YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7588
KARAR NO : 2023/92
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/300 Esas, 2021/593 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eksik incelemeye,
3. Meşru savunma ve savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanığın internet ortamında tanışarak cinsel ilişki için anlaştıkları, olay günü sanığın, maktulün tek kişi olarak geleceğini düşündüğü ancak maktulün yanında kimliği tespit edilemeyen ve yakalanamayan iki arkadaşıyla birlikte sanığın ikametinin olduğu binaya geldikleri ve bina içerisine girdiklerinin tespit edildiği, sanık ve maktulün, sanığın evinde para karşılığında cinsel ilişki yaşadıkları, ilişki sonrasında sanığın banyoda olduğu esnada içeriye diğer harici yakalanamayan kişilerin girdiği, bu esnada maktul ile sanık arasında bilinmeyen bir nedenden tartışma yaşandığı, sanığın, maktul ile boğuşma sırasında basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, aralarında yaşanan kavga nedeniyle sanığın haksız tahrik altında maktulü kasık bölgesinden bıçaklamak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçu inkar ettiği belirlenmiştir.
3. Tanık A.M.J.A’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay yeri inceleme tutanağı ile görüntü inceleme tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
5. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak İstanbul Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan, 14.09.2021 tarihli otopsi raporunda;
“Kişinin vücudunda (1) adet kesici delici alet yarası ve (3) adet kesik vasıfta yara tespit edilmiş olup dış muayenede (1) no ile tarif edilen sağ inguinal (kasık) bölgede yer alan 1.5 cm.’lik kesici delici alet yaralanmasının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, diğer yaralanmaların öldürücü nitelikte olmadığı,
Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama, yaygın yumuşak doku içi kanama ve beraberinde gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu” kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
6. Sanık … hakkında Adlî Tıp Kurumu İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 07.06.2021 tarihli raporunda;
“Sağ el sırtında 5. parmak kökü hizasında 1 cm kesi, hipotenar bölgede parmağa yakın 2 cm kesi, sağ el iç yüzde 0,3 cm kesi, göğüs sağ üstte 10 cm ve 5 cm kırmızı ekimoz, göğüs solunda 1×2 cm ve 1×1 cm kırmızı renkli ekimoz, üst dudak sol üstte 1 cm ve 0,5 cm sıyrık, boyun sağında yarımay şeklinde 1×10 cm şerit ekimoz, boyun solunda 1×10 cm ve 1×5 cm kırmızı ekimoz, batın orta hatta 5×5 cm kırmızı ekimoz olduğu,
Kişide yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının;
-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,”
Şeklinde görüş beyan edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı ve Eksik İnceleme Yönünden
Sanığın aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmaları, maktulün otopsi raporundaki bulgular, yaralarının yeri ve niteliği, olayın oluş şekline ilişkin sanık savunmalarının görüntü kayıtları ile desteklenmemesi ve olay yeri inceleme bulguları karşısında sanığın eyleminin
sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma ve Sınırın Aşılması Yönünden
Olay anına ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanığın bulunmaması, kamera kayıtlarının olay anını göstermemesi, olay yeri inceleme bulguları, sanığın da boğuşma anında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adli rapor içeriği bulunmakla birlikte adlî muayene raporu içeriğinin sanık savunması ile tam olarak örtüşmemesi karşısında kavganın çıkış sebebi ile ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine değerlendirilerek hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması isabetli olup somut olayda sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/436 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.