YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7828
KARAR NO : 2022/10061
KARAR TARİHİ : 16.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma
HÜKÜMLER :A)… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2004 tarihli ve 149 Esas, 87 Karar sayılı kararı;
a)Maktul …’ı bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçundan;
4771 sayılı Kanun’un 1/A maddesi ile değişik 765 sayılı TCK’nin 450/7, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
b)Nitelikli yağma suçundan;
765 sayılı TCK’nin 495. maddesi delaletiyle 497/1, 59, 81/2, 31, 33. maddeleri uyarınca 13 yıl 17 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 765 sayılı TCK’nin 73. maddesi uyarınca bu cezanın 6 ay süreyle geceli gündüzlü hücre cezası olarak çektirilmesine,
c)Ruhsatsız tabanca taşıma suçundan;
6136 sayılı Kanun’un 13/1, 765 sayılı TCK’nin 59, 81/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis ve 199 milyon 927 bin lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının 765 sayılı TCK’nin 73. maddesi uyarınca 1 ay süreyle geceli gündüzlü hücre cezası olarak çektirilmesine,
Sanığın sonuç olarak 7 ay geceli gündüzlü hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına.
B)… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/12/2004 tarihli 737/927 değişik iş sayılı; Mahkememizin 12/04/2004 tarihli kararının hüküm bölümünün;
1-1.paragrafınındaki “müebbeten ağır hapis” ibaresinin “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis” şeklinde değiştirilmesine,
2-18.paragrafınındaki “müebbeten ağır hapis” ibaresinin “ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis” şeklinde değiştirilmesine dair kararı.
İTİRAZ EDEN :Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık … hakkında maktul …’ı bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçundan 5218 sayılı Kanun’un 1/44 maddesi ile değişik TCK’nin 450/7, 59, 31, 33. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis, nitelikli yağma suçundan 765 sayılı TCK’nin 495. maddesi delaletiyle 497/1, 59, 81/2, 31, 33. maddeleri uyarınca 13 yıl 17 ay 10 gün ağır hapis, ruhsatsız tabanca taşımak suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 765 sayılı TCK’nin 59, 81/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis ve 199 milyon 927 bin lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında öldürme, yağma ve ruhsatsız tabanca taşımak suçlarından verilen cezalarının 765 sayılı TCK’nin 73. maddesi uyarınca her bir suçtan verilen hapis cezası yerine hücre süresi belirlenmek suretiyle sanığın sonuç olarak 7 ay geceli gündüzlü hücrede tecrit edilmek suretiyle ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2004 tarihli ve 2002/149 Esas, 2004/87 Karar sayılı ve aynı mahkemenin 22/12/2004 tarihli 737/927 değişik iş sayılı ek kararı ile verilen hüküm ceza miktarı itibariyle re’sen temyize tabi olduğu gibi sanık … tarafından da temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2005 tarihli ve 2005/4695 sayılı düzeltilerek onama istekli tebliğnamesi ile dosyanın temyiz incelemesi için gönderildiği,
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.03.2006 tarihli ve 2005/473 Esas, 2006/1011 Karar sayılı ilamı ile;
Sanığın yüzüne 12.04.2004 tarihinde tefhim olunan hükme karşı yasal süresinden sonra 03.05.2004 tarihinde yaptığı temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, ancak hüküm ceza miktarı itibariyle re’sen temyize tabi olduğundan re’sen yapılan inceleme sonunda;
“Kabul ve uygulamaya göre 765 sayılı TCK’nin ile kurulan hüküm sanık lehine olduğundan, 5237 sayılı TCK’nin tatbiki için bozma yapılmasına gerek görülmediği
belirtilmek suretiyle, sanık hakkında öldürme, yağma ve ruhsatsız tabanca taşımak suçlarından kurulan hükümlerin; 18.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasına göre, hüküm fıkrasındaki “ağır hapis” ibaresinin “hapis” olarak değiştirilmesine, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 5335 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca 1YTL’nin küsuru hesaba katılamayacağından verilen para cezasının “198” YTL’ye indirilmesine ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca “ağır para cezasının”, “adli para cezasına” dönüştürülmesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği,
Sanık hakkında kesinleşen mahkumiyet hükümlerinin infazı aşamasında … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2021 tarih, 2021/97 D.İş. sayılı kararı ile mahkemenin 26/09/2018 tarih, 2018/1976 D.İş. sayılı içtima kararının çözülmesine, hükümlü hakkındaki kesinleşen ilamların içtimasına dair karar verildiği, ceza miktarı itibarı ile re’sen incelemeye tabi olan hüküm yönünden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22/04/2022 tarihli ve 2022/1542 Esas, 2022/3120 Karar sayılı ilamı ile “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/04/2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK’nin 68-77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiği”, bu nedenle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/03/2006 tarihli ve 2005/473 Esas, 2006/1011 Karar sayılı onama kararına karşı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık lehine itiraz yasa yoluna gidilip gidilmeyeceği yönünde değerlendirme yapılmasının sağlanması gerektiğinden bahisle hükmün BOZULMASINA karar verildiği;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2022 tarihli ve 2022/90472 sayılı yazı ile “ sanık hakkında mahkemece kurulan hükmün 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin lehe yasa değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekliliğinden bozulmasına karar verilmesi gerekirken 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre kurulan hüküm sanık lehine olduğundan, 5237 sayılı TCK’nin tatbiki için bozma yapılmasına gerek görülmediğinden bahisle onama kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu” gerekçesiyle sanık lehine 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE,
Sanık … hakkında, öldürme, yağma ve ruhsatsız tabanca taşımak suçlarından kurulan hükümler yönünden Dairemizin 29.03.2006 tarihli ve 2005/473 Esas, 2006/1011 Karar sayılı DÜZELTEREK ONAMA ilamının KALDIRILMASINA, ilamın sair yönlerinin aynen korunmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1)Sanık …’un 12.04.2004 tarihinde yüzüne tefhim olunan hükme karşı yasal süresinden sonra 03.05.2004 tarihinde yaptığı temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, sanık hakkında kurulan hüküm ceza miktarı itibariyle re’sen temyize tabi olduğundan incelenmiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma ve ruhsatsız tabanca taşımak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, infaza dair hükümler değerlendirmede dikkate alınmaksızın, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK’nin 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlü hakkında kurulan ve ceza miktarı itibariyle re’sen temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 16/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.