YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6730
KARAR NO : 2023/1139
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/47 Esas, 2020/74 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2020/838 Esas, 2020/915 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının aleyhe istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk …’ın babası olan maktul …ile birlikte 24.03.2018 tarihinde akşam saat 23.00 sularında ikamet ettikleri eve geldiği, evde maktulün eşi olan tanık … ve maktulün oğlu olan tanık …’ın da bulunduğu, maktul ile suça sürüklenen çocuğun mutfakta bir süre sohbet ettiği, sonrasında suça sürüklenen çocuğun uyumak için kendi yatak odasına gittiği, 25.03.2018 tarihinde gece 02.00 sularında tanık …’ın maktule bakmak için evin koridoruna geldiği, banyoya doğru yöneldiğinde maktulün banyo kapısının arkasında yerde yatar vaziyette ayaklarının dizlerine doğru çekik olduğunu gördüğü, banyo kapısına bir kez dolandırılan ipin maktulün boğazında olduğu, tanık …’ın maktulün daha öncesinde de alkol komasına girdiği düşüncesiyle maktulün boğazındaki ipi çıkararak banyodaki dolabın çekmecesine koyduğu, tanık…’in suça sürüklenen çocuğun yattığı odaya giderek “baban yerde yatıyor” diyerek suça sürüklenen çocuğu uyandırdığı, suça sürüklenen çocuk banyoya geldiğinde maktulü baygın bir şekilde gördüğü, yüzüne su serptiği, sonrasında suça sürüklenen çocuğun 112 acil hattını arayarak babasının baygın olduğunu söyleyerek acil ambulans istediği, ambulansla Giresun Dereli Hastahanesine giden suça sürüklenen çocuğun hastahanedeki yangın panosuna elini vurduğu, suça sürüklenen çocuğun eline pansuman yapan hastahane görevlisinin sol eli avuç içinde ip izlerinin olduğunu gördüğü, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında savcılığa ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu ve beyanlarındaki kısmi çelişkilerin olayın esasına etki etmediği ve suça sürüklenen çocuğun öldürme kastının bulunduğunu göstermediği, olay günü suça sürüklenen çocuğun 112 acil servisini bizzat kendisinin aradığı ve yardım istediği, tarafla arasında bir arbede olması durumunda gece 02.00 sularında ses duyulmasının mümkün olduğu, ancak tanık beyanlarında da anlaşılacağı üzere olay anında ses duyan kimsenin bulunmadığı, aynı şekilde bu hususun bilirkişi raporunda “Daire içinde meydana gelen ası olayında bağrışma, kavga, kavgadan mütevellit gürültü olması durumunda olayın gece geç saatlerde meydana geldiği düşünüldüğünde üst kattaki, yan dairedeki bulunanlar tarafından kısmen duyulması mümkündür.” şeklinde belirtildiği, suça sürüklenen çocuk ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, maktulün olay günü alkollü olduğu, daha öncesinde psikolojik rahatsızlıkları olduğunun da tanık beyanları ile doğrulandığı otopsi raporunda da maktulün ölüm sebebinin ası olduğunun belirtildiği,
bu nedenlerle yürütülen yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuğun üst soyu kasten öldürme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk ile dosya içerisinde bulunan tanık beyanlarının uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
4. Morg İhtisas Dairesinin Otopsi Raporunda maktulün ölümünün ası sonucu meydana geldiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Sanık sağ ve sol el kısmında basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaralanmaların bulunduğuna ilişkin Genel Adli Muayene Raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
6. Maktulün ölüm sebebine ilişkin olarak 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 05.09.2018 tarihli raporu, Giresun Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 14.11.2019 tarihli raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
7. Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay Yeri Basit Krokisi, Keşif zaptı ve 20.05.2019 tarihli Bilirkişi Raporu ve 112 acil servis kayıtlarına ilişkin 15.04.2019 tarihli Bilirkişi Raporu, 27.03.2018 tarihli Telefon İnceleme Tutanağı, 26.03.2018 ve 06.06.2018 tarihli Mülakat Tutanaklarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından sanığın cezalandırılması gerektiği ileri sürülmüşse de suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, suça sürüklenen çocuk ile babası maktul arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte bir husumet bulunmaması, olay günü ambulansa suça sürüklenen çocuk tarafından haber verilmesi, alkollü olan maktulün olayın öncesindeki saatlerde sosyal paylaşım sitesinden paylaşmış olduğu yorumda intihara eğilimli bir görünüm sergilemesi, olay saatlerinde maktul ile suça sürüklenen çocuk arasında bir arbede yaşandığına dair dosyada delil bulunmaması, dosyada bulunan bilirkişi raporları kapsamından maktulün bir başkası tarafından asılarak öldürüldüğüne dair kesin bir delil ve kanıya ulaşılamaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun yüklenen fiili işlediğinin sabit olmaması nedenine dayalı olarak verilen beraat hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/838 Esas, 2020/915 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı
tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye …’ın sanığın cezalandırılması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy
K A R Ş I O Y
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere suça sürüklenen çocuk … ile maktulün baba oğul olduğu, maktulün son zamanlarda aşırı alkol tüketmeye başladığı ve alkolün etkisinde iken sağa sola ve aile bireylerine sataştığı, eşi…’e ve suça sürüklenen çocuğa kötü davrandığı, hatta bir tartışma sırasında suça sürüklenen çocuğun maktule bıçak çektiği, olay günü yine maktulün alkol aldığı ve mahalledeki dönerci ile kavga ettiği, olayı duyup oraya giden…’in eşini sakinleştirip eve götürmek istediği ancak maktulün eşine küfürler ederek onu tartakladığı ve dışarı attığı, İpek’inde eve döndüğü, polisin gelerek kavganın taraflarını karakola götürdüğü olay gecesi maktulün bir ara eve geldiği üstünü değiştirerek tekrar dışarı çıktığı ve alkol almaya devam ettiği, suça sürüklenen çocuğunda başka yerde alkol aldığı, suça sürüklenen çocuğun babası ile olan sorunları ve aradaki gerginlik nedeniyle karşı karşıya gelmek istemediği için eve gitmeyip babasının uyumasını beklediği, maktulün kızı olan Hilal’in hem babasını hem de suça sürüklenen çocuğu arayarak eve gitmelerini istediği, maktulün ve suça sürüklenen çocuğun geç saatlerde eve geldikleri, maktulün suça sürüklenen çocuğu gezdiği arkadaşları konusunda uyardığı ancak tartışma çıkıp çıkmadığının anlaşılamadığı, İpek’in ise genellikle eşinden ayrı yerde uyuduğu, suça sürüklenen çocuk ve annesi…’in maktulün bu olumsuz davranışlarına daha fazla tahammül edemeyerek maktulü öldürmeye karar verdikleri, maktulün alkolün etkisiyle sızmasından sonra suça sürüklenen çocuğun evde bulunan ipi maktulün boynuna dolayarak elleriyle ipi sıktığı maktulün hareketsiz kalmasından sonra ipi sakladıkları, daha sonra suça sürüklenen çocuğun nedamet duyarak babasının ölmemiş olması ihtimaline binaen annesine ambulansı arayalım dediği, annesinin ise “gerek
yok gel kaldırıp yatağına yatıralım” dediği, sonra suça sürüklenen çocuğun 112’yi aradığı ve babasının bayıldığını söylediği. Ambulans ile hastaneye götürülen maktulün tüm çabalara rağmen hayata döndürülemediği, suça sürüklenen çocuğun babasının öldüğünü görünce duyduğu pişmanlıkla veya şüphe çekmemek için eliyle yangın dolabının camını kırarak elini yaraladığı, eline pansuman yapılırken doktorun suça sürüklenen çocuğun avuç içlerindeki ip izlerini görünce polisten fotoğraf çekmesini istediği ayrıca tanık Hilal’in kardeşinin elini silerken peçeteye siyah bir boyanın geçtiğini gördüğü böylece suça sürüklenen çocuk ile ilgili soruşturmaya başlandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sayın çoğunluk suça sürüklenen çocuğun beraatine dair kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere suça sürüklenen çocuk ile maktulün aralarının iyi olmadığı, suça sürüklenen çocuğun maktule bıçak çekmesini gerektirecek kadar aralarında husumet bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun olay akşamı babası ile karşılaşmamak için eve gelmek istemediği, babasının olay günü annesine yaptıklarını duyunca iyice sinirlendiği, suça sürüklenen çocuğun elinde bulunan izlerin olayda kullanılan ip izi olduğu, ipin çok kuvvetli bir şekilde çekilmesi ile oluşabileceği suça sürüklenen çocuğun çalıştığı işte bu izlerin oluşamayacağının aynı yerde çalışan tanık anlatıları ile sabit olduğu, ATK raporuna göre ölümün iple asılmadan veya iple boğmadan kaynaklanabileceğinin belirtildiği, maktulün fotoğrafları üzerinde yapılan incelemeye göre ip izlerinin daha çok ense bölgesinde yoğunlaştığı, bunun da maktulün yerde sırt üstü yatarken ipin boynuna dolanarak önden sıkılması ile oluşabileceği, yine anne…’in olayın oluşuna dair anlatımlarının da hayatın olağan akışına uymadığı gibi maddi deliller ile de desteklenmediği, maktulün kendisini astığı iddia edilen kapıda yapılan incelemede kapının üst tarafının küçük bir tahta parçası ile çivilendiği, kapının 90 kg’lık bir ağırlığı kaldıracak kadar sağlam olmadığı, bu tahta parçasının dahi yerinden oynamadığı, yine iple kapıya yapılan baskıda ip izinin çıktığı 90 kg’lık bir baskıda mutlaka ipin izlerinin çıkması gerektiği halde kapıda hiçbir iz bulunmadığı, bunun da maktulün kapıda kendini asmadığı, yerde boğulduğunun en büyük kanıtı olduğu, suçta kullanılan ipte suça sürüklenen çocuğun ve maktulün DNA’sının karışık vaziyette bulunduğu, İpek’in küçük oğlu görmesin diye ipi sakladığı şeklinde beyanının…’ın anlatımları ile desteklenmediği ipi gördüğünü söylediği, suça sürüklenen çocuk ve…’in gelen sağlık ekiplerine maktulün ölüm şekli ile ilgili “bayıldı, alkol komasına girdi” gibi yanıltıcı beyanlarda bulundukları, İpek’in sakin tavırlarının gelen sağlık görevlilerinin de dikkatini çektiği, İpek ve suça sürüklenen çocuğun beyanlarının kendi içinde ve birbirleriyle çelişkili olduğu gibi maddi deliller ile de örtüşmediği iddia edildiği gibi maktulün daha önce ciddi anlamda bir intihar girişiminin olmadığı, evdeki bir tartışmada diğer aile bireylerini korkutmak için bıçağı karnına dayamış olmasının intihara eğilimli olduğu anlamına gelmeyeceği, maktulün psikolojik bir sorunu olduğuna dair suça sürüklenen çocuk ve…’in beyanları dışında bir delil bulunmadığı, böylece suça sürüklenen çocuğun annesi…’in de yardımı ile alkolden sızan babasını iple boğarak öldürdüğü ve TCK’nin 82/1-d, e, 29 ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.