YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7772
KARAR NO : 2022/10323
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ: 09.05.2022
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, hakaret.
HÜKÜMLER :A)… 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarih, 2019/518 Esas ve 2021/247 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında;
1)Maktul …’a yönelik “kasten öldürme” suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 62, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine,
2)Maktul …’a yönelik “hakaret” suçundan 5237 sayılı TCK’nin 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine,
B)… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarih, 2021/2157 Esas ve 2022/1199 Karar sayılı kararı ile; İstinaf başvurusunun kabulü ile sanık … hakkında maktul …’a yönelik “kasten öldürme” ve “hakaret” suçlarından kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Sanık … hakkında;
1)Maktul …’a yönelik “nitelikli kasten öldürme” suçundan 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e, 29, 62, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine,
2)Maktul …’a yönelik “hakaret” suçundan 5237 sayılı TCK’nin 131/2, 125/1-4, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarih, 2021/2157 Esas ve 2022/1199 Karar sayılı kararının, sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
İlk derece mahkemesince sanık … hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine, bölge adliye mahkemesi tarafından ise sanığın mahkumiyetine karar verildiği, sanık hakkında hakaret suçundan verilen kararın türü ve karar tarihi gözetildiğinde, 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 286/2-d maddesi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğinden ve sanık hakkında “nitelikli kasten öldürme” suçundan hükmedilen hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi gereğince bölge adliye mahkemesi kararlarının temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarih, 2021/2157 Esas ve 2022/1199 Karar sayılı hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, sanık … müdafiinin; eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye, meşru savunmaya, suç vasfına, sanığın maktulün yaşı konusunda hataya düştüğüne, hakaret suçundan ceza verilmemesi gerektiğine, katılanlar vekilinin; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, sanık … hakkında tayin olunan ceza miktarları ile temyiz incelemesi dışında tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “… 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın alkollü bir şekilde yolda yürürken karşıdan gelen ve yaşları küçük olan tanık … ile birlikte yürüyen tanıklardan …’na omuz attığı tanığın sanığı “önüne baksana” diye uyarması üzerine sanığın küfür ettiği, kız arkadaşını uzaklaştırmak isteyen ve sanığa “yoluna git” diyen tanık …’in gözüne yumruk attığı, orada bulunan yetişkin insanların araya girerek sanığı engelledikleri sırada sanıktan korkan tanık …’in hemen yakında bulunan yine yaşı küçük arkadaşlarına telefonla haber verdiği ve maktul … ile tanıklar … ve … …’nun olay yerine geldikleri maktulün “ne oluyor burada” demesi üzerine sanığın bu kez maktule küfür ederek üzerine yürüdüğü, maktulünde sanığı engellemek için bacağına tekme attığı, tarafların tekrar kavgaya tutuştuğu, orada bulunanların kavgayı ayırdığı sanığın evine gittiği, evde iken sinirli bir şekilde küfürler ettiği, sanığın alkollü ve sinirli olduğunu gören eşinin aynı gün yaşadıkları tartışmanın etkisiyle de sanıktan çekindiği için sanığa ne olduğunu soramadığı, sanığın mutfakta bir kaç bardak kırdıktan sonra yanına bir bıçak alarak tekrar dışarı çıktığı bu kez eşinin “nereye gidiyorsun” diye sorması üzerine “biraz kafamı dağıtacağım” dediği ve az önce kavganın cerayan ettiği parka giderek orada bulunan ve az önceki kavgada yer alan çocukların arkadaşı olduğunu düşündüğü yaşı küçük tanıklara bıçağı rastgele savurduğu ve “… nerede, onu öldüreceğim” dediği, aynı parkta olup sesleri duyan maktul …’in olay yerine geldiği, maktulü gören sanığın maktule sinkaflı küfürler ederek üzerine gittiği, maktulün montunu çıkartarak bıçağın kendisine isabet etmesini engellemeye çalıştığı ancak sanığın maktulün göğüs bölgesine bıçağı iki kez saplaması üzerine maktulün yere düştüğü, sanığın da maktul ile birlikte yere düştüğü, yerde iken de maktulü bıçaklamaya devam ettiği, yaşı küçük tanıkların korkudan sanığa müdahale edemediği, sanığın ayağa kalktıktan sonra tanıklara “yaklaşmayın sizi de bıçaklarım” dedikten sonra koşarak oradan uzaklaştığı anlaşılan olayda sanık hakkında TCK’nin 29. maddesine göre asgari oranda haksız tahrik uygulanmasının isabetli olduğuna ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Ceza hukuku düzenimiz suçun haksız bir fiilin etkisi altında işlenmesi halinde ceza indirimi yapılmasını öngörmüştür. Çünkü haksız fiil kişinin ruh halini
etkilemekte, öç alma ve uğradığı haksızlığı telafi etme dürtü ve düşüncesi ile sağlıklı karar alma imkanı zayıflamakta dolayısıyla failin kusuru ve ceza sorumluluğunu azaltan bir durum ortaya çıkmaktadır. Ancak haksız tahrik koşullarının oluşup oluşmadığı olaya göre mahkeme tarafından belirlenmelidir. Bunun için,
– Mağdur veya maktulden kaynaklanan (doğrudan veya dolaylı olarak sebebiyet verilen) hukuken haksız nitelikte sayılabilecek bir eylemin varlığı,
– Haksız eylemin failide hiddete ve şiddetli bir eleme neden olması (normal şartlarda ve ortalama ölçütlere sahip her insanda aynı etki görülebilmeli)
– Suçun bu hiddet ve elemin etkisi altında kalınarak işlemesi
– Suçun haksız fiile sebebiyet veren kişiye karşı işlenmesi gerekmektedir. Diğer en önemli ölçüt ise mağdurun/maktulün haksız fiil oluşturan eylemine sanığın kendi haksız davranışları ile sebebiyet vermemesi gerekir. Diğer bir anlatımla kural olarak ilk haksız hareket sanıktan kaynaklanmış ise ve buna tepki olarak mağdur/maktul sanığa yönelik bir fiilde bulunmuş ise haksız tahrik hükümleri uygulanmamalıdır. Bunun istisnası ise orantılılık ilkesinin ihlal edilmesidir. Yani sanığın ilk haksız hareketi ile mağdurun/maktulden tepki olarak gelen davranış arasında bir orantı yok ise ve bu etki-tepki dengesi sanık lehine bozulmuş ise yine haksız tahrik hükümleri uygulanabilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında sanığın alkollü bir şekilde yolda yürürken karşıdan gelen ve yaşları küçük olan tanıklardan …’e omuz atarak ilk haksız hareketi başlattığı, ”önüne bak” diye makul bir şekilde uyarılmasına rağmen küfür etmek suretiyle haksız hareketlerine devam ettiği, akabinde tanık …’e vurarak saldırgan tutumlar sergilediği, olayı öğrenerek arkadaşlarının yanına gelen ve ”ne oluyor” diye soran maktule küfür ederek haksız eylemlerine devam ettiği ve maktulün üzerine yürüyerek saldırgan tutum ve davranışlarını maktule karşı da gösterdiği, maktulün kendisini korumak amacıyla sanığın bacağına bir tekme atmasından ibaret eyleminde etki-tepki dengesinin sanık lehine bozulduğundan söz edilemeyeceği, ilk olay bu şekilde bitmesine rağmen sanığın evden aldığı bıçakla tekrar olay yerine gelerek maktulün yaşı küçük olan arkadaşlarına bıçak savurduğu sırada olay yerine gelen maktule küfür ederek ve bıçakla saldırarak haksız davranışlarına devam ettiği, ne ilk olayda ne de ikinci olayda maktulden kaynaklanan ve haksız tahrikte orantılılık ilkelerine aykırı dengeyi sanık lehine bozacak bir davranışın bulunmadığı, bu nedenlerle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.