Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7568 E. 2023/3654 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7568
KARAR NO : 2023/3654
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2016/489 Esas, 2018/384 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası ve 35 … maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 … ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 … maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/1596 Esas, 2020/209 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Görevsiz mahkemede dinlenen bir kısım tanıklar dinlenmeden karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
3. Sanığın eylemi meşru müdafaa veya meşru müdafaada sınırın aşılması kapsamında olduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında yaralama suçundan hüküm kurulması ve sanığın olası kast ile hareket ettiğinin gözetilmesi gerektiğine,
5. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Görevsiz mahkemede dinlenen bir kısım tanıklar dinlenmeden karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Gerekçesiz karar verildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın, bir süre Sultangazi Ülkü Ocağında idari görevde bulunduğu, sanıklar … ve …’un da buraya gidip gelmeleri nedeniyle tanıştıkları ancak aralarının iyi olmadığı, olaydan 3-4 gün önce sanıkların katılanın … ayı etkinliklerinin yapıldığı yerde bulunan çalışma alanına geldikleri, burada katılan ile sanık … arasında el kol hareketi yapma meselesinden başlayan tartışmanın etraftakilerin araya girmesi ile büyümeden sonlandığı, olay gecesi ise saat 02.30 sıralarında katılanın çalışma alanından ayrılıp sahur yemeği için ablasının evine yürüdüğü sırada sanık …’in katılanın karşısına çıkıp önceden yaşadıkları olayı hatırlattığı, sanık …’in elinde bıçak olduğu, katılanın bıçağı görünce bir iki adım geri attığı sırada sanık …’un katılanın kafasına vurduğu, katılanın da darbenin etkisiyle sendelerken sanık …’in de katılanın göğüs bölgesine bıçakla vurarak katılanı yaraladığı, katılanın hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarına etki derecesi orta (2 nci) derece kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, sanıkların eylemlerinde fikir, irade ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, taraflar arasındaki husumet, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, katılana isabet eden darbenin şiddeti, hedef alınan bölge ve meydana gelen yaralamanın niteliği, gecenin o saatinde katılanı takiple eylemi gerçekleştirmiş olmaları dikkate alındığında sanıkların kastlarının öldürmeye yönelik olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık …’in, üzerine atılı suçu tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiş, sanık … ise atılı suçu işlemediğini savunmuştur.

3. Olay gecesi yaralama anını görmeyip olaydan önceki tartışmayı gören tanıklar F.Y., M.A., G.A.K., S.Ç., H.K. ile olayın tanığı olduklarını bildirip sanıklar ile birlikte katılanı takip ettikleri güvenlik kamerası ile kayıt altına tanıklar B.Ö. ve İ.A.’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık …’in eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Gaziosmanpaşa Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 02.08.2016 tarihli adlî muayene raporunda özetle, kesici delici alet yaralanması sonucu sol toraks ön alt tarafta bıçakla yaralanma (diğer hastanedeki tarif sol 7 interkostal aralıkta laserasyon), ameliyat notu: batın içi hemorajik mayi ile dolu, dalak arka yüzden 2 cm.’lik kesi, diafragmada 2 cm.’lik laserasyon, çekilen toraks BT’de solda supraklavikuler fossada, aksiller fossada ve göğüs duvarında lateralde yumuşak doku planları arasında amfizem ile uyumlu serbest hava dansiteleri izlendiği, solda 5. interkostal mesafeden sol hemitoraks bazaline paraaortik mesafeye uzanım gösteren toraks tüpü ve solda 6. Kot anterior yayında deplase fraktür hattı izlendiği şeklinde tarif edilen yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
c) Kişide saptandığı belirtilen kırığın, hayat fonksiyonlarını orta (2 nci) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.

5. Sanık hakkında düzenlenen adlî raporların içeriğine göre sanıklarda darp cebir izinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

6. Kolluk güçlerince yapılan araştırma neticesinde olay anını gören güvenlik kamerasının bulunmadığına ilişkin tutulan tutanak dava dosyasına eklenmekle, katılanın sanıklar ve diğer iki kişi tarafından takip edildiğini gösteren kamera kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafilerinin Savunma Hakkı Yönünden
Cumhuriyet Başsavcılığında ve görevsizlik kararı veren Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde beyanları alınan tanıklar … , … Ve … ‘nün önceden alınan beyanlarının İlk Derece Mahkemesince hükmün tefhim edildiği duruşmada ayrı ayrı okunmasını müteakip hazır olan taraflara söz hakkı verilmiş olması ve İlk Derece Mahkemesince bu tanıkların beyanlarının hükme esas alınmaması karşısında, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik Araştırma Yönünden
Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, katılanın beyanları ile hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu karşısında İlk Derece Mahkemesince, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma Yönünden
Olaydan kısa bir süre sonra kolluk güçlerince yakalanan ve haklarında Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesince tanzim olunup da sanıklarda darp ve cebir izi bulunmadığı belirtilen 12.06.2016 tarihli adlî muayene raporları karşısında sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suç Kastı Yönünden
Olay gününden birkaç gün önce meydana gelen tartışma konusunda katılan ile konuşmak istediğini savunan sanığın, gecenin geç vaktinde bıçak alıp yanında diğer sanık ve iki kişi ile beraber katılanı takip ettiği, sokağa giren katılana diğer sanık …’un arkadan vurmasından yararlanıp bıçakla yaraladığı olayda sanığın, katılanı takip etmesi, kullandığı aletin türü, sanıkların aşağıdan birilerinin geldiğini görüp kaçtıklarını bildiren katılanın anlatımı, katılanın batına ve toraksa nafiz, dalak ve diyafragma yaralanmasına bağlı hayati tehlike geçirmesi hususları bütün hâlinde göz önüne alındığında, sanığın

eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık …’in, aşamalardaki “…üzerindeki çakıyı aşağı doğru salladığını ancak … koluna vurunca karnına isabet ettiği” şeklindeki anlatımı karşısında 5237 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kast için aranan, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilinmesi ve istenmesi unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın, eylemini kasten gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın olay gününden birkaç gün önce katılan ile karşılıklı tartışmasının araya girenlerce büyümeden sonlandığı hâlde olay gecesi … etkinliklerinin yapıldığı alandan ayrılmasını beklediği katılanı takip ederek kameraların bulunmadığı ara sokağa girdiğinde yaralama eylemini gerçekleştirmesi, katılanın anlatımları ile sanığın aşamalarda kısmen değiştirdiği beyanları dikkate alındığında sanığın eyleminde, katılandan kaynaklanan ve sanık lehine haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat Talebi Yönünden
Katılanın aşamalarda değiştirmediği kolluk beyanında “… arkamdan bana bir cisimle vurdu, sendelediğim sırada Sergen bıçak vurdu” şeklindeki anlatımı karşısında sanığın, fiil üzerinde … ile ortak hâkimiyet kurduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle fail sıfatıyla hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Gerekçe Yönünden
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesinin gerektiği, bahsedilen ilkelere uyularak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde gerekçe yönünden hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünde yer alan paragraflarda, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/1596 Esas, 2020/209 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.