YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6454
KARAR NO : 2022/9716
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2020 tarih ve 2020/5 (E) – 2020/65 (K) sayılı kararıyla;
1) Sanık … hakkında; TCK’nin82/1.e, 53, 63. maddeleri gereğince ağırlaştırılmışmüebbet hapis cezası,
2) Sanık … hakkında; TCK’nin 82/1.e,62, 53, 63. maddeleri gereğince müebbet hapis cezasıile cezalandırılmalarına dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle duruşmalı olarak yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve …’ın maktul …’a yönelik eylemlerinin sübutu kabul edilmiş, sanık … yönünden takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … Alpaslan müdafiinin sübuta, sanık …
müdafiinin sübuta, katılan kurum vekilinin sanık … hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; arkadaş olan sanıklar ve maktulün olay günü birlikte tiner içmek amacıyla olayın meydana geldiği metruk binaya geldikleri, havanın soğuk olması nedeniyle ateş yaktıkları, maktulün beraberinde getirdiği atleti üçe bölerek diğer iki sanığa verdiği, yanlarında getirdikleri tineri atlet parçalarına döküp içmeye başladıkları, bu sırada sanık …’in beyanına göre maktul ile sanık … arasında tiner içmek için kullandıkları atlet parçalarının paylaşımı konusunda bir tartışma çıktığı, tartışma anında sanık …’ın elinde bulunan tineri maktulün üzerine dökmesiyle, ortamdan bulunan ateşe bir şekilde temas eden maktulün bir anda alev aldığı, sanıkların ise; aldıkları tinerinde etkisiyle panikle olay yerinden kaçtıkları ve otopsi raporuna göre maktulün yanma sonucu hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; sanıkların maktule yönelik öldürme kastıyla hareket ettiklerine yönelik her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşılmakla, sanık …’ın silahtan sayılan tineri maktulün üzerine dökmesiyle yaralama kastıyla hareket ettiği ancak ölüm sonucu meydana gelmesi nedeniyle TCK’nin 87/4-2.c maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanık …’in ise yanmakta olan maktule karşı yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle TCK’nin 98/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi yerine suç vasfına yanılgılı değerlendirmelere sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
b) Katılan … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafileri ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca re’sen de temyize tabi olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 07/12/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
– MUHALEFET ŞERHİ –
Maktul …’ın yanarak hayatını kaybettiği olayda sanıklardan … …’ın eyleminin TCK’nin 83/2-b maddesi gereği kasten öldürmenin ihmali
davranışla işlenmesi suçu kapsamında kaldığını düşündüğümden bu sanığın eylemini TCK’nin 82/1-e. çocuğa karşı kasten adam öldürme suçu olarak vasıflayarak yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararının doğru olmadığını kabul etmekle beraber bu kararı bozan Dairemizin çoğunluğunun eylemin TCK’nin 87/4,2-c maddesi gereği neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kapsamında kaldığına dair görüşüne de muhalifim. Şöyle ki;
Olay metruk bir binada gerçekleşmiştir. Maktulün göğüs ve kafa kısmı yanmak suretiyle ölmüş halde bulunduğu, ölüm nedeninin yanmaktan kaynaklandığının kriminal rapordan anlaşıldığı, yapılan araştırmalar sonucu en son maktul ile her iki sanığın tiner çekmek için maktulün cesedinin bulunduğu binaya geldikleri sabittir. Yerel mahkeme sanık …’in müdafili olarak kolluk ve Savcılıktaki ikrar mahiyetinde olan beyanlarına itibar etmiştir. Oluş şekline ilişkin sanık …’in beyanları dışında esasa etkili hiçbir delil yoktur, diğer sanık … her aşamada suçlamayı reddetmiştir.
Yerel mahkemenin kabulüne göre iki sanık … maktul arkadaş olup üçü de tiner kullanmaktadır. Olay günü birlikte tiner alarak metruk binaya gelmişler, ısınmak için ateş yakmışlar ve her üçü de tiner çekmeye başlamışlardır. Tiner çekerken kullanılan bir bez parçası nedeniyle sanık … ile maktul tartışmaya ve küfürleşmeye başlamış, taraflardan sanık … elindeki tiner şişesindeki tineri maktulün üzerine serpince uçucu özelliği nedeniyle maktulün arkasında yerde yanan ateşin etkisi ile maktul alev almış ve yanınca sanıklar yanmaya başlayan maktule müdahale etmeksizin oradan ayrılmışlar, maktul de yanarak hayatını kaybetmiştir.
Olayın oluş şeklinin böyle olduğu hususunda tereddüt yoktur. Bu oluş kapsamında sanık … maktul arasında olay öncesi hiçbir husumet olmaması, anlık gelişen tartışmada sanık …’ın maktule TCK 86/1 veya 3. md kapsamında kalır herhangi bir fiilde bulunmaması nedeniyle sanık …’ın eyleminin TCK 87/4. md kapsamında kalmayacağı ancak kendisinin elinde bulunan tiner şişesini elinde tutarken maktule savurması üzerine bir kısım tinerin maktulün üzerine bir kısmının da maktulün arkasında bulunan ateşe doğru sıçraması nedeniyle tinerin alev alıp maktulün tutuşarak yanıp hayatını kaybettiği olayda sanık …’dan maktule yönelen tiner serpme davranışından maktulün alev aldığı ve tehlikenin gerçekleştiği sanık …’ın bu eyleminin kendisinin neden olduğu bir davranış nedeniyle maktulün hayatını kaybetmesi nedeniyle TCK 83/2-b md kapsamında kaldığını düşündüğümden bu sanığın TCK 87/4 md’den sorumlu olacağına dair Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.
Muhalif Üye
07/12/2022 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 15/12/2022 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.