Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6979 E. 2023/1645 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6979
KARAR NO : 2023/1645
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Tasarlayarak kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli, 2020/99 Esas ve 2021/89 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü madde uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü madde uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

c. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli 2021/2922 Esas, 2021/3175 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının oy birliğiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekilinin ve katılan …’in Temyiz Sebepleri sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanıklar … ve … hakkında haksız tahrik indirimi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanıklar müdafiinin temyiz istemleri delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, suç vasfına, sanık … hakkında haksız tahrik indirimin azami hadden uygulanması gerektiğine, sanık … hakkında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine, suç vasfına, sanıkların iştirak derecelerine, sanık … hakkında vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Temyiz dışı sanık …’ın, maktul …’in resmi nikahlı eşi olduğu, sanıklar …, …, … ve temyiz dışı sanık …’nin Seyran’ın kardeşleri olup, temyiz dışı sanık …’ın sanık …’ın resmi nikahlı eşi olduğu, her ne kadar … 2017 yılının eylül ayında maktulün kendisine tecavüz ettiğini belirtmiş ise de HTS kayıtlarına göre maktul ve … arasında son 1 yılda oldukça fazla sayıda telefon görüşmesi yapıldığının anlaşılması üzerine ikili arasında bir gönül ilişkisinin olduğunun anlaşıldığı, bu ilişkinin …’ın kocası olan sanık … tarafından öğrenilmesi üzerine, kardeşi … ile maktulün öldürülmesi konusunu konuşarak, öldürme eylemini planladıkları, maktulün

13 Ocak 2019 günü sabah saatlerinde evinden ayrılmasından sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı, maktulün kaybolduğu hususunun Doğubayazıt İlçe Jandarma Komutanlığı Suluçem Jandarma Komutanlığına, maktulün abisi olan … tarafından 15 Ocak 2019 tarihinde bildirilmesi üzerine olayın araştırılmaya başlandığı, maktulün bulunması amacıyla yapılan arama ve araştırmalarda ilk etapta herhangi bir sonuç alınamadığı, araştırmalar sürmekte iken maktulün cesedinin 01 Şubat 2019 günü saat:10:00 sıralarında, Sarıbıyık Köyü yakınlarında bulunan Eskisu Köyü Su kanalı içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Maktulün kesin ölüm sebebinin ortaya çıkarılabilmesi amacı ile soruşturma evrakının İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmesi akabinde, Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun dosyada mevcut 22.07.2019 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaasında “Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, Otopsisinde saptanan boyun organlarının tetkikinde sol sternokleidomastoid kas boyunca yaygın kana, sağ tiraid katlilaj boynuz kırığı ve etraf yumuşak dokuda kanama, alt dudak iç mukoza ve kas dokuyu ilgilendiren boydan boya yırtık ve yumuşak doku kaybı, dil altı frenulum dokusunda kanama, sol alt çene 31 nolu dişte kırık, histopatolojik incelemede saptanan tiroid kartilaj etrafı kaslarda taze kana ile iç organlarda tespit edilen makroskobik bulgular, cesedin bulunduğu ortam, bulunuş şekli, olay yeri inceleme bulguları birlikte değerlendirildiğinde; Kişinin ölümünün ağız burun tıkanması ve boyna basıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğunun” oy birliği ile mütalaa edildiği anlaşılmıştır.

3. HTS dökümlerinde 07.03.2018-07.03.2019 tarih aralığında yapılan incelemede, maktul adına kayıtlı olan ve kendisi tarafından kullanılan GSM hattı ile …’ın kullanmış olduğu hat arasında toplam (1.678) iletişimin olduğu, bu iletişimlerin (949)’unun …’ın GSM hattı tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … vekilinin ve katılan …’in sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanıklar … ve … hakkında haksız tahrik indirimi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine;
Sanık … müdafiinin delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, suç vasfına, sanığın iştirak derecesine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık … hakkında hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine hükmedildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli

olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … müdafiinin sanık … hakkında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebebi yönünden
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinin “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanığa vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuşsa da söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

C.Sanık … müdafiinin haksız tahrike yönelen temyiz sebebi yönünden
Sanık …’ın eşi temyiz dışı sanık …’ın maktulün kendisine 2017 yılında tecavüz ettiğine dair beyanı ve Olay ve Olgular bölümünün (3) numaralı bendinde yazılı HTS kayıtları karşısında, maktulden kaynaklanan haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması sırasında makul oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde asgari oranda indirim yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

D.Sanık … müdafiinin sübuta yönelen temyiz istemi yönünden
Sanığın mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanık … müdafinin istinaf taleplerinin kabulü ile beraatine karar verilmesi gerekirken; mahkumiyetine ilişkin kurulan hükme yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair verilen kararda isabet görülmediğinden sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmekle sanık … hakkında kurulan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünde (A-B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli 2021/2922 Esas 2021/3175 Karar sayılı kararında Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanığa vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görüldüğünden, sanık … müdafiinin temyiz isteminin kabulüyle, temyiz edilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında beraat kararı verilen fıkradan sonra gelmek üzere “Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin (2021 yılı) 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … yararına 8.200 TL vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık … yönünden;
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin haksız tahrik derecesine ilişkin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli 2021/2922 Esas, 2021/3175 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Ceza miktarı ve sanık …’ın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık … müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,

C.Sanık … yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin suçun sübutuna ilişkin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli 2021/2922 Esas, 2021/3175 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni göz önünde bulundurulduğunda, sanık …’ın başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal TAHLİYESİNE, bu hususta Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.