Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7455 E. 2022/10034 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7455
KARAR NO : 2022/10034
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
HÜKÜM :1)İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/12/2021 tarih ve 2020/230 Esas – 2021/521 Karar sayılı;
Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan TCK’nin 82/1-a, 35/2, 53, 54, 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair,
2)Kararının istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/04/2022 tarih ve 2022/154 Esas – 2022/456 Karar sayılı;
Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan kurulan hükme yönelen istinaf başvurularının esastan reddine dair karar.

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/04/2022 tarih ve 2022/154 Esas – 2022/456 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi gereğince kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/04/2022 tarih ve 2022/154 Esas – 2022/456 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddi” hükümlerinin tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin suç vasfına, yaralama kastının bulunduğuna, haksız tahrikin varlığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/12/2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasına göre; Sanık … ile katılan …’in bir dönem aralarında duygusal arkadaşlık bulunduğu ancak suç tarihinden yaklaşık 2 ay önce ayrılmış olmalarına rağmen sanığın bu durumu kabullenemeyerek katılanı öldürmeye karar verdiği, sanığın vermiş olduğu kararı icra etmek için 21.03.2020 günü silah satın aldığı, akabinde katılanın çalıştığı Küçükköy Gaziosmanpaşa/İstanbul adresindeki … … isimli iş yerinin bulunduğu yere akşam vakti giderek katlanın işten çıkmasını beklediği, katılanın iş yerinden çıkarak yürümeye başladığı, sanığın silahı ile koşarak katılanın yanına geldiği ve hiçbir şey söylemeden doğrudan katılanı hedef alarak birden fazla ateş edip olay yerinden kaçtığı, katılanın batın, sırt ve göğüs arka kısmına isabet eden 4 mermi nedeniyle hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, sanığın eyleminin ani gelişen bir olay olmadığı, sanığın yaklaşık 2 ay önce ayrılmış olmalarına rağmen durumu kabullenemeyerek katılanı öldürmeye karar verdiği, suç tarihinden önce silah satın aldığı, katılanın iş yerinin yakınına giderek onu beklemeye başladığı, iş yerinden çıkan katılanın yanına koşarak aralarında diyalog geçmeden doğrudan katılanın hayati bölgelerini hedef alıp birden
fazla kez ateş edip isabet kaydettiği, ancak katılanın ölmediği, sanığın olay yerinden kaçtığı, sanığın sabit olan eyleminde tasarlamanın unsurlarının mevcut olduğundan tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1-a, 35, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar yerel mahkemece sanığın yaklaşık 2 ay önce ayrılmış olmalarına rağmen durumu kabullenemeyerek katılanı öldürmeye karar verdiği, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sukute rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başladığı, planladığı fiili belirlenmiş bir kurgu icra ettiği kabul edilmiş ise de mahkemece sanığın öldürme kararını ne zaman verdiğine dair bir tespitte bulunulmadığı, sanığın suçta kullandığı silahı olay günü satın aldığının kabul edildiği, katılanın beyanlarında sanığın olay gününden önce kendisini öldüreceği yönünde herhangi bir söz veya tehdidinden bahsetmediği ancak sanığın tekrar bir araya gelmek için aradığı internetten mesaj gönderdiği ancak kendsinin bunu kabul etmeyip sanığın mesajlarını ve aramalarını engellediği olay gününde de buluşmak için kendisini Gazi Kent Ormanına çağırdığı mesajına cevap vermediğini buluşmaya gitmediğini beyan ettiği, sanığın savunmalarında olay günü katılanı arayıp onu sevdiğini buluşmak istediğini söylediğini ancak katılanın kabul etmediğini bunun üzerine daha önceden tanıdığı bir şahıstan silah aldığını daha sonra alkol alıp katılanın iş çıkış saatini bildiğinden iş yerinin karşısına gittiğini beyan ettiği, bu kapsamda olay gününden önce sanığın katılanı öldürmeye karar verdiğinin ve bu yönde bir hazırlık yaptığının kesin olarak tespit edilemediği, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, “Tasarlama” halinin kabulü için öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla bir plan dahilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, bu yönde sanığın suçu tasarlayarak işlediğine ilişkin dosyada yeterli somut ve kesin bir delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı olduğundan hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun sanık hakkındaki hükmün onanmasına yönelik kararına katılmıyorum.