Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6609 E. 2022/9980 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6609
KARAR NO : 2022/9980
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR :… (…), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM :Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/2020 tarih ve 2020/84 Esas – 2020/147 Karar sayılı; Sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı TCK’nin 82/1-d, 35/2, 62, 53, 63 ve 54. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre sanık hakkında verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; suç vasfında hataya düşüldüğüne, suçun nitelikli yaralama suçunu oluşturduğuna, adli raporların çelişkili ve yetersiz olduğuna,
eksik incelemeye, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin; eksik ve yetersiz incelemeye, alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Mahkumiyetine karar verilen sanığın, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca vekalet ücreti ödemesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince hükmün sonuna ayrı bir paragraf olarak “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin II. kısmının II. bölümü uyarınca 6810,00- TL maktu vekalet ücretinin sanık …’dan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/12/2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus, sanığın teşebbüs derecesinde kalan adam öldürme eyleminden dolayı teşebbüs aşamasında verilecek cezanın miktar olarak uygun ve yeterli olup olmadığıdır.
Olay tarihinde sanık … ve mağdur … resmi olarak evlidir.
Sanık lehine haksız tahrik oluşturmayacak şekilde mağdurun kendi ailesine yönelik kollayıcı davranışları nedeniyle (sanığın aracını kayınbiraderine ödünç vermesi-aracın kaza yapması-kaza bedelinin sanığa ödenmemesi-…’nin de erkek kardeşinden yana tavır alması) karı kocanın arası açılmış, olay gecesi, sanık … ile konuşmaya gitmiş, yine tartışma olunca sanık mağdureyi bıçakla yaralamıştır.
… Adli Tıp Kurumu 23.06.2015 tarihli raporuna göre batına nafiz sol alt kadran yaranın hayati tehlike yarattığı, diğer yaraların müstakilen ve müştereken katılanın yaşamını tehlikeye SOKMADIĞI ve BTM ile giderilecek nitelikte olduğu bildirilmiştir. Toplam 3 adet kesici-delici yara vardır.
Katılan taraf yargılama aşamasında duruşma salonunda bir çanta ibraz etmiş, mağdurun bu çantayı kalbine siper ederek ölmekten kurtulduğunu söylemiştir. Bu çanta da 8 cm uzunluğunda kesi izi vardır.
Olay anında bu çantanın bizatihi olay yerinde olup olmadığı beyan dışında belli değildir, yine çanta 8 cm kesi almışsa bile bu kesinin olay anında nasıl oluştuğunu gösterir bir delil elde yoktur.
Diğer bir ayrıntı, müzakerede görüntüler de izlendiği üzere sanığın bıçaklı saldırıyı gerçekleştirdiği, sonra en az bir kaç dakika elinde bıçakla yerde yatmakta olan mağdurenin başında beklediği, etraftan insanlar gelmeye başlayınca koşarak uzaklaştığı noktasıdır.
Eylemin vasıflandırılmasında bir uyuşmazlık yoktur. Sorun, bu yaralanma düzeyi ve sanığın suç içindeki kast yoğunluk ölçüsüne göre teşebbüs basamağında takdir edilecek ceza aralığının ne olduğudur.
Sonuç itibariyle katılanda 1’i hayati tehlike içerir diğerleri BTM’lik 3 veya 4 fazla olmayan keseci alet yarası vardır. Engel hal de yoktur.
Yerel Mahkeme TCK’nin 35/2. madde uyarınca cezayı 13-20 yıl aralığında 16 yıl 6 ay olarak takdir etmiştir. Yani tam makul düzeyde tutmuştur.
Bu yaralanma sonucu, engel hal olmadan sanığın mağdur başında beklediği halde eylemine devam etmemesi karşısında ceza miktarı asgari ile makul arasında (13 ile 16 yıl arasında ) olmalıdır. Sanığa fazla ceza verilmiştir.
Bu açıdan sayın çoğunluğun 16 yıl 6 ay miktarlı teşebbüs ceza miktarı değerlendirmesine katılmıyoruz. 14.12.2022