Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6895 E. 2023/926 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6895
KARAR NO : 2023/926
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet ve istinaf başvurusunun esastan reddi.

Sanık hakkında katılanlar …ve …’a yönelik kasten yaralama suçları yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yaralama suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü

temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2017/389 Esas, 2019/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birici fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/2013 Esas, 2020/2064 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine, meşru savunmanın varlığına,
2. Haksız tahrikin varlığına
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanlar …, … ve …’un, tanık …ile birlikte 02.3.2017 günü parkta alkol aldıkları sırada aynı parkta bulunan sanıkların tanık …’e laf attıkları iddiası üzerine katılanların konuşmak için sanıkların yanına gittikleri, katılanlar ile sanıklar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanık …’in elinde bulunan bira şişesini katılan …’ın kafasına vurduğu, sanık …’ın elinde bulunan ve ele geçirilemeyen bıçak ile …’ın başına ve bacağına vurduğu, sanık …’in elinde bulunan bira şişesi ile katılan …’ın başının sol kulak kısmına vurduğu, sanık …’ın katılan …’ın vücudunun muhtelif yerlerine ve iki bacağına bıçak ile vurduğu, sanık …’ın katılan …’u da ayağından bıçakladığı, katılanların bu şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.

Sanığın eyleminin hukukî değerlendirmesi yönünden olayın ani ve plansız gelişmesi, katılanlar ile sanıklar arasındaki ihtilafın önceye dayanmıyor olması, katılanların vücutlarındaki yaralanmaların yeri ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanıkların kastlarının yaralamaya yönelik olduğu, sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden somut olayın başlangıcı, gelişim biçimi ve özellikleri ile karşılıklı yaşanan olayda aksi kanıtlanamayan sanık savunmalarına göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi karşısında sanıkların haksız tahrik hükmünden alt hadden yararlandırılmaları gerektiği kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Tanıkların oluşa uygun anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Mağdur …’ın yaralanmasını belirten; … Şehir Hastanesi tarafından tanzim olunan 28.03.2019 tarihli raporunda;
“… Devlet Hastanesi Adlî Tıp Polikliniğince düzenlenmiş A535230 protokol numaralı rapora göre batında (karın bölgesinde) 3 adet kesici ve delici alet yaralanması olduğu, bir adet göbekten 5-6 cm uzakta sol yanda 2-3 santimetrekarelik kesi olduğu, yine 5-6 cm solunda sol lomber bölgede 10 santimetrekarelik jejunum ansının dışarı çıktığı, sarkıp sıkıştığı, sol inguinal bölgede 1-2 cm’lik kesi kafada, kulakta, sol uyluk ve bacakta kesici alet yarası oluştuğu ve hayatî tehlike geçirecek şekilde yaralandığının belirtildiği,”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanlar …, …, mağdur … ve …’in olay tarihinde parkta bulundukları sırada aynı parkta alkol alan sanıklar …ve …’ın, …’e laf atmaları üzerine taraflar arasında yaşanan tartışmanın büyüyerek tek taraflı saldırıya dönüştüğü, sanık …’in elindeki bira şişesini katılan …’ın kafasına vurduğu, sanık …’ın da eş zamanlı olarak ele geçirilemeyen bıçak ile katılan …’ın sol böğrüne 1 kez, sol kalçasına 6 kez vurmak suretiyle basit bir tıbbî müdahaleyle giderilemeyecek ölçüde yaraladığı, sanık …’in kırık bira şişesiyle katılan …’ın başının sol kulak kısmına vurduğu, sanık …’ın da eş zamanlı olarak katılan …’ın karın bölgesine birisi müstakilen öldürücü nitelikte 3 darbe, sol uyluk ve bacağına çok sayıda darbe vurmak suretiyle hayatî tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı, sanık …’ın aynı zamanda bıçakla mağdur …’u sol uyluğuna beş kez vurmak suretiyle basit bir tıbbî müdahaleyle giderilemeyecek ölçüde yaraladığı, sanık …’ın katılan …’a yönelik eyleminin suçun kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı, şiddeti, meydana gelen zarar ve tehlikenin diğerlerine göre öldürme teşebbüs suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçlarının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafiinin katılanlar …ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Suç Vasfı ve Meşru Savunma Yönünden
Katılan …’ın vücudunun değişik yerlerindeki çok sayıda yaralanmanın yanında, batın bölgesine aldığı 3 darbeden birisinin müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, 10 cm kesi oluşturduğu ve ince bağırsağın bir kısmının batın dışına çıktığı dikkate alındığında, suçta kullanılan aletlerin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ve şiddeti, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre sanık …’ın katılan …’a yönelik eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varıldığından, sanık …’ın meşru savunmaya ve katılanın başkaları tarafından darp edilmiş olabileceğine ilişkin suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olan savunmalarına itibar edilmeyerek suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik Yönünden
Sanıklara ait adlî raporlara göre sanıkların başlangıçtan itibaren haksız zeminde bulundukları ve tek taraflı olarak saldırıyı başlattıkları anlaşıldığından, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamasına yönelik Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/2013 Esas, 2020/2064 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.