YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7218
KARAR NO : 2023/125
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2017/160 Esas, 2019/265 Karar sayılı kararı ile:
1. Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2019/2083 Esas, 2020/1154 Karar sayılı kararı; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri,
Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik sübuta ve suç vasfına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü inceleme dışı suça sürüklenen çocuk …’un olayın yeri olan Forum İstanbul isimli alışveriş merkezi içindeki Fun Lab isimli eğlence yerine gittiği, bu iş yerinde çalışan inceleme dışı katılan … ile …’un arasında tespit edilemeyen bir nedenden dolayı tartışma yaşandığı, bu tartışma üzerine …’un olay yerinden ayrıldığı ve teyzesinin oğlu olan sanığı arayarak olay yerine çağırdığı ve sanık ile birlikte yeniden, aynı eğlence yerine gittikleri, sanık ve …’un inceleme dışı katılan …’a saldırdıkları, Yalçın’ın yaralanması üzerine aynı iş yerinde çalışan katılan …’in, sanık ve suça sürüklenen çocuk …’un peşinden gittiği, bunun üzerine sanık ve …’un bıçak ile Zafer’e saldırarak sol omzunda bir adet, sol göğüs bölgesinde iki adet, sol bel bölgesinde bir adet ve sol kalçada bir adet olmak üzere toplam beş adet kesici delici alet yaralanması meydana getirdikleri, katılan …’in bu yaralanmalar neticesinde hayati tehlike geçirdiği anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; sanığın eylemi neticesinde katılan …’in hayatî tehlike geçirdiği, hedef alınan vücut bölgeleri dikkate alındığında sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kasten öldürme suçunu işlediği, ancak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Haksız tahrik yönünden; olayın kim tarafından başlatıldığı belli olmayan kavga sırasında ve haksız tahrik altında işlendiğinin kabulüyle tahrikin derecesi dikkate alınarak uygulama yapıldığı görülmüştür.
2. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
3. Tanıklar A.M.Ç., F.C.S., E.K.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay yeri inceleme raporu ve CD izleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak;
a) Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan, 12.03.2014 tarihli;
” Sol arka aksiller çizgide 1 adet sutere edilmiş 2 cm’lik kesi lezyonu, solda 12. kot hizasında 2 cm’lik suture edilmiş kesi lezyonu, sol omuz lateralinde 1-2 cm’lik suture edilmiş kesi lezyonu, sol gluteal bölgede suture edilmiş 2 cm’lik lezyon mevcut. Hastada KVC açısından acil cerrahi girişim gerektirecek kalp ya da büyükdamar yaralanması düşünülmedi.”
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 25.03.2014 tarihli: “KDAY nedeniyle yaralandığı ifade edilen kişi hakkında düzenlenmiş Bağcılar EA Hastanesinin 12.03.2014 tarih 4222 sayılı raporunda; solda dinlemeler sesler azalmış, sol hemitoraksta 2 adet, sol lomberde 1 adet, sol omuzda 1 adet, sol glutealde 1 adet kesici delici alet yarası olduğu, KCV notunda, sol arka aksiller çizgide 2 cm, solda 12. kot hizasında 2 cm, sol omuz lateralinde 1-2 cm, sol gluteal bölgede 2 cm’lik kesi olduğu, kesilerin sütüre edildiği, acil patoloji saptanmadığı kayıtlıdır.
SONUÇ;
Kişide yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu,”
c) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 29.04.2014 tarihli:
Solda hemopnömotoraks olduğu bildirilmekle ve tüp trakostomi uygulandığı belirtilen arızasının olmadığı,
Kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu,
Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı”
d) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 03.12.2014 tarihli:
“Solda hemopnömotoraks olduğu bildirilmekle ve tüp trakostomi uygulandığı belirtilen arızasının olmadığı,
Kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu,
Basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
Şubemizce düzenlenen 25.03.2014 tarih, 2014/5038 sayılı raporumuzda şahsın pnömotoraks olduğunu gösterir tıbbi bilgi bulunmaması nedeniyle o şekilde düzenlendiği, bu nedenle farklı olduğu, iki raporun birbirine zıt olarak değerlendirilmemesi gerektiği.”
Şeklinde görüşler açıklandığı görülmüştür.
6. Sanık hakkında Bayrampaşa Devlet Hastanesince tanzim olunan, 13.03.2014 tarihli adlî muayene raporunda; “Darp ve cebir yoktur” şeklinde görüş beyan edildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri konusu dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin kasten yaralama suçuna yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın eylemi neticesinde katılanın sol omzunda bir adet, sol göğüs bölgesinde iki adet, sol bel bölgesinde bir adet ve sol kalçada bir adet olmak üzere toplam beş adet kesici delici alet yarası aldığı, bu yaralanmalar neticesinde hayatî tehlike geçirdiği, sanığın suçta kullandığı bıçağın öldürmeye elverişli olduğu, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe adedi dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sübut yönünden
Katılanın aşamalarda değişiklik göstermeyen tutarlı beyanları, tanıklar E.K., F.C.S., A.M.Ç.’nin katılan beyanlarını doğrulayan anlatımları ile adli muayene raporları karşısında Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2019/2083 Esas, 2020/1154 Karar sayılı kararlarında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.