Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7046 E. 2023/120 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7046
KARAR NO : 2023/120
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2015/51 Esas, 2019/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/1140 Esas, 2020/1096 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç niteliğine,
2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
3. Katılanlar yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılan …’in cezaevinde aynı koğuşta bulundukları ve olaydan birkaç hafta önce sigara yüzünden tartıştıkları, bu nedenle sanığın katılana husumet beslemeye başladığı, olay günü katılan ile güreşme bahanesiyle, normal bir güreş oyununda olamayacak biçimde adlî muayene raporunda belirtilen şekilde yaraladığı, olayın hemen sonrası disiplin cezası almamak amacıyla ve kaza sonucu olayın yaşandığı düşüncesiyle aynı koğuşta bulunan temyiz dışı sanıklar …’ın, sanık … ile uyumlu olacak şekilde katılanın ranzadan düşmesi sonucu bir kazanın meydana geldiği şeklinde ifade verdikleri ancak katılanın hastaneye sevki ve yaralanmasının ağır olduğunun ortaya çıkması üzerine önce sanık …’nin yazdığı mektup ile sonrasında diğer sanıkların cezaevi görevlilerine gerçeği anlattıkları, sanık … ile katılan arasında husumetin bulunması, temyiz dışı sanık …’nin kovuşturma aşamasında sanık … tarafından maktulün boynunun çok sayıda ve defalarca sıkıldığına ilişkin anlatımı, hedef alınan bölgenin hayati tehlike içeren bölgelerden olması ve adlÎ muayene raporu uyarınca sanığın katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin tespitiyle, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılan hakkında tanzim olunan Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun, 23.01.2018 tarihli;
“27.04.2011 tarihinde servikal vertebralarda kırık, C6-C7 düzeyinde Grade 2 listezis ve bu seviyede medulla spinalise basıya neden olan yaralanmasının;
1. Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2. Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3. Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık saptandığından; şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını Ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
4. Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 14.02.2017 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde tespit edilen trakeostomi nedbesinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,
5. Kişide saptanan üst ekstremitelerde hafif, alt ekstremitelerde ağır tetraparazi ve inkontinans ile karakterize klinik tablonun iyileşme ihtimali bulunmayan hastalık niteliğinde olduğu,”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Temyiz dışı sanıklar … değişen beyanları ile oluşa uygun anlatımlarda bulunmuşlardır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan …’deki yaralanma sonucu meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dokuz ile onbeş yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasının tatbikinde, üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 9 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamış, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından anılan eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Eksik inceleme
Olayın meydana geldiği yerin cezaevi koğuşu olması karşısında, görgü tanığı olabilecek kişilerin belirli olduğu, diğer deliller doğrultusunda da esasa etkili olması beklenmeyen ve sanık müdafii tarafından delil listesinde bildirilerek görevsizlik kararı öncesi İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/1689 Esas sayılı dava dosyasının 02.07.2013 tarihli duruşmasında beyanları alınan bir kısım tanıkların yeniden dinlenmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç niteliği
Olay tarihinden bir hafta öncesinde katılan ile sanık arasında sigara alışverişi nedeniyle tartışmanın yaşandığı, bu nedenle taraflar arasında bir gerginliğin oluştuğu ancak tanık ve sanık beyanları doğrultusunda oluşan gerginliğin ciddi bir husumet boyutuna da ulaşmadığı, olay günü tarafların bulunduğu cezaevi koğuşunun aynı zamanda temsilcisi olan temyiz dışı sanık …’nin yanında bulunan katılana, sanığın doğrudan gelerek güreşme talebinde bulunduğu, katılanın ise gerek aralarındaki gerginlik gerekse sanığın yaşça kendisinden büyük olması nedeniyle teklifini reddetmesine rağmen, sanık tarafından doğrudan aşırı bir güç kullanılarak katılanın boynunun kısa süreli defalarca sıkılması sonucu yere düştükleri, sanığın altında kalan katılanın ancak kendisini bırakmasını isteyebildiği, bunun üzerine sanığın eylemine son vermesi sonucu Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun raporunda belirtilen yaralanmanın gerçekleştiği, yine dosyada bulunan beyanlara göre sanığın maktulden oldukça iri ve güçlü bir yapıda olması karşısında aralarındaki gerginlik de dikkate alındığında sanığın, istediği takdirde rahatça eylemini tamamlayabileceği hâlde katılanın beyanıyla eylemine son verdiği, bu hâliyle aralarındaki gerginlik nedeniyle sanığın öldürmek amacıyla katılana saldırdığı kabul edilse dahi yine eylemin tamamlanmasından önce katılanın kendisini bırakmasını istemesi üzerine vazgeçerek onu bıraktığı, dolayısıyla sonucun gerçekleşmesine yönelik icra hareketlerini isteyerek terk ettiği anlaşılmakla, sanığın, katılana yönelik eylemi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hüküm kurulması ve sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar birlikte değerlendirildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ilkeler gözetilerek temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi yerine, sadece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun raporundaki yaralanmanın esas alınmak suretiyle suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Vekalet ücreti
Katılan vekillerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümden önce 01.02.2017 ve 19.04.2018 tarihlerinde vekillikten çekildikleri ve çekilme sonrası sorumluluk sürelerinin de sona erdiği, bu aşamadan sonra katılanın dava dosyasını vekil olmadan takip ettiği anlaşılmasına rağmen katılan yararına vekalet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B ve C) paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06/10/2020 tarihli ve 2020/1140 Esas, 2020/1096 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.