YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7447
KARAR NO : 2023/187
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/230 Esas, 2021/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.11.2021 tarih ve 2021/1521 Esas, 2021/2420 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının oy birliğiyle kabulüne karar verilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/498 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli 2022/437 Esas, 2022/846 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A- Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının az olduğuna,
2. Suç vasfının tasarlama olduğuna,
İlişkindir.
B- Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç vasfının yaralama olduğuna,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde tahrik indirimi uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ile sanığın, 15 yıl evli kaldıkları, suç tarihinden önce 08.11.2019 tarihinde resmî olarak boşanmış oldukları, bu evlilikten müşterek 3 çocuklarının bulunduğu, çocukların velâyetlerinin annelerinde olduğu, boşandıktan sonra mağdur … sanığın barışarak çocukları ile birlikte yeniden aynı evde yaşamaya başladığı, ancak 2 ay sonra şiddetli geçimsizlik nedeni ile tekrar ayrıldıkları, mağdur …’ın sanık eşi hakkında kolluğa yansıyan birden fazla şikâyetinin bulunduğu, ayrı oldukları süre zarfında mağdurun … isimli bir erkekle görüşmeye başladığı ve onunla evleneceğini çevresine söylediği, sanığın bu durumu öğrenmesi üzerine mağdura yönelik hakaret ve tehditlerde bulunduğu, olay günü de mağdurun, markete gitmek üzere evden oğlu …’in arkadaşı olan tanık …ile ayrıldığı, bu sırada sanıkla karşılaştıkları, sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkartarak mağduru bıçaklamaya başladığı, tanık …’in arkadaşı …’e haber vermesi üzerine tarafların müşterek çocuğu olan …’in bıçak alarak aşağı indiği ve babası olan sanığın eylemine bu şekilde son vererek kaçtığı anlaşılmıştır.
Suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, sanık … mağdur arasında bulunan husumet, mağdurdaki yaraların isabet yerleri ve hayatî tehlike geçirmiş olması, sanığın eylemine oğlunun engel olmasına kadar devam etmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan makul derecede ceza tayinine gidilmiştir.
“Sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları, sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri” lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince cezasında indirim yapılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Tanıklar …ve …’in beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Mağdurdaki yaralanmalarla ilgili olarak … Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 06.04.2021 tarihli rapora göre mağdurun, “Sol meme, sağ meme (2 adet, bir tanesi toraksa nafiz), sağ subkostal (4 adet, biri batına nafiz), umblikus, sol kol medial yüz (2 adet), sol ön kol (5 cm’lik) ve sağ el üzeri (1 cm’lik 1 adet ve 4 cm’lik 1 adet) bölgelerinden toplam 13 kez bıçaklandığı, pönomotoraks nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği” anlaşılmıştır.
5. Sanık … mağdur arasında yaşanan ve kolluğa yansıyan olaylarla ilgili vermiş oldukları ifade tutanakları dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm; “Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek azami hadde daha yakın bir ceza tayini yerine, 12 yıl hapis cezası tayin edilmek ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi hükmü uygulanmak sureti ile eksik ceza tayin edilmesi” nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca kaldırılarak, duruşma açmak suretiyle sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan neticeten 13 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Suç vasfı yönünden
Suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, sanık … mağdur arasında bulunan husumet, mağdurdaki yaraların isabet sayısı, yerleri ve mağdurun hayati tehlike geçirmiş olması, sanığın eylemini oğlunun engel olmasına kadar devam ettirmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemenin suç vasfı konusunda yapmış olduğu uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız tahrik
Sanık … mağdurun 15 yıl evli kaldıktan sonra suç tarihinden önce boşanmış oldukları, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 185 inci maddesi kapsamında sadakat yükümlülüğünün evlilik birliği süresiyle sınırlı olduğu, mağdurun evleneceğini öğrenen sanığın hakaret ve tehdit eylemlerinin devamı niteliğinde kasten öldürmeye teşebbüs eylemini gerçekleştirdiği ve bu hususların gerek tanık ifadeleriyle gerekse mağdurun dosya içerisinde bulunan önceden yaşanan hadiselerle ilgili vermiş olduğu ifadeler ve tedbir kararlarıyla doğrulanmış olması karşısında sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanmaması yönünde Mahkemenin yapmış olduğu kabul ve uygulama yerinde görüldüğünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Takdirî İndirim
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası
uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu, buna göre Mahkemece; “Sanığın sosyal ilişkileri ile fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları gözetilerek” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri yönünden
1. Ceza Miktarı
Mağdurdaki yaraların isabet yerleri ve sayısı ile mağdurun eylem neticesinde hayati tehlike geçirmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca Mahkemenin yapmış olduğu uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tasarlama
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için; öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine rağmen eylem kararlılığından dönülmemesi, belli bir hazırlıkta sebat ve ısrar tahtında öldürme fiilinin eylemin icrası planlanan şahsa karşı gerçekleştirilmesinin gerekmesi karşısında, eski eşi olan mağdurun … isimli şahısla evlenmeyi kararlaştırdığını öğrenmesi sonrasında; olaydan bir gün önce mağduru müşterek çocuğu aracılığıyla gıyabında tehdit eden sanığın olay günü gerçekleştirdiği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin öldürme kararını ne zaman aldığının belirlenememesi, dolayısıyla kararı ile fiili arasında ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçip geçmediğinin anlaşılamaması yanında mağduru öldürme kararı almış olsa bile bunun şarta bağlı olarak alınması hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin suç vasfı konusunda yapmış olduğu uygulama yerinde bulunduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli 2022/437 Esas, 2022/846 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.01.2023 tarihinde karar verildi.