YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6581
KARAR NO : 2023/3467
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık …’ın duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/521 Esas, 2019/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/425 Esas, 2020/582 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … sanık müdafiinin temyiz istemleri; suç vasfına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğine, haksız tahrikin varlığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … katılanın geçmişte bir süre arkadaşlık yapıp daha sonra ayrıldıkları, sanığın olay günü akşam, işten evine dönmekte olan katılanın yanına geldiği, yaklaşık 50 metre kadar katılanla birlikte katılanın oturduğu binanın girişine kadar yürüdüğü, yanında getirdiği kutudan çıkardığı av tüfeğini katılana gösterip katılanı korkutup tepki vermesini engellediği, ardından av tüfeğini katılanın göğsüne dayayıp cep telefonundaki mesajları katılana gösterdiği; “Seni öldüreceğim, bana bu yanlışı kimse yapamaz!” deyip tüfekle katılana ateş edeceği sırada katılanın binaya girmek üzere olan kimliği tespit edilemeyen bir kişiden yardım istediği, söz konusu kişinin katılana yardımcı olmadığı, içeri girdiği, katılanın eliyle sanığın eline vurması nedeniyle av tüfeğinden çıkan saçmanın katılanın sol bacağına isabet ettiği, katılanın sanıktan kurtulup bina kapısından içeri girip kapıyı kapattığı, sol taraftaki korunaklı bölüme saklandığı, bu esnada sanığın ikinci kez ateş ettiği, katılanın apartmana kaçıp saklanması sebebiyle tüfekten çıkan saçmanın katılana isabet etmediği, katılanın apartmana kaçıp sanığın ikinci kez av tüfeğiyle ateş etmesi sebebiyle tüfekten çıkan saçmadan kurtulması sebebiyle sanığın işlemeyi kastettiği kasten insan öldürme suçuna ilişkin eylemini tamamlayamadığı, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılanın içeri kaçması sebebiyle kastettiği eylemi tamamlayamayan sanığın içinde bulunduğu ruh haliyle av tüfeğiyle üçüncü kez havaya doğru bir el daha ateş ederek bu eylemiyle de silahla ateş ederek genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunu işlediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Katılan …’in beyanı dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 30.06.2017 tarihli adlî rapora göre katılanın; “Sol fibula şaftında non deplase kırığa neden olan yaralanmasının hayatî tehlikeye neden olmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, hayat fonksiyonlarını orta (3.) derece etkileyecek kırık oluştuğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
5. Görgü tespit tutanağı, uzmanlık raporları, vücut izi raporu, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, katılanın tedavi belgeleri ve WhatsApp yazışmaları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, düzeltme nedeni dışında istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … müdafiinin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinden hüküm kurulması gerektiğine, haksız tahrikin varlığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, sanık ile katılanın olay tarihinden önce tanışıp bir süre görüştükten sonra ayrıldıkları, sanığın bu durumu kabullenemeyerek olay günü tartıştığı katılanın ayaklarına silahla ateş ederek yaraladığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığı, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık … müdafiinin suç vasfına yönelen temyiz sebebi yönünden;
Olay ve olgular kısmında anlatılan olayda; elinde ateşli silah olan sanığın katılan …’e yönelen eyleminde hedef gözetme imkanının bulunmasına rağmen açıkça dizinin altına hedef alması, aralarında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi, katılana isabet eden av tüfeği saçma yarasının sadece sol bacakta diz altında non deplase kırığa neden olması, katılanın vücudunda yaşamsal tehlike bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu, Mahkemece “katılanın sanıktan kurtulup bina kapısından içeri girip kapıyı kapattığı, sol taraftaki korunaklı bölüme saklandığı, bu esnada sanığın ikinci kez ateş ettiği, katılanın apartmana kaçıp saklanması nedeniyle tüfekten çıkan saçmanın katılana isabet etmediği” şeklindeki kabulün dosya kapsamındaki tutanak ve krokilere uygun olmadığı, gerek apartmanda gerekse kapısında hiçbir saçma isabetinin bulunmadığı, sanığın kendi rızasıyla eylemine son verip suç aleti av tüfeğini olay yerinde bırakarak karakola gittiği, bu nedenlerle sanığın eylemine uyan silahla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinin birinci fıkrasına göre temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin suç vasfına yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/425 Esas, 2020/582 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık … katılanın geçmişte bir süre arkadaşlık yapıp daha sonra ayrıldıkları, sanığın olay günü akşam, işten evine dönmekte olan katılanın yanına geldiği, yaklaşık 50 metre kadar katılanla birlikte katılanın oturduğu binanın girişine kadar yürüdüğü, yanında getirdiği kutudan çıkardığı av tüfeğini katılana gösterip katılanı korkutup tepki vermesini engellediği, ardından av tüfeğini katılanın göğsüne dayayıp cep telefonundaki mesajları katılana gösterdiği; “Seni öldüreceğim, bana bu yanlışı kimse yapamaz!” deyip tüfekle katılana ateş edeceği sırada katılanın binaya girmek üzere olan kimliği tespit edilemeyen bir kişiden yardım istediği, söz konusu kişinin katılana yardımcı olmadığı, içeri girdiği, katılanın eliyle sanığın eline vurması nedeniyle av tüfeğinden çıkan saçmanın katılanın sol bacağına isabet ettiği, katılanın sanıktan kurtulup bina kapısından içeri girip kapıyı kapattığı, sol taraftaki korunaklı bölüme saklandığı, bu esnada sanığın ikinci kez ateş ettiği, katılanın apartmana kaçıp saklanması sebebiyle tüfekten çıkan saçmanın katılana isabet etmediği, katılanın apartmana kaçıp sanığın ikinci kez av tüfeğiyle ateş etmesi sebebiyle tüfekten çıkan saçmadan kurtulması sebebiyle sanığın işlemeyi kastettiği kasten insan öldürme suçuna ilişkin eylemini tamamlayamadığı, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılanın kendisinden kaçmasına sinirlenen sanığın havaya da bir el ateş ettiğinin anlaşıldığı, böylece sanığın tüm dosya içeriği gözetildiğinde kastının öldürmeye yönelik olduğu, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan bir eylem bulunmadığı anlaşılmakla, bu nedenle kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.