YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7052
KARAR NO : 2023/44
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/158 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu
maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/636 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanık hakkında haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve katılanın akraba olup aynı köyde hayvancılıkla uğraştıkları, 12.04.2018 tarihinde katılanın, köyün ortak sulama alanı olan dereden büyükbaş hayvanlarına su verdiği sırada sanığın da aynı dereye gelip katılandan hayvanlarını götürmesini istediği, bu nedenle aralarında münakaşa yaşandığı, suç tarihinde ise sanığın, katılanın ailesine ait traktörün bulunduğu yerden çekilmesini istemesi üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılanın babası …’in, bijon anahtarı ile katılana saldırmaya çalışan sanığı engelleyerek sanığın babasını durumdan haberdar ettiği, sanığın babası …’nin olay yerine geldiği ve sanık ile katılanı ayırarak her ikisine de tokat attığı, daha sonra oğlu olan sanık …’nın katılan … ile barışmasını istediği ancak sanığın aksi yöndeki tutumunu ve agresif davranışlarını görüp üzülerek rahatsızlandığı ve hastaneye kaldırıldığı, sanığın ise babasının rahatsızlanmasının ardından ikametlerindeki av tüfeğini alarak katılanın ikametine gittiği, havaya ateş edip bir süre beklediği, köyün yukarı kısmından silah seslerini duyup tanık … ile birlikte ikametine doğru giden katılana, etkili mesafeden, hedef gözeterek 5 el ateş ettiği ve katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin hukuki değerlendirilmesi yönünden, sanık ile katılan arasında olay öncesinde husumetin varlığı, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması, sanığın tüfeğinden atıldığı sabit kartuş sayısına göre 5 el ateş edilmiş olup birden fazla atış sonucu katılana isabet eden saçmaların bütün hâlinde öldürmeye elverişli olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla sanığın iddia ettiği gibi esas amacının katılanı korkutmak olmadığı, kastının olay anı ve öncesinde yaşadığı hiddetin de etkisi ile katılanı öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle bu hususun sanık lehine değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.
4. Tanık …’in beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında mevcuttur.
6. Bingöl Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 24.10.2018 tarihli raporda;
”Sağ hemitoraksta cilt altında toraksa nafiz olmayan saçma giriş deliği, batın sağ alt kadranda batına nafiz 2 adet saçma giriş deliği, sağ inguinal bölgede saçma giriş deliği, her iki üst ve alt ekstremitede multipl sayıda saçm agiriş ve çıkış deliği mevcut olup batın bölgesinde bulunan ve karaciğer ve bağırsak perforasyonuna neden olduğu bildirilen ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan 27.09.2018 tarihli ve … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince tanzim olunan 02.07.2018 tarihli uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suç vasfı
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) “Suça teşebbüs” başlıklı 35 inci maddesinde; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.” hükmü yer almaktadır.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrarlı ve süregelen kararlarında da açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda yara meydana gelmiş ise bu yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.
3. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde ve öncesinde münakaşa yaşaması nedeniyle aralarında husumet bulunan katılanın ikametinin önüne av tüfeği ile Esas No : 2022/7052
giderek havaya ateş etmesinin ardından katılanı beklemeye başladığı, köyün üst tarafından evine doğru gelen katılanı gördüğünde hedef almak suretiyle etkili mesafeden 5 kez ateş ettiği, alınan adlî muayene raporu kapsamında sanığın gerçekleştirdiği birden fazla atış sonucu katılana isabet eden saçmaların bütün hâlinde öldürmeye elverişli olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık ile katılan arasında gelişen husumette ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tam olarak tespiti yapılamadığından sanık lehine değerlendirme ile olay anında duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/636 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.