YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7024
KARAR NO : 2023/112
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2017/433 Esas, 2020/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/1165 Esas, 2020/1192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri:
1. Sanığın beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Hüküm kurulurken cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine,
4. Haksız tahrik ve diğer indirimlerin üst sınırdan uygulanması gerektiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın kızı … ile sanığın ağabeyi …’in olaydan yaklaşık iki ay önce kaçtıkları, bu nedenle taraflar arasında bir husumetin bulunduğu, olay günü sanık ile katılanın Havran Sanayi Sitesi içerisinde bulunan kahvehanede karşılaştıkları, katılanın sanığa; “Gel oturalım.” dediği, Adres Lokantasında bir müddet oturmaya başladıkları sırada tarafların kız kaçırma olayı ile ilgili olarak konuşmaya başladıkları, bu sırada katılanın birden sanığın üzerine doğru hamle yaptığı ve eliyle sanığın kafasına vurmaya başladığı, sanığın yere düştüğü,
kahvehanede bulunanların tarafları ayırdıkları, sanığın koşarak kamyonunda bulunan av tüfeğini alarak katılana yaklaşık 7-8 metre mesafeden bir el ateş ettiği, katılanın ayağa kalktığı ve sanığın ikinci defa ateş edeceği sırada katılanın yanında bulunan bıçak ile sanığı kovaladığı, sanığın olay yerinden ayrıldığı, katılanın, hayatî tehlike oluşmayacak ancak basit tıbbî müdahale ile de giderilmeyecek şekilde yaralandığı, sanığın ise basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır,
Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden; sanığın, katılanın hayati bölgelerine isabet edebilecek nitelikte ve öldürmeye elverişli silahlardan sayılan av tüfeği ile 1 el ateş etmiş olduğu, atış mesafesi ve katılanda meydana gelen yaralarının niteliği, olayın meydana geliş tarzı birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılana karşı eylemini gerçekleştirirken öldürme kastı ile hareket ettiği kabul edilmiştir. Sanığın, katılanın kendisini elinde bıçak ile kovalaması nedeniyle olay yerinden kaçtığı, daha sonra yakalandığı, sanığın eyleminin kendisinden kaynaklanmayan bir engelden dolayı tamamlanamadığı gözetilerek eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edildiği belirlenmiştir.
Haksız tahrik yönünden; Taraflar kız kaçırma mevzusundan konuşurlarken birden tartışmaya başladıkları, katılanın aniden elleri ile sanığın kafasına vurmaya başladığı, sanığın yere düştüğü, bunun üzerine aracında bulunan öldürmeye elverişli av tüfeğini alarak katılana 7-8 metreden bir el ateş ettiği, sanığın olay sonrası alınan adlî muayene raporunun sanık savunmasını doğrular mahiyette olduğu, yine katılanın tevil yollu beyanında sanığın elini tuttuğunu ve sanığın yere düştüğünü ifade ettiği hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın, katılan tarafından kendisine yöneltilen haksız bir fiilin etkisi altında eylemi gerçekleştirdiği belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Tanıkların oluşa uygun anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mağdurun yaralanmasını belirten;
a) Edremit Devlet Hastanesince düzenlenen adlî muayene raporunda;
“Göğüs ve karın duvarında sağ uyluk boyunca yüzeysel saçma yaraları mevcut olduğu, hayati tehlikesi bulunmadığı, BTM ile giderilemez,”
b) İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 09.08.2019 tarihli ve 18393 sayılı raporunda; “Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, Vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı, yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, dava konusu olaya bağlı genital bölgede ateşli silah yaralanması ifadesiyle kişinin Kurulumuzca yapılan ürolojik muayenesine göre organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tespit edilmediği,”
Görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.
5. Sanık hakkında Havran Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen, 06.06.2016 tarihli adlî muayene raporunda; “Sağ pectoral bölgesinde abrazyon, sağ ayak üst kısımda abrazyon, sağ omuzda hassasiyete rastlanıldığı, hayati tehlikeye rastlanılmadı.” görüşü açıklanmıştır.
6. Kolluk görevlilerince düzenlenen Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı dava dosyasına eklenmiştir.
7. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.06.2016 tarihli uzmanlık raporu ile suçta kullanılan av tüfeğinin 6136 sayılı Kanun kapsamına girmediği ve olay yerinde bulunan 1 adet av fişeği kartuşunun suçta kullanılan av tüfeği ile atıldığı belirlenmiştir.
8. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.06.2016 tarihli raporu ile sanığa ait sağ el iç svabında atış artıklarının tespit edildiği, katılana ait tişört üzerinde yapılan incelemede uzak atış mesafesinden yapılan atış ya da atışlar sonucu oluştukları, kot pantolon üzerinde yapılan incelemede uzak atış mesafesinden yapılan atış ya da atışlar sonucu oluştukları belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Yönünden
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de katılanın ve tanıkların aşamalarda değişmeyen beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, sanıkta ve katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında sanığın, haksız tahrik altında işlediği eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı Yönünden
Suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması, taraflar arasında kız kaçırma nedenine dayalı husumetin varlığı, mağdurda meydana gelen yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri ile sanığın eylemine son verme şekli dikkate alındığında sanığın kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Teşebbüs İndirimi Yönünden
Sanık hakkında hüküm kurulurken sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama karşısında meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak müebbet hapis cezası için dokuz yıldan onbeş yıla kadar ceza indirimi
öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın eylemini, hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu ile de doğrulandığı üzere, katılan ile tartıştıkları sırada katılanın kendisine vurması üzerine gerçekleştirdiği, bu nedenle sanığın, katılandan kaynaklanan haksız tahrikin etkisi altında suçu işlediği anlaşılmakla, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/1165 Esas, 2020/1192 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.