Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7095 E. 2023/67 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7095
KARAR NO : 2023/67
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/192 Esas, 2019/316 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/513 Esas, 2020/573 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı (lehe), katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında yaş belirlemesinin yapılması gerektiğine ve 18 yaşından büyük olduğuna,
3. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi ve takdîri indirim sebepleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuğun öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Suça sürüklenen çocuğun eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama suçuna sebebiyet verdiği,
3. Hüküm kurulurken haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun annesi …in, ikâmetlerinin bahçesinin önünde telefonla görüştükten bir süre sonra maktulün kapı önüne geldiği, …in maktulü içeriye aldığı, odaya geçip kapıyı kilitledikleri, suça sürüklenen çocuğun da onları görüp mutfağa geçtiği ve oradan bir bıçak aldığı, bıçağı beline takıp banyoda bir süre bekledikten sonra maktul ile annesinin girdiği odanın kapısının önüne geldiği, sesleri dinlediğinde yapma, yavaş gel şeklinde bir kısım konuşmalar ve gülme

şeklinde sesler duyduğu, televizyon sesini yükselttikleri sırada suça sürüklenen çocuğun diğer odada bulunan küçük kardeşi… ve büyük kardeşi…’in yanına gittiği, onlara durumu anlatınca onların da kalktıkları, … ve…’in bıçağı görmedikleri ve bıçaklama olayı hakkında önceden bilgi sahibi olmadıkları, suça sürüklenen çocuk ve kardeşleri kapıyı açmaya çalıştıklarında kapının kilitli olduğunu anladıkları, … ve…’in kapıyı itmeleri üzerine kapının açıldığı, …in baş örtüsünün başında olmadığı, odanın ışığının da kapalı olduğu, içeri girdiklerinde maktulün, …in arkasına geçtiği, …’ın annesine; “Bu şahsın ne işi var?” şeklinde söz söylediği esnada suça sürüklenen çocuğun, annesi ile gece vakti kendi ikâmetlerinde aynı odada bulunan maktul ile annesi arasında cinsel birliktelik yaşandığı düşüncesi ile bıçağı çıkarıp maktulün batın sol alt bölgesine vurduğu, maktulün bu yaralama neticesinde iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı olarak yere yığıldığı ve hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ve olay yeri fotoğrafları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Şırnak Adlî Tıp Grup Başkanlığının 14.12.2018 tarihli otopsi tutanağında; “Batın sol alt kadranda orta hattın 4,5 cm solunda göbek deliğinin 8 cm alt son yanında 3,5×2 cm’lik içerisinde omentum dokusunun görünür olduğu, alt ucu geniş açılı üst ucu dar açılı olan ve üst uçtan 0,2 cm’lik kuyruk tarzında sıyrık bulunan kesici delici alet yarası olduğu, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanamadan ileri geldiği anlaşılmıştır.” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. Silopi Asliye Hukuk Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/77 Esas 2019/409 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 25.03.2001 olarak düzeltildiği ve buna ilişkin gerekçeli karar ile hükme esas evrakın dava dosyasına eklendiği görülmüştür.

6. Maktul ile tanık Taybet arasında yapılan telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Tasarlama Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun suç işleme fikrinin daha önceden ortaya çıktığına ve bu suça ilişkin öncesinde bir plan yaptığına, suçu planladığına ve tasarlayarak hareket ettiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, aniden gelişen olaylar sebebiyle suç işleme kastının bir anda ortaya çıktığı, ani gelişen olaylar ile suç işleme kastı arasında suç işleme kararında soğukkanlılık sebat gösterdiğine dair bir sürenin

var olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece eylemin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yaş Küçüklüğü
Suça sürüklenen çocuk hakkında temyize konu, 13.12.2018 tarihli kasten öldürme suçundan soruşturma devam ettiği sırada 11.02.2019 tarihinde Silopi Asliye Hukuk Mahkemesinde yaş düzeltilmesi istemli dava açıldığı, 25.11.2000 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin, soruşturma devam ederken nüfus kaydından anlaşıldığı üzere 25.03.2001 olarak düzeltildiği ve kesinleşme işlemlerinin iddianamenin tanzim tarihi olan 11.06.2019 tarihinde tamamlandığı, ancak kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına dayanak oluşturan belgeler getirtilerek gerekli film ve kemik grafileri de çektirilmek suretiyle İstanbul Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılması ve çocuğun gerçek yaşının tespit edilmesi neticesinde hukukî durumunun tespit ve tayini gerekirken olay ve olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen kararın hükme esas alınması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 218 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Eksik Ceza Tayini Yönünden
a) Haksız Tahrik
Suça sürüklenen çocuğun, annesi ile gece vakti kendi müşterek konutlarındaki odada cinsel manada yakınlaştıklarını anladığı ortamda maktulü bıçakladığı, kardeşlerinin ve kendisinin ev içerisindeyken böyle bir şeyin olmasının aile bütünlüğüne ve huzuruna yönelen ve haksız tahrik teşkil eden bir fiil olduğu, suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Takdîri İndirim Sebebi
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdîrinde olup Mahkemece, güncel adlî sicil kaydının incelenmesi neticesinde sabıkasız olduğu belirlenen suça sürüklenen çocuğun yaşı da dikkate alınarak lehine, hükmolunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri şeklindeki gerekçeye istinaden takdîri indirim sebebi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğin belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfı
Suça sürüklenen çocuğun ailesi ile yaşadığı müşterek konuta gece vakti gelen maktulü görmesi üzerine, mutfaktan aldığı bıçağı saklayarak tanık annesi Taybet ve maktulün seslerinin geldiği odaya girmesi, suçta kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve maktul yere düştükten sonra odadan çıkarak gitmesi ve maktulün, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen otopsi raporunda belirlenen surette hayatını kaybettiği dikkate alındığında suça ilişkin irade ve kastın öldürme fiiline yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik
Suça sürüklenen çocuğu, annesi ile gece vakti kendi müşterek konutlarındaki odada cinsel manada yakınlaştıklarını anladığı ortamda maktulü bıçakladığı, kardeşlerinin ve kendisinin ev içerisindeyken böyle bir şeyin olmasının aile bütünlüğüne ve huzuruna yönelen haksız fiil olduğu, suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (A-2) paragrafında açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/513 Esas, 2020/573 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.