Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6818 E. 2023/1041 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6818
KARAR NO : 2023/1041
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 Tarihli ve 2018/309 Esas, 2019/551 Karar Sayılı Kararıyla;
1. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, son cümlesi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, son cümlesi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.11.2020 Tarihli ve 2019/2918 Esas, 2020/2598 Karar Sayılı Kararıyla,
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

1. Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin suç vasfına, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, beraate, lehe hükümler ile yasal indirimlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk ve sanığın arkadaş oldukları, suç tarihinde gündüz saatlerinde arkadaşları ile birlikteyken suça sürüklenen çocuğun daha önce arkadaşlık yaptığı kız arkadaşının mağdur tarafından rahatsız edildiğini duydukları, sanığın telefonda mağdur ile görüştüğü, küfürleştikleri, aynı gün akşam üzeri suça sürüklenen çocuk, sanık ve arkadaşlarının mağdurla görüşmek için mağdurun kaldığı terk edilmiş eve gittikleri, mağdur ile suça sürüklenen çocuğun küfürleştiği, sanığın mağdura eliyle vurduğu, mağdurun bıçak ile suça sürüklenen çocuğu yaraladığı, suça sürüklenen çocuğun da yanında getirdiği bıçak ile mağduru yaraladığı olayda, sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

2. Mağdur hakkında … Şehir Hastanesi tarafından tanzim edilen raporda, mağdurun sol hemitoraks lateralde ve posteriorda sekiz adet çoğu toraksa nafiz, sağ hemitoraks posterolateralde beş adet çoğu toraksa nafiz kesici delici alet yaralanması olduğu, bilateral pnömotoraks ve sağ altıncı kotta fraktür olduğu, hayati tehlike geçirdiği, kemik kırığının vücut fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

3. Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir, sanık üzerine atılı suçu inkar etmiştir.

4. Mağdur ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Olay yeri inceleme tutanağı, basit krokisi ve uzmanlık raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuk ve sanığın arkadaş oldukları, suç tarihinde gündüz saatlerinde arkadaşları ile birlikteyken suça sürüklenen çocuğun daha önce arkadaşlık yaptığı kız arkadaşının mağdur tarafından rahatsız edildiğini duydukları, sanığın, mağdur ile görüştüğü, konuşma sırasında küfürleştikleri, telefon görüşmesinden sonra aynı gün saat 20:00 sıralarında suça sürüklenen çocuk, sanık ile arkadaşlarının mağdur ile görüşmek için onun kaldığı terk edilmiş eve gittikleri, tanıkların dışarıda bekledikleri, eve giren suça sürüklenen çocuk ile sanığın mağdur ile tartıştıkları, sanığın mağdura tokat attığı, mağdurun suça sürüklenen çocuğa bıçakla vurup yaraladığı, suça sürüklenen çocuğun ise bıçakla 13 kez mağdurun hayati bölgelerine vurup, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, sanığın da bu sırada elinden bıçakla yaralandığı ve suça sürüklenen çocuk ile sanığın mağduru yaralı bir vaziyette bırakıp evden çıktıkları, birlikte hastaneye gittikleri, tesadüfen olay yerinden geçmekte olan tanık Bahadır’ın evin önünde yaralı halde mağduru görüp, 112 yardım hattını arayarak, hastaneye götürülmesini sağladığı olayda; suça sürüklenen çocuk ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık her ne kadar suça iştirak etmediğini, öldürme kastı olmadığını savunmuşsa da, sanığın elleriyle, suça sürüklenen çocuğun ise bıçakla mağdura vurmak suretiyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, suçu iştirak halinde işledikleri anlaşılmakla, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı, mağdurdaki yaralanmaların nitelikleri, mağduru yaralı halde bırakıp kaçmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ile suça sürüklenen çocuğun kastının öldürmeye yönelik olduğundan ve suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Yönünden
1. Beraate Yönelen
Toplanan delillerle, suça sürüklenen çocuğun, suçta kullandığı bıçağı kullanış biçimi ve mağdurun hayati önem taşıyan bölgelerine birden çok kez vurmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemde sabit görülen kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Lehe Hükümler ile Yasal İndirimlerin Uygulanması Gerektiğine Yönelen
Suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik, takdiri indirim ile erteleme hükümlerinin uygulandığı, seçenek yaptırımlar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise hükmedilen ceza miktarına göre yasal koşulların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Gerekçe Yönünden
Gerekçede suça sürüklenen çocuk ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci ve 35 inci maddeleri ile yapılan uygulama sırasında 13 yıl hapis cezası tayin edildiği belirtildiği halde, hükümde 14 yıl hapis cezası tayin edilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında sonuca etkili çelişkiye neden olunması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

Uygulamaya göre de, suça sürüklenen çocuk ile sanık hakkında tayin olunan ceza miktarlarından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca yapılan 1/4 oranında indirim sonucu 10 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 10 yıl 15 gün hapis cezalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenlerle, sanık müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2019/2918 Esas, 2020/2598 Karar sayılı kararının netice cezanın belirlenmesi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.