Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6988 E. 2023/340 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6988
KARAR NO : 2023/340
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ünye Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.11.2019 Tarihli ve 2019/12 Esas, 2019/373 Karar Sayılı Kararı
Sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 23.01.2020 Tarihli ve 2020/374 Esas, 2020/223 Karar Sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suç vasfına, husumet yokluğuna ve öldürme kastı ile hareket edilmediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın arkadaşları ile birlikte … kenarında oturup sohbet ettiği sırada sanık ve arkadaşlarının da geldiği, burada hep birlikte oturup konuştukları, alkol aldıkları sırada, sanık ve katılan arasında tartışma çıktığı, katılanın sanığa “Allahını kitabını s… senin, a.koduğumun çocuğu, o. çocuğu, bacını s… senin” şeklinde küfür ettiği, sonrasında katılan ile sanık arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bunun üzerine sanığın üzerinde bulundurduğu bıçak ile katılanın sağ bacak uyluk bölgesine bir kez, sol göğüs bölgesine ise iki kez saplamak suretiyle yaraladığı, katılanın ambulans vasıtasıyla hastaneye kaldırıldığı anlaşılmıştır.

Suç vasfı yönünden;
Katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği, sanığın katılana yönelik eyleminin öncelikle bacak bölgesine yönelik olmasına rağmen eylemine son vermeyip katılanın hayati bölgelerinden göğüs bölgesine iki kez saplamak suretiyle eylemine devam etmesi; olayın oluşu, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut nahiyesi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, kastın yogunluğu da göz önüne alındığında; sanığın eylemine bağlı olarak tezahür eden kastının katılanı kasten öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Katılan her aşamada istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.

4. Tanıkların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

5. 09.09.2018 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

6. … Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 13.11.2018 tarihli; ”İncelemeye konu 2 adet bıçağın 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliği haiz olmadıklarına” ilişkin uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.

7. … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 13.11.2019 tarihli raporunda;
Katılan …’un; ”1-Göğüs sol tarafta sol memenin 5 cm altında tarif edilen delici ve kesici alet yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, 2- Göğüs sol dış taraf arka aksiler hatta tarif edilen delici ve kesici alet yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, 3-Sağ uyluk dış yüz alt tarafta tarif edilen delici ve kesici alet yaralanmasının şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı ve basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu..”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan ve Olay ve Olgular başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılı içeriğine yer verilen 13.11.2019 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere, mağdurun vücudunda bulunan üç adet bıçak darbesinden ikisinin ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olduğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza belirlenirken, makul oranda bir ceza yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Suç Vasfı Yönünden
Sanık müdafii, sanık ile katılan arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmadığını, sanığın eylemine kendiliğinden son verdiğini, çevredekilerden yardım istediğini, mahkemece eksik inceleme ile kasten öldürmeye teşebbüsten ceza verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiş ise de; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, alkol ve küfür etme meselesinden çıkan tartışma esnasında, sanığın cebinden çıkardığı bıçakla katılanı sağ uyluk kısmından tek bıçak darbesi yaralamasının ardından araya tanıklar ….. ve ….’nin girdiği, katılanın sinkaflı sözlerle hakaretlerine devam etmesi üzerine sanığın kendisini tutan tanıklardan kurtulup tekrar katılana doğru hamle yaparak göğüs sol kısmından 2 kez bıçakladığı, tanık …..’nin çabası neticesinde sanığın olay yerinden uzaklaştığı, bu hususun sanığın aşamalardaki savunması, tanıklar …… ve ….’nin 09.09.2018 tarihli kolluk ifadeleri ile de doğrulanmış olması, mağdurun, göğüs bölgesinden aldığı iki adet bıçak darbesinden her birinin ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olduğunun 13.11.2019 tarihli Adli Tıp raporu ile tespit edilmesi ve suçta kullanılan bıçağın elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2020/374 Esas, 2020/223 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebeplerinde ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.