YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6914
KARAR NO : 2023/323
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2016/121 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/2101 Esas, 2020/1207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
Suçun sübuta ermediğine, eksik incelemeye, ceza miktarının fazla tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanık ile katılanın tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın tartışma sırasında katılan …’u ele geçirilemeyen bıçak ile birden fazla darbesiyle hayati tehlike geçirmesine sebebiyet verecek şekilde yaraladığı ve bu suretle kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın tüm aşamalardaki aksi sabit olmayan savunmalarına göre katılanın kendisine küfür ettiği ve taşla yöneldiği gibi hususlar dikkate alınarak, sanık lehine haksız tahrîk hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Tanıklar İ.D., F.A. beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 17.03.2016 tarihli raporda; “Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 11.01.2016 tarih ve 76654 sayılı raporunda, delici kesici alet yaralanması ifadesiyle yapılan muayenesinde, bilinç açık, koopere, sol karın yanda toroksa nafiz delici kesici alet yarası olduğu, sol scapula iç yüzde 2-3 cm’lik delici kesici alet yarası olduğu, bel orta kısımda 2-3 cm’lik delici kesici alet yarası olduğu, toraks tüpü takıldığı görüntülemeler istendiği kayıtlı olmakla,
Kişi adına düzenlenmiş tüm grafi raporları ile birlikte tedavi evrakının teminen gönderilmesi sonrası istenilen hususlarda rapor tanzimi uygun olacağına dair Şube Müdürlüğümüzce 12.01.2016 tarih ve 2016/557 sayılı ön rapor düzenlendiği,
Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.03.2016 tarih ve 4999 sayılı yazısı ekindeki tibi belgelerinde; Göğüs cerrahi konsültasyon raporunda; sol torakoabdominal ve sol lomber bıçaklanma, hemopnömotoraks nedeniyle toraks drenajı alındığı, sağ hemitorakstaki chest tüp revize edildiği, laparoskopi uygulandığı, diyaframda yaralanma olmadığı toraks BT ve toraksa yönelik BT anjiografi tetkikinde; sol hemitoraksta hidropnömotoraks görünümü izlendiği, sol hemotoraks inferoalateralinden giriş yapılarak önce superiora akciğer seviyesinden de inferiora doğru uzanan toraks tüpüne ait görünüm, sol hemitoraksta posteriorda ve lateralde cilt altı yağlı dokuda kas planları arasında yaygın hava görünümleri, her iki akciğer üst zonlarda yer yer büll formasyonları kayıtlı olmakla,
Şahsa ve olaya ait varsa mevcudun dışında tibbi evrakın teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceğine göre;
SONUÇ;
Mevcut tibbi evrakta tarif edilen bulgulara göre solda hmepnömotoraksa neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tibbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tam olarak belli olmaması ve sanığın aksi ispat edilemeyen savunması karşısında, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında asgari oranda (1/4) oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle (1/3) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Tanıklar İ.D., F.A. ve katılanın soruşturma aşamasında tespit olunan beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin açık bir şekilde beyan edildiği, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Adli Tıp Rapor içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki
işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eksik inceleme, sübut ve ceza miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/2101 Esas, 2020/1207 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.