Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6766 E. 2023/261 K. 02.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6766
KARAR NO : 2023/261
KARAR TARİHİ : 02.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar …, …, … ve …’in yüzlerine karşı 10.11.2020 tarihinde verilen hükme karşı katılanlar vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinde belirlenen 15 günlük süre geçtikten sonra 14.12.2020 tarihinde yaptığı temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

Hükmü daha önceden kesinleşen sanık … Kapucu hakkında verilmiş bir karar bulunmadığından katılanlar …, …, … ve … vekilinin sanık … yönünden temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarihli ve 2017/41 Esas, 2018/8 Karar sayılı kararı ile sanık … (…,) hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/3077 Esas, 2019/727 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/497 Esas, 2020/1686 Karar sayılı kararı ile oluş ve dosya içeriğine göre, sanık … ile inceleme dışı sanık Bayar’ın aralarında yapmış oldukları telefon görüşmelerinin başlı başına sanık …’nin suça katıldığını göstermeyeceği, dosya kapsamında bulunan delillerin mahkumiyete yeter niteliğe ulaşmadığı, bu nedenle sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı

şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/45 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan … vekilinin Temyiz Sebepleri
Eksik incelemeye, mahkumiyet kararı verilmesine ilişkindir.

B. Katılanlar …, …, … ve … vekilinin Temyiz Sebepleri
Eksik incelemeye, beraat kararının hatalı olduğuna, sübuta ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine kabulünün;
“Sanık ile maktulün olay tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, sanık … ile … arasında gönül ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde de … tarafından maktulün öldürüldüğü, … ilk ifadesinde üzerine atılı suçu inkar etmekle birlikte tutuklanmasına müteakip ceza infaz kurumundan yazmış olduğu dilekçede suçunu kabul etmiş, her ne kadar maktulün eşi olan sanık … ile Bayar arasında gönül ilişkisi bulunmakta ise de, bu durum Bayar’ın maktule yönelik eylemini sanık …’nin azmettirdiği veya bu eyleme sanık …’nin iştirak ettiğini göstermeyecek olması, …’in aşamalarda değişen ve soyut nitelikte kalan beyanlarının da sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurmak bakımından yeterli nitelikte olmaması dikkate alındığında, sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında , azmettiren olarak suça iştirak edilebilmesi için henüz bir suç işleme hususunda fikri olamayan bir kişinin başkası tarafından bu suçu işlemeye karar verdirilmesinin gerekmesine karşın somut olayda sanığın, …’i azmettirdiği hususunda somut delil bulunmaması, ayrıca sanığın …’in maktule yönelik eylemi bakımından suç işlemeye teşvik ettiği, suç işleme kararını kuvvetlendirdiği veya yardım vaadinde bulunduğu hususunda da mahkumiyete yeter nitelikte delil bulunmaması karşısında yapılan yargılamadan ve toplanan delillerden sanığın üzerine atılı suçu azmettiren veya yardım eden olarak işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.”

Şeklinde olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

3. Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen tutarlı beyanları, her ne kadar sanık ile … arasında duygusal birliktelik bulunsa da, bu durumun sanığın maktulü öldürmeye yardım eden ve azmettiren eden olarak kabul edilemeyeceği, sanığın atılı suçu işlediğine yönelik yeterli delil bulunmaması ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozmasına uyulmasına karar verilmesi karşısında sanık hakkında verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Katılanlar …, …, … ve …’in yüzlerine karşı 10.11.2020 tarihinde verilen hükme karşı katılanlar vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinde belirlenen 15 günlük süre geçtikten sonra 14.12.2020 tarihinde yaptığı temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

B. Hükmü daha önceden kesinleşen sanık … Kapucu hakkında verilmiş bir karar bulunmadığından katılanlar …, …, … ve … vekilinin sanık … yönünden temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

C. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/45 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ermenek Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2023 tarihinde karar verildi.