YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7685
KARAR NO : 2023/600
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, re’sen de temyize tabi olan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 317 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2013/31 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2013/31 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararının, sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı ve suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2018/1288 Esas, 2019/2346 Karar sayılı kararı ile, “Sanık hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca … Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nin 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK’un mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2019 tarihli ve 2019/208 Esas, 2019/491 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğunu kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2019 tarihli ve 2019/208 Esas, 2019/491 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/2219 Esas, 2021/12850 Karar sayılı kararı ile,
“a) Suç tarihinde 1 ay 20 günlük olan maktul bebek …’ın, babası sanık … tarafından öldürüldüğü anlaşılan olayda; öldürme eylemini çocuğa karşı gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e maddesinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
b) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinin “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren, 21/08/2019 tarihli duruşmada katılma kararı verilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/547 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında çocuğunu kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Irak uyruklu, 2000’li yıllarda Türkiye’ye gelen sanığın, hakkında beraat kararı verilip kesinleşen …ile 1.5 – 2 yıl kadar arkadaşlık yaptığı, …’nın hamile kaldığı, hamile olduğunu 5. Ayında fark eden…nın hamileliğini sanığa söylediği, süresinin geçmesi nedeniyle çocuğu aldıramadıkları, ….,’nın 15/11/2012 tarihinde doğum yaptığı, sonrasında sanık ….,’nın birlikte yaşamaya başladıkları, olay tarihinde sanığın alkol aldığı, …..’nın maktul bebeği beslemesine engel olduğu, bebeği banyoda soğuk su ile yıkadığı, parmağını bebeğin ağzına sokarak havaya kaldırdığı, hem bebeğe hem de…ya vurduğu, …’nın bebeği alarak yatağa yatırdığı, bebeğin gece 02.00 sıralarında öldüğü, …’nın bebeğin öldüğünü sanığa söylemediği, sabah ekmek almaya gidiyorum diyerek evden çıktığı ve polise giderek olayı anlattığı olayda, sanık hakkında çocuğunu öldürme suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. Maktul bebeğin otopsi raporunda, “ağız, burun kapaması, boyun basısı ve künt göğüs batın travması bulguları bulunan bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu” belirtilmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik İnceleme
Dosya kapsamındaki olay yeri inceleme tutanağı, hakkında beraat kararı verilip kesinleşen…nın beyanları ile uyumlu maktulün otopsi ve adli tıp raporları ve tüm deliller birlikte incelendiğinde, Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği
Hakkındaki beraat kararı daha önce kesinleşen…nın maktul bebeğin otopsi raporu ile uyumlu sanığın bebeği darp ettiği şeklindeki beyanları karşısında, sanığın hayatın olağan akışına uymayan beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Takdiri İndirim
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, sanığın geçmişi, yargılama sürecindeki iyi hali gözetilerek sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, şeklindeki yerinde, yeterli ve yasal gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/547 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle resen de temyize tabi olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.
22.02.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı … huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukatlar …, …’nın yokluğunda 23.02.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.