Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7458 E. 2023/247 K. 02.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7458
KARAR NO : 2023/247
KARAR TARİHİ : 02.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildikleri, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2017/550 Esas, 2018/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/2565 Esas, 2019/2404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kabulüne karar verilmekle;
“a-Duruşmada hazır bulunacaklar başlıklı, CMK’nun 188/1 maddesinin 1. fıkrasındaki, “Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır.”,
Müdafiinin görevlendirilmesi başlıklı CMK’nun 234/2. Maddesindeki “Mağdur, 18 yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz yada meramını ifade edemeyecek derece de malül olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” şeklindeki düzenlemelere göre;
Maktulün kız kardeşi olan 2003 doğumlu katılan …’nin 18 yaşından küçük bulunduğu bu nedenle kendisine vekil atanması gerektiği gözetilmeden yargılamanın yürütülüp, hüküm kurulması nedeni ile CMK’nun 234/2 ve 289/1-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Maktul …’nin nüfus kayıtlarına göre 01/01/2000 doğumlu olup, suç tarihi itibari ile çocuk olduğu, bu nedenle sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan hüküm kurulurken ek savunma hakkı da verilmek suretiyle uygulama maddesinin TCK’nun 82/1-e maddesi yerine TCK’nun 81/1 maddesi gereğince ceza tayini,
2-Kasten öldürme suçu nedeniyle yapılan yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi”
Nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/52 Esas, 2020/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, daha önce sanık hakkında verilmiş hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1615 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının,
“Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı … İl Müdürlüğü kendisini tayin ettirdiği vekille temsil ettirdiği halde katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile sanık lehine kazanılmış hak hükümleri uygulanırken “CMK’nın 283/1 maddesi” yerine “5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ve 1412 sayılı CMUK’un 326/4 maddesi” uygulanması”
Nedenleriyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (h) bentleri ile 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın cezasında herhangi bir indirim uygulanmadan en üst sınırdaki ceza ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,

2. Katılanlar … ve …’nin duruşmada dinlenmesine,
3. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile Suriye uyruklu maktulün olay tarihinden üç yıl öncesine dayanan gayri resmi birlikteliklerinin olduğu, bu birlikteliklerinden 1,5 yaşında kız çocuk sahibi oldukları, sanık ile maktul arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle maktulün olaydan önce annesi katılan …’nin yanında kalmaya başladığı, olay gününden bir gün önce maktul ile annesi katılan …’ın, sanık ile maktulün ortak çocuklarının nüfus kaydının yapılması için konuşmak amacıyla sanığın, anne ve babası ile yaşadığı evine geldikleri, saatin geç olması nedeniyle burada kaldıkları, ertesi gün sanığın, maktulü geri dönmesi konusunda ikna etmeye çalıştığı ancak maktulün kabul etmeyerek annesi ile evden ayrıldığı, sanığın peşlerinden gittiği, maktulü ikna etmeye çalıştığı ancak maktulün kabul etmemesi üzerine maktulü sağ

göğüs alt ve üst kısmından birer kez, sırtından bir kez olmak üzere üç kez bıçakladığı, maktulün kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği, maktulün ölümünün yapılan otopsi sonucu kesici delici alet yaralanmasına bağlı batın içi organ yaralanması, iç kanama, göğüs kafesi yaralanması ile birlikte kalp yaralanması ve iç kanama sonucu oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalardaki savunmalarında, eşinin başka erkeklerle birlikte olduğunu, kötü yola düştüğünü, olay sırasında kendisine hitaben “Ben artık gelmiyorum, bitti, sen erkek değilsin, ben seni boşadım, annem beni evlendirmese de bana erkek çok evlenmem şart değil” dediğini, namusuna ve erkekliğine laf edilmesi üzerine maktulü bıçakladığını beyan etmiş ise de sanığın aşamalardaki savunmalarını katılanların beyanlarının doğrulamaması, sanığın, maktulü eve dönmesi konusunda ikna etmeye çalışmasının, iddiaları doğru olsa dahi sanık tarafından affedildiğini gösterdiği, yine sanık tarafından maktulün kötü hayat sürdüğünün ispat edilemediği ve sanık yaklaşık üç buçuk aydır maktul ile ilişkiye girmediğini söylemiş ise de maktulün yapılan otopsisinde hamile olduğu ve bebeğin babasının sanık olduğunun tespiti karşısında sanık hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmadığı belirlenmiştir.

3. Sanık yaralama kastı ile maktulü bıçakladığını savunarak suçu ikrar etmiştir.

4. Katılan …’nin aşamalardaki beyanları istikrarlı olup katılan …

tarafından doğrulanmıştır. Katılanların beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Tanıklar ….,…..,…..,….,…..,…..,…..,….. Ve….,.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. Ceylanpınar İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliğince tanzim olunan 29.01.2017 tarihli olay yeri inceleme raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen DNA analizine ilişkin 02.03.2017 ve 18.05.2018 tarihli uzmanlık raporları, yakalama ve araştırma tutanağı dosyaya eklenmiştir.

7. Maktul …’nin Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce tanzim olunan kişisel bilgi formu dava dosyasına eklenmiştir.

8. … Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nce tanzim olunan 23.07.2020 tarihli katılanlar … ve …’nin kimlik ve adres bilgilerinin tespitine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığına ilişkin cevabi yazı dosyaya eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Sanığın Cezasında İndirim Uygulanmadan En Üst Sınırdaki Ceza İle Cezalandırılması Gerektiğine İlişkin Temyizi Yönünden
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik bulunmayan sanığın cezalandırılmasına ilişkin hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca en üst sınırdan belirlenen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası üzerinden aynı Kanunda yer alan ceza indirimlerinin uygulanmadığı ancak sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen bozma kararı öncesi kurulan hükme ilişkin aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı gereği cezasının müebbet hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerektiği belirlenmiş olup mahkemece kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Haksız Tahrik Yönünden
Olgular ve Olaylar başlığı altında (A-2) numaralı paragrafta da izah edildiği üzere sanığın savunmasında belirttiği maktulün kötü hayat yaşadığına ilişkin iddiasını doğrulayan beyanlara rastlanmadığı öte yandan sanığın bu iddiasının doğruluğu varsayılsa dahi olay günü maktulü eve dönmesi hususunda ikna etmeye çalışmasının maktulü affettiğini gösterdiği, ayrıca sanığın maktulün olay sırasında kendisine söylediğini iddia ettiği “Ben artık gelmiyorum, bitti, sen erkek değilsin, ben seni boşadım, annem beni evlendirmese de bana erkek çok evlenmem şart değil” şeklindeki sözlerin olayın tek görgü tanığı konumundaki katılan … tarafından doğrulanmadığı anlaşılmış olup sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılanlar … ve …’nin Duruşmada Dinlenmesi İlişkin Temyiz Yönünden
Katılanlar … ve …’nin beyanlarının İlk Derece Mahkemesi’nce 14.11.2017 tarihli celsede tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan bozma sonrası İlk Derece Mahkemesi’nce yapılan yargılama sırasında katılanların beyanlarının tespiti bakımından adreslerine talimat yazıldığı, talimatların adreslerinden bulunamamaları nedeniyle iade edildiği, Olaylar ve Olgular başlığı altında (A-8) numaralı paragraftaki yazı içeriğinden de anlaşılacağı üzere adres bilgisine ulaşılamadığından yeniden dinlenmelerinin mümkün olmadığı ve katılanların daha önce ayrıntılı beyanları tespit edildiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Yönünden
Sanığın aşamalardaki ikrara yönelik savunması, katılan …’nin istikrarlı beyanları, maktule ait otopsi raporu, tanık beyanları ve dosyada bulunan uzmanlık raporları ile tutanaklardan sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1615 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2023 tarihinde karar verildi.