Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6703 E. 2023/1250 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6703
KARAR NO : 2023/1250
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMES :Ceza Dairesi
SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekili ile sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/968 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili’nin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suç niteliğine ilişkindir.

B. Katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri; takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ve derecesine ilişkindir.

C. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; haksız tahrikin varlığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Maktulün çalıştığı firma ile sanığın sahibi olduğu firma arasında ticari ilişkiden kaynaklanan borç alacak ilişkisinin bulunduğu, maktulün firmasının alacağını tahsil amacıyla öncesinde birçok kez sanık ile görüşme yaptığı ve olay günü de aynı amaçla sanığın iş yerine geldiği, başka ticari ilişki nedeniyle orada bulunan ve olayın tanıkları olan İsmail ve …’un da iş yerinde bulunduğu, sanık tarafından keşide edilerek maktulün çalıştığı firmaya verilen çekin ciro edilmesi suretiyle tanık…e verildiği, …’in de ciro ederek başka kişilere verdiği, bu nedenle maktulün çağrısı üzerine…in de sanığın

iş yerine geldiği, maktulün temsilcisi olduğu firmanın alacağını sanıktan istediği, sanığın da çekini…den istediği ancak anlaşmaya varılamaması üzerine…in iş yerinden ayrıldığı, … ile muhatap olduğuna sinirlenen sanığın maktul ile tartıştığı esnada iş yerinin muhasebe birimi olarak kullanılanan odasında iş yeri çalışanları…, … ve … de olduğu halde, sanığın ayağa kalkarak masasının çekmecesinde bulunan suçta kullandığı ruhsatsız tabancasını çıkarttığı, maktulü hedef almadan tavana doğru birden fazla kez ateş ettiği, ateş edilen mermilerden bir tanesinin maktule isabet ettiği ve otopsi raporunda belirtilen şekilde maktulün öldüğü olayda, sanığın yaptığı atışların kapalı ortamda yakın mesafede bulunan maktule isabet edeceğini göze alarak eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle meydana gelen neticeyi kabullenerek olası kast ile hareket ettiği kanaatine varıldığı, bu nedenle sanık hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Maktul hakkında Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 06.10.2020 tarihli; “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı yüz kemiği ve omur kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Olay yeri inceleme raporu, basit krokisi ve cd’si, balistik incelemeye ilişkin uzmanlık raporu, tanık İsmail’in aşamalardaki beyanları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de;
1. Atış sayısı, atış mesafesi, kullanılan tabancanın niteliği, kapalı bir mekanda maktul ve sanığın bulunduğu pozisyon/mesafe bir arada değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan olası kastının yoğunluğu gözetilerek üst sınırdan ceza tayini yerine yazılı şekilde eksik ceza verilmesi,

2. Sanığın filden önceki, fiil sırasındaki ve fiilden sonraki davranışları ile verilecek cezanın yaşamı üzerindeki olası etkisi nazara alındığında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen takdiri indirim nedenleri uygulanırken makul oranda indirim yapılması yerine azami oranda indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı İle Sanık Müdafii Yönünden
Suç Niteliği
Dosya kapsamına, olay yeri inceleme raporu, basit krokisi ve kamera görüntüleri ile tanık İsmail’in aşamalardaki oluşa uygun anlatımlarına göre; olay yerinin kapalı, enine dar ve metrekare bazında küçük bir alan olduğu, sanığın suçta kullandığı ruhsatsız tabancası ile maktule bir metre kadar yakın mesafeden birden fazla kez ateş ettiği, atış sayısı, maktulün odadaki konumu ile mermi çekirdeklerinin isabet yerleri

ve maktulün vücudundaki mermi çekirdeği giriş yeri birlikte değerlendirildiğinde sanığın atışlarının tamamını maktulün bulunduğu tarafa doğru yaptığı, bu haliyle maktulün isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu, sanığın bu durumu bilmesine rağmen 11 kez ateş ederek eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, hatalı değerlendirme ile olası kastla öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Katılan Vekili İle Sanık Müdafii Yönünden
Takdiri İndirim
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup, Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafii Yönünden
Haksız Tahrik
Maktulden doğrudan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranış bulunmadığı, sanığın maktulün çalıştığı firmaya keşide ettiği ve yaptığı temlik sonucu borcunun sona erdiği düşüncesiyle, çekin anlaşmalarına aykırı olarak üçüncü kişilere ciro edilmesine sinirlenmesi nedeniyle eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) paragraflarında açıklanan nedenle katılanlar vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/968 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararının suç niteliği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.