Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6951 E. 2023/66 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6951
KARAR NO : 2023/66
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2019 tarihli ve 2018/386 Esas, 2019/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun ) 87 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2020/654 Esas, 2020/635 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun,
” Şartları oluştuğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülme sebebi sayılamayacağına”
Eleştirisiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri,
1. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Haksız tahrik indirim oranının derecesine,
3. Suç kastı olmadığına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde öğle saatlerinde ölenin evinde tanık …”in bulunduğu sırada sanığın gittiği, her üçünün de alkol aldıkları, bir süre sonra ölen ile sanık arasında tartışma başladığı, sanığın evden ayrıldığı, ölenin de peşinden gittiği, devam eden tartışma sırasında sanığın öleni darp ettiği, darp sonucu maktulün Şereflikoçhisar Devlet Hastahanesine getirildiği, ileri tetkik ve tedavi için … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği yapılan müdahalelere cevap vermediği ve hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

Sanık suç kastı olmadığını savunmuş ise de sanık ile ölen arasında bir husumet bulunmadığı, tartışmanın, ölenin hakaret içeren sözler söylemesinden kaynaklandığı, sanığın öleni yumrukla darp edip yere düşürdüğü ve sonrasında darp etmeye devam ettiği, bu şekliyle sanığın eyleminin öleni yaralama kastı içerdiği, ölendeki yaralanmaların basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ancak Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının raporu ile ölümünün, künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiğinin anlaşıldığı bu hâliyle sanığın, meydana gelen neticeden sorumlu olduğu ve eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.

Sanığın olayı, ölenin hakaret içeren sözlerinin yarattığı tahrik altında işlediği göz önüne alınarak sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmış ve sanığın cezasında asgarî oranda indirim yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanığın savunmasında suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin epikriz raporuna göre hastanın darp sonucu getirildiği, entübe bilinci kapalı, pupiller fiks dilate takip edildiği, kranial BT de deplase kırık saptanmadığı, dalakta laserasyon ve böbrek fonksiyon testlerinde bozukluk tespit edildiği, sabah saatlerinde hipotansiyon ve bradikardi sonrası arrest kabul edilerek 45 dakika CPR uygulandığı, 06.11.2017 06:45 saati itibariyle eks kabul edildiği belirlenmiştir.

4. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının, 11.04.2018 tarihli rapor içeriğine göre, kesin ölüm sebebinin künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması olduğu belirlenmiştir.

5. Tanıklar S.B., M.Ü., H.K., beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. 04.11.2017 tarihli görüntü izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Haksız Tahrik
Sanığın ölenin evine gittiği, sanık, ölen ve tanığın alkol aldıkları sırada ölenin sanığa hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında eylemde, ölenden kaynaklanan ve sanık lehine uygulanan haksız tahrik indirim oranında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Meşru Savunma
Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda vurgulandığı üzere;
5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru savunma, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta ve bu nedenle eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Bir olayda meşru savunmanın oluştuğunun kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
a) Saldırıya ilişkin şartlar:
i) Bir saldırı bulunmalıdır.
ii) Bu saldırı haksız olmalıdır.
iii) Saldırı meşru savunma ile korunabilecek bir hakka yönelik olmalıdır. Bu hakkın, kişinin kendisine veya bir başkasına ait olması arasında fark yoktur.
iv) Saldırı ile savunma eş zamanlı bulunmalıdır.
b) Savunmaya ilişkin şartlar:
i) Savunma zorunlu olmalıdır. Zorunluluk ile kastedilen husus, failin kendisine veya başkasına ait bir hakkı koruyabilmesi için savunmadan başka imkânının bulunmamasıdır.
ii) Savunma saldırana karşı olmalıdır.
iii) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.
Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.

Somut olayda, olay yerini gösteren CD kaydı ile tanıklar M.Ü., H.K. anlatımları karşısında maktul tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırının bulunmadığı, bu itibarla somut olayda meşru savunmadan söz edilemeyeceği saptanmakla, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Suç Kastı
Her ne kadar sanık suç kastı olmadığını beyan etmiş ise de, tanıkların anlatımları ve Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen otopsi raporu karşısında sanığın yaralama kastı ile hareket ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2020 tarihli ve 2020/654 Esas, 2020/635 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.