Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6705 E. 2023/390 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6705
KARAR NO : 2023/390
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/46 Esas, 2019/14 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/2672 Esas, 2020/557 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Katılan … vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, sübuta ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün sanıklar …, … ve …ile kardeş olduğu, sanık …’in ise eşinin kardeşi olduğu, maktulün olay tarihinde kendisini asmak suretiyle intihar ettiği olay yerinde yapılan inceleme ve araştırmada olay yerinde bulunan “Ölümüme sebep olan abim …” yazılı notun bulunması ile soruşturma başlatıldığı, 12.11.2015 tarihli olay yerinde bulunan yazılı not üzerinde sanıklar…, … ve … ile tanıklar … ve …’nın yazı karşılaştırılmasının yapılması üzerine, 18.03.2017 tarihli … Polis Krim. Lab. Müdürlüğü’nün raporu ile bahse konu “Ölüme sebep olan abim …” ibareli yazının sanık …’nin elinden çıktığının tespit edildiği, İstanbul Adlî Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesinin 29.02.2016 tarihli raporuna göre maktule ait olan tırnaklardaki kadın DNA’larının …, …, …, …’ya ait olmadığı, 1 adet tırnaktaki DNA’nın sanık … ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, Jandarma ekiplerince dinlenen ve 19.10.2015 günü hazırlanan tape kayıtlarında 06.10.2015 tarihinde saat 14:28 sıralarında sanık …’nin tespit edilemeyen kişi ile yaptığı görüşmenin tutanakla tespit edildiği, somut olayda maktulün kızlık zarının yırtık olduğunun iddianame içeriğinde iddia edilmesine rağmen, bu iddianın maktulün ölü muayenesini yapan doktorun geçici kanaatinin olduğu, ancak mağdurun kızlık zarının sağlam olduğunun otopsi raporu ile anlaşıldığı, olay yerinde bulunan kağıttaki yazıyı yazan kişinin sanık …’un yazdığı iddia edilmişse de, yazı imza incelemesini yapan … Kriminal Polis

Laboratuvarının yazı ve imza incelemesine esas konularda dikkat edilmesi gerekli hususlar konulu bilgi yazısında öz kardeşlerin de aynı karakter ve tip de yazı yazabilecekleri, bu haliyle maktul ile sanık …’un kardeş olması, maktulün 3. sınıfa kadar okula gitmesi karşısında maktulün olay yerinde bulunan yazıyı yazdığı kanaatine varıldığı, sanık …’in tespit edilemeyen kişi ile yaptığı konuşmalar incelendiğinde ikrara ilişkin bir delilin bulunmadığı, maktulün “ölümümden abim … sorumludur” şeklindeki yazısının tek başına sanık …’in maktulü öldürdüğü anlamında yorumlanamayacağı, maktulün abisi …ile yaşamış olduğu aile içi sorunlar neticesinde intihar etmiş olma ihtimalinin de bulunduğu, maktulün tırnağından elde edilen DNA’nın sanık …’in DNA’sını içerdiği tespit edilmişse de, sanık …’in “olay tarihinden 2 gün önce maktul ile …ve ailesi kavga etti, bu sırada ben araya girmiştim, bundan dolayı DNA çıkmış olabilir” şeklinde savunma yaptığı ve bu savunmanın maktulün kardeşi olan sanık … tarafından doğrulandığı, maktulün otopsi raporuna göre ipe asılmadan önce yaşıyor olduğu, ası neticesinde ölümün meydana geldiği, yetişkin olan birinin kendisini asmaya çalışan kişilere karşı direnmeden asılmasının söz konusu olamayacağı, maktulün vücudunda herhangi bir darp ve cebir izinin de bulunmadığı, yine maktulün eli ve ayaklarının bağlı olduğuna dair maddi bir bulgunun da bulunmadığı, sanıkların ve tanıkların beyanlarından maktulün psikolojik sorunlarının olduğunun anlaşıldığı, açıklanan nedenlerde maktulün sanıklar tarafından öldürüldüğüne ilişkin şüpheler bulunuşu, bu haliyle sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği mahkemece kabul edilmiştir.

2. Aşamalarda alınan beyanlarda sanıkların atılı suçu kabul etmedikleri görülmüştür.

3.Kolluk kuvvetlerince tanzim edilen 25.09.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu ve krokisi dava dosyasında mevcuttur.

4. 18.03.2017 tarihli kriminal raporun, 29.02.2016 tarihli İstanbul Adlî Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi raporunun, İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının 21.07.2016 tarihli rapor dava dosyasında mevcuttur.

5. İletişimin dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin tutanak dava dosyasında mevcuttur.

6. Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2015 tarihli adlî muayene ve otopsi tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

7. … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre; “kişinin ölümünün asıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiği” görüşünü içeren rapor dava dosyasında mevcuttur.

8. 05.07.2018 tarihli Bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Yönünden
Sanık …’nin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.12.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar …, … ve … Yönünden
Görgü tanığı bulunmayan olayda, maktulün ölüm tarihinden bir süre önce ailesi ile birlikte trafik kazası geçirdiği, bu kazada ablası ve eniştesinin öldüğü, kaza sonrasında maktulün psikolojik sıkıntılar yaşadığı sanıklar ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Olay günü, maktulün ablası sanık …’nın evine gittiği, burada bir müddet oturduktan sonra evine gitmek için kalktığı, maktul gittikten sonra sanık …’nın ahırında maktulü ipe asılı vaziyette gördüğü, maktulün ailesi tarafından hastaneye götürülmesi üzerine ex olduğunun anlaşıldığı, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 25.09.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre “kişinin ölümünün asıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiği, cesette herhangi ateşli, ateşsiz silah yaralanmasına veya darp belirtisine rastlanmadığı” kanaatini bildirir rapor düzenlendiği, sanıkların her ne kadar atılı suçu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmışsa da, sanıkların inkara dayalı savunmaları, olayı gören tanığın bulunmaması, maktulün cesedinde yapılan otopsi sonucunda düzenlenen rapora göre vücudunda asılmamak için mücadele ettiğine dayalı bulgunun veya başkaca travmaların bulunmaması hususları değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediklerinin her türlü şüpheden uzak, kesin delil ile ispatlanmaması nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmediğinden, inceleme konu hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/2672 Esas, 2020/557 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanıklar …, … ve … Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/2672 Esas, 2020/557 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.