YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7732
KARAR NO : 2023/566
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin kabulüne karar verilerek, duruşmalı olarak yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/156 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında, nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Bu kararın Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/3608 Esas, 2021/4254 Karar sayılı ilâmı ile;
“Oluşa ve dosya kapsamına göre, 20.07.2013 tarihinde maktul …’in Düzce ili Cumayeri ilçesinde… köyüne doğru traktörü ile seyir halindeyken ateşli silah ile yapılan saldırı sonucu hayatını kaybettiği, 09.07.2014 tarihinde ise maktul …’in aynı ilçede … köyüne doğru traktörü ile seyir halindeyken ateşli silah saldırı sonucu hayatını kaybettiği, yapılan soruşturma neticesinde maktul …’in 09.08.1983 tarihinde Batman ilinde …ı öldürdüğü ve bu nedenle hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olduğu ve bu olay nedeniyle memleketini terk ederek çeşitli illerde yaşadıktan sonra Düzce iline yerleştiği, maktul …’in çevresine memlekette kanlıları olduğundan bahsettiği ve bu nedenle Batman’a gitmediği, sanık …’nin öldürülen …’ın kardeşi olduğu ve kardeşi öldükten sonra onun eşi … ile evlendiği ve bu evlilikten sanık …’un da olduğu çocuklarının dünyaya geldiği, sanık …’nin maktul …’in Düzce ilinde yaşadığını öğrenmesi üzerine intikam almak amacıyla onu öldürmeye karar verdiği ve uzaktan akrabası olan sanık … ile onun amcasının oğlu olan …’i bu konuda azmettirdiği, sanıklar … ile …’in maktul … ile bir husumetleri ve tanışıklıkları bulunmadığı, bu nedenle maktulü öldürmek için de esasen bir nedenlerinin olmadığı, sanıklar … ile …’in maktul …’i öldürmek için Düzce iline 20.07.2013 tarihinden önce sıklıkla geldikleri, burada çeşitli tarihlerde olmak üzere 40 gün kadar farklı otellerde aynı odada konakladıkları, bu şekilde maktul …’in yerini ve öldürmek için en uygun zamanı tespit etmeye çalıştıkları ve 20.07.2013 tarihinde sanıklar … ile …’in maktul …’in ev sahibesinin kardeşi olan ve maktul … ile aynı renk ve aynı marka traktörü kullanan maktul …’i, sanık …’nin oğlu olan
sanık … adına kayıtlı …plaka sayılı araç ile takip etmeye başladıkları, bunun kamera görüntülerine de yansıdığı ve maktul …’i maktul … zannederek ateş etmek suretiyle öldürdükleri, ardından bu aracı tekrar …ailesine teslim ettikleri ve kısa süre sonra aracın satıldığı, her ne kadar bu araç resmiyette sanık … adına kayıtlı ise de sanık …’un babası olan sanık …’nin marketinde çalıştığı ve ekonomik olarak babasından bağımsız olmadığı gibi, bizzat bu aracı alabilecek bir ekonomik gücünün de bulunmadığı, bu nedenle aracın sanık … tarafından satın alınarak sanıklar … ile …’e suçun işlenmesi için tahsis edildiğinin ve ardından da onlardan teslim alınarak satıldığının anlaşıldığı, bu cinayetten sonra yanlış kişinin öldürüldüğünün anlaşılması üzerine bu kez sanık … ile sanık …’un maktul …’in öldürüldüğü tarihten önce bir kaç kez Düzce iline geldikleri, bunun otel kayıtlarından da anlaşıldığı, bu şekilde esas hedefleri olan maktul …’in tespit etmeye çalıştıkları, ardından öldürme eylemini gerçekleştirmek üzere Batman ilinden sanık ….., adına kayıtlı olan ve maktul …’in öldürülmesinden iki gün önce satın alınan ve suçun işlenmesinden bir ay kadar sonra da satılan…plaka sayılı araç ile Düzce iline geldikleri ve maktul …’i öldürdükleri, maktul … tarafından öldürülen …’ın ise sanık …’un amcası ve sanık …’nin eniştesi olduğu olayda,
1) Sanıklar …hakkında kan gütme saikiyle maktul …’i öldürdüklerinden bahisle haklarında TCK’nın 82/1-j maddesi uyarınca hükümler kurulmuş ise de, maktul …’in 09.08.1983 tarihinde, sanık …’un amcası ve sanık …’nin eniştesi olan …’ı öldürdüğü, buna dair yapılan yargılama neticesinde de mahkum edildiği, kan gütme saikinden bahsedebilmek için sonraki olayın maktulünün, önceki olayın bizzat faili olmaması gerektiği, incelemeye konu olayda ise belirtildiği üzere maktul …’in önceki öldürme suçunun asli faili olduğu ve açıklanan nedenlerle yanılgılı şekilde sanıklar …hakkında kan gütme saiki ile kasten öldürme suçlarından hükümler kurulması,
2) Sanıklar …hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme suçlarından hükümler kurulurken, yukarıda yapılan açıklama karşısında tasarlamaya dair unsurların oluştuğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK’nın 82/1-a maddesi gereğince ceza verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümler kurulmak suretiyle suç vasfının hatalı belirlenmesi,
3) Maktul …’in 09.08.1983 tarihinde, sanık …’un amcası ve sanık …’nin eniştesi olan …’ı öldürdüğü ve buna dair yapılan yargılama neticesinde de mahkum edildiği, bu bağlamda sanıklar ……, ve ….., hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmü uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerekliliği,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/330 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında, nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Müzeyyen, Nilüfer, …ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine,
3. Suçun kan gütme saiki ile işlendiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
B. Sanıklar … ve …Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Delillerin hatalı değerlendirildiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Suçun tasarlanarak işlenmediğine,
3. Haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, maktul …’in 1983 yılında Batman ilinde …ı öldürdüğü ve bu nedenle hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olduğu ve bu olay nedeniyle memleketini terk ederek çeşitli illerde yaşadıktan sonra Düzce iline yerleştiği, maktul …’in çevresine memlekette kanlıları olduğundan bahsettiği ve bu nedenle Batman’a gitmediği, sanık …’un, …ın yeğeni; sanık …’nin ise …ın kayınbiraderi olduğu, sanıklar … ve …’un maktul …’in öldürüldüğü tarihten önce bir kaç kez Düzce iline geldikleri, bunun otel kayıtlarından da anlaşıldığı, bu şekilde maktulün yerini tespit etmeye çalıştıkları, ardından öldürme eylemini gerçekleştirmek üzere Batman ilinden dava dışı sanık…adına kayıtlı olan ve maktul …’in öldürülmesinden iki gün önce satın alınan ve suçun işlenmesinden bir ay kadar sonra da satılan araç ile Düzce iline geldikleri, olay günü fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek maktul …’i öldürmek amacıyla maktulün ikamet ettiği … Köyü’ne geldikleri, sanıkların maktul …’i traktörün üzerinde görmeleri üzerine sanıklardan …’un kalaşnikof marka silah ile sanık …’nin ise 7,65 mm çaplı tabanca ile maktulü hedef alarak çok sayıda ateş etmek suretiyle öldürdükleri, maktul …’in cesedi üzerinde yapılan otopsi sonucu iki ayrı silahtan ateş edilerek öldürüldüğünün tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların üzerlerine atılı suçu inkar ettikleri belirlenmiştir.
3. Olaya ilişkin bilgisine başvurulan tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, bilirkişi raporları, HTS inceleme raporu, araştırma tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, CD inceleme tutanakları, cevabi yazılar ve diğer deliller dava dosyasında mevcuttur.
5. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından tanzim olunan, 01.10.2014 tarihli otopsi raporunda;
– Kişinin vücudunda 26 adet ateşli silah yarası tespit edilmiş olup bunlardan 16 adedinin müstakilen öldürücü nitelikte olduğu,
– Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot, vertebra, pelvis ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur.”
Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Yönünden
Her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmişler ise de; Olay ve Olgular kısmında yer verilen deliller ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanıkların eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile haklarında yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tasarlama ve Kan Gütme Saiki Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece suç vasfının belirlenmesinde ve buna göre sanıklar hakkında kan gütme saiki ile kasten öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığı, suçun tasarlanarak işlendiği kabul edilerek yazılı şekilde hükümler kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece sanıklar hakkında yazılı şekilde asgari miktarda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Takdîri İndirim Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdîrinde olduğu, Mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, “Sanıkların duruşmalardaki iyi hali lehlerine takdîri indirim nedeni kabul edilerek…” şeklindeki gerekçeyle takdîri indirim sebebinin uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdîr yetkisinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Üst Sınırdan Ceza Tayini Yönünden
Katılanlar vekili sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğinden bahisle hükümleri temyiz etmiş ise de; sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, bu madde kapsamında temel cezanın alt ve üst sınırı olmayıp eylem için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ön
görüldüğü ve temel cezanın bu şekilde belirlendiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/330 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararında katılanlar Müzeyyen, Nilüfer, …ve … vekili ile sanıklar … ve …müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.
22.02.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı … Parlak’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, … müdafii …’un yokluğunda 23.02.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.