Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7328 E. 2023/2229 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7328
KARAR NO : 2023/2229
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar … ve … müdafiileri ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2018/161 Esas, 2018/302 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Sanık … hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/1950 Esas, 2019/261 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/2875 Esas, 2021/10469 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıkların savunma hakkının kısıtlandığı ve sanıklar hakkında maktul …’ye yönelik suç vasfının tasarlama yanında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendini oluşturduğu gerekçesiyle” bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/321 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında tasarlayarak bir suçun delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında tasarlayarak bir suçun delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Sanık … hakkında tasarlayarak bir suçun delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık vekilinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri, vekalet ücretine, sanık …’ın asli fail olarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, eksik incelemeye, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sübuta, delil yetersizliğine, öldürme kastı bulunmadığına ilişkindir.

D. Sanık … müdafiinin temyiz istemi delil yetersizliğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinden yaklaşık 6 ay kadar önce maktul … ‘ün Düzce ilinden İstanbul iline evini taşıttığı sırada nakliye işini yapan sanık … ile tanıştığı ve Düzce’deki evini satması hususunda sanık …’den yardım istediği, sanık …’in önceden tanıdığı sanık … ‘a durumu anlatarak maktul …’ün evinin satılık olduğunu, kendisinin satın almasını, satıştan bir hafta kadar sonra kendi üzerine devrini sağlamasını istediği, aynı zamanda nakliye işi yapan sanık …’in yanında gayri resmi olarak çalışan sanık … ‘ın, …’in bu teklifini kabul ettiği, sanık …’in , maktul …’ü telefon ile arayarak evine müşteri çıktığını, çok sağlam bir kişi olduğunu beyan ederek tanışmalarını sağladığı, satış işlemlerinin yapılacağı günden birkaç gün önce sanık … ‘ın öğrenci arkadaşı olan sanık …’ı ev

satın alma olayından haberdar ettiği, bir araç kiralamasını ve bu işlemler sırasında kendisine eşlik etmesini istediği, eve bir tabanca getirdiği, ayrıca sanık …’tan eter maddesi ile birkaç çuval alarak aracın bagajına koymasını istediği, sanık … … …’ı yanına alarak …’a gösterdiği tabancanın sanık …’e ait olduğu, olay öncesinde sanık … … …’ın tabanca ve eter hazırlaması, araç bagajına çuval koyması karşısında maktul …’den evin tapusunu devir aldıktan sonra öldürmeyi tasarladıklarının anlaşıldığı; olaydan bir gün önce sanık … … …’ın, maktul …’ü İstanbul ilinden araçla alarak Düzce iline getirdiği, maktul …’ün erkek arkadaşının kardeşi olan maktul …’ın da yanlarında olduğu, olay günü taşınmazın tapuda … … …’a devrinden sonra maktuller … ve … ile birlikte İstanbul iline araç ile hareket ettikleri, sanık …’ın da başka bir araçla aynı istikamette hareket halinde olduğu, Kocaeli ili sınırlarında bir vesile ile muhtemelen cinayeti güvenli bir yerde işleyebilmek adına geri dönmeye karar verdikleri, bu aşamada sanık …’ın da maktullerin olduğu araca geçtiği, sanık … … …’ın …’e ait olan ve yanında taşıdığı tabancayı çekerek maktulleri tehdit ettiği, tekrar Düzce iline gitmeleri gerektiğini söylediği, sanık … … …’ın maktul …’ün eski eşiyle ilgili bilmesine imkan olmayan bazı sözler söylediği, otoyol sapağına birlikte girdikleri, araçtan indikleri, sanık … … …’ın önce maktul …’a ensesinden ateş ettiği, daha sonra maktul …’e iki el ateş ettiği, canlı kalabileceği düşüncesiyle maktul …’a bıçakla 7-8 defa darbe vurduğu, suçta kullandığı tabancayı sanık …’a verdiği; cesetlerin kolluk kuvvetleri tarafından bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının 25.03.2015 tarihli otopsi raporunda; maktul …’ün vücudunda iki adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edildiği, her iki ateşli silah mermi çekirdeğinin oluşturduğu yaralanmaların ayrı ayrı ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, ….atışların bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğu, ….7,65 mm çaplı üzerinde yiv ve set izleri bulunan sarı renkli deforme gömlekli bir adet ateşli silah mermi çekirdeğinin elde edildiği, maktul …’ün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.

3. Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının 25/03/2015 tarihli otopsi raporunda maktul …’ın vücudunda 14 adet kesici delici alet yarası tespit edildiği, bunlardan dış muayenede 3,6,9,10, ve 11 noda tarif edilen yaralanmaların ayrı ayrı ve birlikte ölüme neden olacak nitelikte oldukları, tanımlanan diğer kesici delici alet yaraların ölüme neden olacak nitelikte olmadıkları, kesici delici alet yaraları kenar ve açı özelliklerine göre yaraları meydana getiren aletin bir kenarının keskin diğer kenarının künt nitelikte olduğu, kişinin vücudunda bir adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edildiği, bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, ateşli silah mermi çekirdeği cilt cilt altı bulgularına göre haricen 1(bir) noda tarif edilen yaralanmanın yakın atış mesafesinden yapılmış olduğu, cesetten makroskopik görünümüne göre muhtemelen 7,65 mm çapında gömlekli uç kısmından deforme üzerinde yiv ve set izleri bulunan bir (1) adet ateşli silah mermi çekirdeği elde edildiği, maktul …’ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ kesisinden gelişen iç kanama ve ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A-Katılan Bakanlık vekilinin ve katılanlar vekilinin vekalet ücretine; sanık … … … ve müdafiinin delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, eksik incelemeye, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine; sanık … müdafiinin, sübuta, delil yetersizliğine, öldürme kastı bulunmadığına; sanık … müdafiinin delil yetersizliğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
“İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, öldürme eylemlerinin sanıklar … ve … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, maktul doğrudan hedef alınmak suretiyle eylemin sanıklar tarafından bilerek ve isteyerek gerçekleştirildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, kesinleşen hükümde vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B-Katılan Bakanlık vekilinin ve katılanlar vekilinin sanık …’ın suç vasfına yönelen temyiz istemleri yönünden;
Sanık …’ın Düzce ilinde nakliyecilik yaptığı, maktul …’nin bir taşınma işi nedeniyle tanıştıkları, maktul …’nin sanık …’a çok borcu olduğundan bahisle bankaların onu sıkıştırdığını, Düzce’de bulunan evini satmak istediğini anlatarak aracı olmasını istediği, sanık …’ın da arkadaşı olan sanık …’e bu durumdan bahsettiği, sanık …’ın maktul …’nin ailevi şartlarına vakıf olması ve bu bilgileri ve maktul …’nin ekonomik yönden sıkışık olduğuna dair bilgileri sanık …’e verdiği, maktul … ile sanık …’i tanıştırdığı, sanık …’in maktule kendisini makine mühendisi ve iş adamı olarak tanıttığı, sanık …’un oluşa uygun ifadelerinden anlaşılacağı üzere sanık …’ın olaydan yaklaşık 10 gün önce tabancasını sanık …’e vermiş olması ve yine bunu destekler mahiyette olaydan bir gün sonra tabancasını kaybettiğine dair polis merkezine başvuru yapmış olduğu, sanık …’in, maktul … ile tanıştığı 23.02.2015 ile olayın gerçekleştiği 25.02.2015 tarihleri arasında sanık …’ın sanık … ile öncekilerden daha sık görüşmesinin bulunduğu, öyle ki sanık …’in , maktul … ile görüştükten hemen sonra, sanık …’ı aradığı, her defasında böyle yaptığı, özellikle … görüştükten sonra veya görüşmeden önce ya da tapu dairesinde bir sorun çıktığında sanık … …’nin sanık …’ı aradığı, 24.02.2015 tarihinde tapuda sorun çıktığında yine sanık …’ı aradığı, hatta öğleden sonra sanık …’ın yazıhanesine gittikleri, olay günü yine sanık …’in sürekli olarak sanık … ile irtibat halinde olduğu, olaydan sonra sanık … …’nin gecikmeksizin sanık …’ı aradığı ve gece 23:00 sıralarında buluştukları, olaydan bir gün sonra tekrar sanıklarla toplantı yapıp nasıl ifade verileceğini değerlendirdiği, sanık …’ın sosyal medya hesabının incelenmesi sonucunda 4 farklı tabanca resmini sosyal medya hesabından paylaşmış olduğunun anlaşıldığı, bu tabancalardan birisinin sanık … tarafından olayda, sanık … …’nin kullandığı tabanca olarak teşhis edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık

…’ın, öncesinde maktulü hiç tanımayan ve olağan koşullarda bir araya gelip iş yapması mümkün olmayan sanık …’te suç işleme kararının oluşması ve güçlendirilmesine yönelik azmettirme faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürmesi yanında işlenmesini düşündüğü eylem için gerekli maddi ve manevi yardım fiillerini de gerçekleştirdiği; buna göre sanık …’ın azmettirmek suretiyle tasarlayarak bir suçun delillerini ortadan kaldırmak amacıyla öldürme suçunu işlediğinin kabulü gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında yazılı şekilde yardım eden olarak cezalandırılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar … … ve … yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/321 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık … yönünden;
Gerekçenin (B) paragrafında açıklanan “sanık …’ın azmettiren olarak cezalandırılması gerektiği” gerekçesiyle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/321 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Heyet Başkanı …’ın kararın onanması yönündeki karşı görüşü ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.