık …’in de bu savunmayı doğrulaması, Olay ve Olgular başlığı altında (A-5) paragrafında ayrıntıları belirtilen HTS kayıtları ile de sanık savunmasının doğrulanması karşısında sanık …’ın olay anında olay yerinde bulunmadığının anlaşılması; sanık …’in de aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ile olay yerinde bulunduğunu ancak kavgaya karışmadığını, kavga sırasında katılanı kollarından tutmadığını savunması, katılanın olayın oluş şekline ilişkin çelişkili anlatımlarının bulunması, yine Olay ve Olgular başlığı altında (A-4) paragrafında ayrıntıları belirtildiği şekilde olayı bizzat gören tanığın bulunmaması, kavga sırasında sanık …’in katılanın kollarından tutarak suça iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delilin elde edilememesi karşısında, şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek Mahkemece verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/1164 Esas, 2019/1744 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.02.2023 tarihinde karar verildi.