YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7191
KARAR NO : 2023/71
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/321 Karar sayılı kararı ile sanıkların kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin 1 inci fıkrası delaletiyle, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/3896 Esas, 2020/1467 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar hakkında hüküm kurulurken teşebbüs hükümlerinin derecesine,
2. Koşulları bulunmadığı hâlde sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayinine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiğine,
3. Hüküm kurulurken haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanıkların, saat 01:50 sıralarında Gelibolu İlçesi’nde bulunan “…” adlı kafede arkadaşları …’nın bulunduğu masaya oturdukları, bu esnada kendi masalarında oturan…’nın kalkıp aynı kafede ancak başka masada oturan diğer arkadaşları katılan … ile tanık …’in masasına geçerek oturduğu, bir süre sonra katılan ve masadakileri hesabı ödeyip kafeden ayrılırlarken
sanık …’ın masaya da vurarak katılana hitaben; “Sen baba parası ile hava mı atıyorsun seni bitiririm …, .. .., …” şeklinde söylemlerde bulunduğu, o sırada katılanın; “Ne oluyor?” diyerek tepki göstermesi üzerine arkadaşı …’in katılanı kafeden uzaklaştırdığı, katılanın arkadaşları ile birlikte “…” adlı kafeden çıkıp biraz ileride bulunan “…” adlı kafeye doğru yürümeye başladıkları sırada arkalarından sanıkların katılanın üzerine doğru koşarak gittikleri, katılanın kendini korumak için ilk etapta sanıkları ittirdiği, ancak sanıkların saldırılarına devam ettiği ve bu esnada sanıklardan …’ın cebindeki anahtarlıkta takılı bulunan ve ucu 3-4 cm gelen çakıyı eline alarak katılanı sağ kasık, sol arka (akciğer), sol kol alt ve sağ omuz kısımlarından bıçaklamak suretiyle yaraladığı, tanık beyanlarına göre…’in de tekme tokat katılana vurduğu, yaralanmanın etkisi ile katılanın yere düştüğü, bunun üzerine sanıklardan …’ın suça konu çakıyı atarak diğer sanık … ile olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.
Sanıkların eylemlerinin hukukî değerlendirilmesi yönünden; katılan, … isimli kafeden uzaklaşırken sanıkların birlikte arka arkaya koşarak katılanın yanına geldikleri ve taraflar arasında kavga çıktığı, sanıkların, katılanla önce yumruklaştıkları, akabinde sanıklar …’ın elinde bulunan çakıyla katılanı yaraladığı, diğer sanık …’in ise katılana tekme ve tokat ile vurduğu, her ne kadar sanık …, … ile katılanı ayırmak için araya girdiğini beyan etmiş ise de olaya ilişkin tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere…’in de katılana tekme tokat attığı ve kavgaya karıştığı, her ne kadar çakıyı kullanan ve hayatî tehlike oluşturan yaralar sanık … tarafından gerçekleştirilmişse de sanık …’in olayın başından beri …’ın yanında yer aldığı, katılana yönelik yaralama eylemine tekme tokat vurmak suretiyle fiil ve katılan üzerinde sanık … ile birlikte ortak hâkimiyet kurduğu…’in eyleminin bu hâliyle yardım etme boyutunu aşarak fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek aslî fail sıfatı ile sanık … ile birlikte öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin tespitiyle, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Haksız tahrik yönünden; sanıklar, katılan kafeden uzaklaşırken kendilerine küfür ettiği için arkasından gidip kavga ettiklerini belirtmişlerse de olaya ilişkin tanıkların, katılan kafeden uzaklaşırken sanıkların katılanın arkasından koşup kavga başlattıkları yönündeki beyanları ve katılanın küfür ettiğine dair sanıkların soyut beyanları dışında herhangi bir tanık beyanı bulunmadığı göz önüne alınarak sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi uygulanmadığı tespit edilmiştir.
2. Sanık …, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Sanık …, suçlamayı ikrar etmemiş olsa da karşılıklı kavga ortamı olduğunu kabul etmiştir.
3. Tanıklar …’ın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Çanakkale Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen, 03.01.2019 tarihli raporda;”Şahsın olay tarihinde maruz kaldığı kesici-delici alet yaralanmasının (müştereken); yaşamını tehlikeye soktuğu” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
5. 01.08.2018 tarihli görüntü izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ise de; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemese bile 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği hâlde Mahkemece haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması isabetsiz bulunmuş ve sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik Ceza Tayini
a) Teşebbüs Derecesi
Sanıkların eylemi neticesinde katılanın, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporunda tarif edilen şekillerde yaralandığı ve sanıkların teşebbüs aşamasında kalan eylemlerinin sonuca yakınlığı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun’un, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşebbüs indiriminin 13 yıl olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Haksız Tahrik
Sanıklar ve katılan arasında başlayan tartışmada ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği dikkate alındığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bu konudaki kabulü ile Dairemizin yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamalarında vurgulanan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, şüpheli kalan bu hâlin sanıklar lehine kabulüyle sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfı
Katılan ve sanıklar arasında kim tarafından başlatıldığı belirli olmayan tartışma esnasında, sanık …’ın cebinde bulundurduğu bıçağı katılanın vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu, sanık …’in ise katılanı tutmak ve katılana vurmak şeklinde eylemlerinin bulunduğu, suçta kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve darbe sayısı, engel hâl bulunması bir bütün hâlde göz önüne alındığında, suça yönelmiş irade ve kastın, öldürme fiiline yöneldiğinin kabulü ile aşamasında kalan eyleme göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Savunma
Katılan ile sanık arasında, ilk kim tarafından sarf edildiği belirlenemeyen karşılıklı tahrik edici sözler söylenildiği, bu hususun haksız tahrik sebebi kabul edildiği, akabinde katılan, arkadaşı ile olay yerinden ayrıldığı hâlde, sanıkların katılanın arkasından koşarak gittikleri, aralarında karşılıklı arbede yaşandığı ancak katılanda herhangi bir silahtan sayılan cismin bulunmadığı sanıkların ise öldürmeye elverişli
bıçakla, ayrı ayrı hayatî tehlike yaratacak şekilde iki yaralanmaya neden oldukları olayda, meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Sanıkların katılana yönelik eylemlerinde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden, sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi
Katılanın, sanıkların ve tanıkların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporu uyarınca sanık …’ın yaralama eylemini gerçekleştirdiği esnada…’in de katılanı tuttuğu ve yumruk ile vurduğu anlaşıldığından üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/3896 Esas, 2020/1467 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.