Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6814 E. 2023/1989 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6814
KARAR NO : 2023/1989
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteminin katılan sanık …’a yüklenen yaralama suçunun vasfına yönelik temyiz istemi içerdiği anlaşıldığından, vasfa yönelik temyiz isteminin kabulüyle yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli 2018/44 Esas 2019/327 Karar sayılı kararı ile;
a. Katılan sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminde çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminde çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli 2019/2647 Esas, 2020/1723 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

a. Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminde çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminde çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Sanık … vekilinin temyiz sebepleri sanık …’ın suç vasfının tasarlayarak, eziyet çektirerek öldürme olduğuna, haksız tahrik bulunmadığına ilişkindir.

B. Katılan sanık … müdafiinin temyiz sebepleri meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik derecesine, takdiri indirime, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, sanık …’ın suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan sanıklar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, bu sebeple aralarında davaların bulunduğu, olay günü katılan sanık …’ın yanında arkadaşı tanık … ile birlikte çay içmek amacı ile buluşup olayın geçtiği … Restorana gittikleri, içeri girdiklerinde katılan sanık …’ın husumetli olduğu ve masada oturan katılan sanık … ile karşılaştığı, yanına geldiğini gören katılan sanık …’in sağ elini beline attığı, bu hareketi gören katılan sanık …’ın “ne o lan, yine mi beni vuracaksın” dediği, katılan sanık …’in ise “bi s.. g..” diyerek katılan sanık …’ı iteklediği, bu şekilde katılan sanıklar … ile … arasında arbedenin başladığı, katılan sanık …’ın katılan sanık …’e kafa attığı, katılan sanık …’in belinden suçta kullandığı bıçağı çıkarttığı, katılan sanık …’ın da belinden yarı otomatik tabancayı çıkarıp, mermisini ağzına vermek suretiyle kurmaya çalıştığı, katılan sanık …’in elindeki bıçağı katılan sanık …’ın göğüs bölgesine sokarak katılan sanık …’ın elindeki tabancayı düşürmesine ve yere düşmesine sebebiyet verdiği, eylemini sonlandırmayarak katılan sanık …’ın üzerine çıkmak suretiyle 3 kez daha göğüs bölgesine elindeki bıçağı sapladığı, akabinde elindeki bıçak ile … Restorandan çıkarak kaçmaya çalıştığı, katılan sanık …’in … Restorandan çıkmasının akabinde katılan sanık …’ın yerden kalkarak ve yere düşmesi nedeni ile şarjörü ve mermileri dağılan tabancayı toplamaya ve tabancanın ağzına mermiyi vermeye çalışarak katılan sanık …’in arkasından … Restorandan çıktığı, ancak katılan sanık …’in kaçtığını görmesi ve yaralı olması nedeni ile arkadaşı tanık … ile birlikte … Numune Hastanesine yöneldiği, katılan sanık …’in elindeki bıçak ile … Restorandan kaçmaya çalıştığı sırada restoranda eşi ile yemek yiyen polis memuru tanık … tarafından yakalandığı kabul edilmiştir.

2. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.02.2018 tarihli uzmanlık raporuna göre, katılan sanık …’den ele geçen 16,5 cm. uzunluğunda, çift ağızlı, sivri uçlu namluyu haiz, metal üzeri kemik kaplama saplı kama tipi bıçak ile katılan sanık …’dan ele geçen 7,65×17 mm. çap ve tipinde fişek atan, Almanya yapısı, Mauser marka, yarı otomatik tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz bıçak ve tabancalardan olduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

3. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.11.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre, ele geçen 7,65×17 mm. çap ve tipindeki 5 adet fişeğin 6136 Sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah fişeği oldukları kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

4. 12.11.2017 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, olayda kullanılan tabancanın namlusunun fişek yatağında 1 adet 7,65 mm. çapında fişeğin sıkışmış vaziyette olduğu anlaşılmıştır.

5. Katılan sanık … hakkında Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan 26.02.2018 tarihli rapora göre, katılan sanıkta 7 adet kesici delici alet yarası tespit edildiği, sternum (göğüs orta hat) üzerindeki 5 cm’lik kesici delici alet yarası, sternumun

hemen altındaki 4 cm’lik kesici delici alet yarası ve batında sol üst kadranda 5 cm’lik kesici delici alet yarasının katılan sanığın yaşamını tehlikeye soktuğunun bildirildiği, sol taraf 10-12. kaburgalar hizasında 3 cm’lik kesici delici alet yarası, sol lomber bölgede 5 cm’lik kesici delici alet yarası, sol kol deltoid bölge üzerindeki kesici delici alet yarası ve sol kol fleksör yüzdeki kesici delici alet yarasının basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı ve katılan sanığın yaşamını tehlikeye sokmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

6. Katılan sanık … hakkında Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan 23.07.2018 tarihli rapora göre, katılan sanık …’ın yaralanmasının duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olmadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

7. Katılan sanık … hakkında tanzim edilen olay tarihli doktor raporuna göre, alt dudak iç yüzde 3 cm ve dış yüzde 2 cm’lik kesi bulunduğu ve kesilerin basit tıbbî müdahale ile giderilebileceği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

8. Sanık …’ın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ancak olay sırasında …’ın kendisine kafa atmasıyla yere düşen …’ın belinden kama tipi bıçağını çıkardığı, bu sırada belinden tabancasını çıkarmakta olan …’ı göğsünden bıçakladığı, …’ın elindeki tabancanın yere düştüğü, karşılıklı yumruklaştıkları, …’ın yere düşen …’ı üç kez daha göğsünden bıçakladığı kabul edilmiş ve sanık … hakkında katılan sanık …’tan kaynaklanan haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Sanık … vekilinin sanık …’ın suç vasfının tasarlayarak, eziyet çektirerek öldürme olduğuna, haksız tahrik bulunmadığına; katılan sanık … müdafiinin meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik derecesine, takdiri indirime, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, sanık …’ın suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılan sanık …’ın eylemine uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık … tabancasını çıkarmadan …’ın kama niteliğindeki bıçağını çıkarması ve …’ın silahı yere

düştükten sonra sanık …’ın bıçaklama eylemine devam etmesi dikkate alındığında olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma alanı bulamayacağı, sanık …’ın suç işleme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında katılan sanık …’ın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, önceye dayalı husumet, …’ın olay yerine silahlı ve 2 kişi gelmesi ve olayın seyri dikkate alındığında katılan sanık …’tan katılan sanık …’a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … müdafiinin teşebbüsün derecesine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanık …’ın katılan …’ı göğüs, batın ve kol bölgelerinden toplamda 7 adet kesici delici alet yarası ile yaraladığı, bu yaralardan üçünün hayati tehlikeye neden olduğu, alınan ek rapora göre katılan …’ın yaralanmasının duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olmadığının anlaşılması karşısında, 9 ile 15 yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması sırasında, katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek, sanığın 12 yıl olan makul sınır ile üst sınır arasında bir ceza ile cezalandırılması yerine, yazılı biçimde üst sınırdan 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli 2019/2647 Esas, 2020/1723 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklandığı üzere sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli 2019/2647 Esas, 2020/1723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.