Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7838 E. 2023/577 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7838
KARAR NO : 2023/577
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme ve bu suça azmettirme, olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Katılan … vekilinin temyiz isteğinin, sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan ve yüze karşı tefhim edilen hükme yönelik olduğu ancak adı geçen katılan vekilinin temyiz isteğini, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.05.2022 tarihinde öne sürdüğü, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar müdafilerinin sanıklar hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme ve bu suça azmettirme suçları ile sanıklar …ve …müdafilerinin olası kastla yaralama suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlere yönelik temyiz istekleri yönünden; söz konusu hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, hükümlerin re’sen de temyize tabi oldukları yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme ve bu suça azmettirme suçlarından bozma üzerine hükmolunan ceza miktarları ile sanıklar müdafilerinin bu husustaki talepleri de nazara alınarak adı geçen suçlar yönünden, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2013/370 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri; sanıklar …ve …haklarında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri ile katılan …’e karşı yaralama suçundan aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin 2 fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarının yapılan yargılaması neticesinde sanıkların, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2013/370 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.12.2018 tarihli ve 2017/1852 Esas, 2018/5569 Karar sayılı ilâmıyla;
“a) Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması açısından mahallinde, olay tarihiyle saatine denk gelen bir zaman diliminde ve olayın meydana geldiği tarihteki aydınlatma

şartlarında, olay yeri inceleme raporu ile olay yeri tespit tutanağını düzenleyen kolluk görevlileri, tanıklar ve mağdure … hazır edilerek, uzman bilirkişi marifetiyle, mağdure …’in ve tanıkların anlatımlarının denetimine olanak verecek biçimde temsili ve tatbiki keşif yapılmak suretiyle, mağdurenin bulunduğu yerden maktule ateş edilen noktadaki sanıkları görüp göremeyeceği, konuşma seslerini duyup duyamayacağı, bu mesafeden daha önceden tanıdığı sanıkları fiziki özellikleriyle teşhis edip edemeyeceğinin tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; asıl fail ya da faillerin tespiti yönünden suç ihbarında bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2019/49 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanık … hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b. Sanık … hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
c. Sanık … hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
d. Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
e. Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri; yargılama konusu eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine dair mahkûmiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktulün, …. ilçesi ….., Köyü muhtarı olarak görev icra ettiği sırada sanıklar … ve …., ile tarım reformuna bağlı arazi dağıtımındaki uygulamalar, sanık …’nin köy merasına tecavüzlü tasarrufları ve köy içme suyunun mührünü açıp sayaçtan geçirmeden karşılıksız yararlanması ve hakkında yapılan ihbar ve şikayetler nedeniyle çıkarılan yakalama kararları sebebiyle maktul ile aralarında husumet oluştuğu, bunun devamında aralarında kavga ve yaralamalı olayların gerçekleştiği, 01.09.2011 tarihinde sanık …’ın, av tüfeği ile maktulün traktör lastiğine ateş ettiği, olay yerine gelen sanık …’un da av tüfeğini göstererek maktulü tehdit ettiği, maktulün ifadelerinde ayrıca sanıklar … ve …..,’ın; “Sana muhtarlık yaptırmayacağız, yoksa seni öldüreceğiz.” dediklerini, kendisinin, eşinin ve oğlunun can güvenliğinden endişe ettiğini resmi merciler önünde beyan ettiği, bu şekilde husumetin taraflar arasında olay tarihine kadar derin ve köklü bir düşmanlığa dönüşerek devam edegeldiği, Polatlı ilçe merkezinde ikâmet eden maktul muhtarın, en son olarak yeni bir tarım reformu çalışması nedeni ile köylülere arazi dağıtımı uygulaması başlatılacağının köy muhtarlığınca ilân edilmesi, başvuru formlarının dağıtılması ve taleplerin alınması işlerini gerçekleştirmek üzere 5 günlüğüne köye geldiği, bu kapsamda sanık …’nin suç tarihinde başvuru formunu teslim ettiği, diğer sanıklar … ve …..,’ın da muhtar ile husumetleri bulunduğundan karşılaşmamak için yeni dönem reform uygulamalarından yararlanmak üzere başvuru formlarını olay günü amcaları ….. kanalı ile aldırdıkları, ancak henüz doldurup teslim etmedikleri, sanıkların maktul muhtarın arazilerin dağıtımında haksızlık ve yolsuzluk yaptığı, bu nedenle zulme ve mağduriyete maruz kaldıkları, maktul muhtarın kendileriyle uğraştığı, kendilerine köyde yaşam hakkı tanımadığı, ailelerini mahvettiği düşüncesi ile muhtara karşı kin ve nefret besledikleri, bu yoğunlukta düşmanlık ve husumet ortamında sanıkların maktul muhtarı öldürmeyi planladıkları, bu plan doğrultusunda sanıklar … ile ….,’nin gerek ilçesinde ikâmet eden maktul muhtarın….., Köyü’ne geldiği ve köyde bulunduğu zamanlara tekabül eden tarihler (05/01/2013 tarihinde saat 10:31:28’de, 14/01/2013 tarihinde saat 11:11:45’de, 14/01/2013 tarihinde saat 12:42:23’de, 14/01/2013 tarihinde saat 12:44:48’de, 24/01/2013 tarihinde saat 13:18:16’de, 24/01/2013 tarihinde saat 13:22:23’de, 24/01/2013 tarihinde saat 13:23:42’de ve
25/01/2013 tarihinde saat 11:49:43’de gerçekleştirilmesi itibarıyla) gerekse sanık …’nin olay yeri keşif ve gözlem ile hazırlık hareketlerine başladığı tarihler ile uyumlu olarak telefon görüşmeleri yaptığı, sanık …’nin diğer sanıkların amcasının oğlu olduğu, olay tarihinden geriye 1,5 – 2 aydır sanıklar … ve …ile görüşmediğini söylemesine rağmen …., ilçe merkezinde oturan maktul muhtarın köye geldiği zamanlara tekabül eder şekilde sanık … ile telefon görüşmeleri yaptığı, sanık …’nin sanıklar … ve…’ın evlerinin yakınında ve köyün alt tarafında bulunan soğan deposunu sabah – akşam kontrol etmek maksadıyla sürekli kullandığı güzergâh asfalt yol iken olay tarihinden yaklaşık 15 – 20 gün önceye tekâbül eden son zamanlarda maktul muhtarın evini çevreleyen ve olaydan önce kesilen çitin çevresindeki yolu kullanmaya başladığı, …’ne çıkmaz iken yine olaydan 15 – 20 gün önce köyü

ve olayın vuku bulduğu yeri rahatlıkla görebileceği hakim noktada bulunan …’ne gün aşırı sıklıkta çıktığı ve keşif yaptığı, keşifler neticesi pusuda beklenecek yerin, olayın nasıl ve ne şekilde gerçekleştirileceğinin, ateş edilme noktalarının, giriş ve kaçış esnasında kullanılacak güzergâhlarının ve olaydan sonra silah(lar)ın ne şekilde saklanacağını tespit ettiği, maktul muhtarın ev ve eklentisi tuvalet, soğan deposu, maktulün kardeşi ….,’e ait eski ev, garaj (soğan deposu) ve iki katlı ev olmak üzere binaların bulunduğu alanı çevreleyen ve yüksekliği 1 metre ile 2 metre arasında değişen tel çitlerin olay tarihinden 15 gün kadar önce üst kısımlarının iki ayrı noktadan kesilerek dikkat çekmemesi için yere yatırılmadığı, nitekim tel çitlerin kesildiği noktaların olay gecesi maktulün avlusuna giriş çıkış yapılırken kullanıldığı, söz konusu giriş kaçış güzergâhları üzerinde mevcut fizikî engellerin kaldırılmasına yönelik olarak hazırlık hareketlerine telefon görüşmeleri ile de uyumlu olacak şekilde 15 – 20 gün önce eş zamanlı olarak başlanıldığı, olay tarihinden bir gün önce sanık …’ın eşi …’yı çocukların karnesini almasını bile beklemeden …..,Köyü’ndeki kayınpederinin evine bırakarak uzaklaştırdığı ve olay gecesi rahat hareket edebileceği bir ortam oluşturduğu, olayın gerçekleşeceği günün akşamı saat 18.30 – 19.00 arasında aynı avluda evi bulunan sanık …’un annesini, eşini ve çocuklarını sıklıkla gidip gelmedikleri halde akrabalarına haber dahi vermeden …. İlçesi …. Köyü’ne götürmek suretiyle olay saatinde köyden ve evden uzaklaştırdığı, bu şekilde evde sanık …’ın olay öncesi hazırlık ve olay sonrası suç emarelerini gizlemesi bakımından rahat hareket edebileceği ortam temin ettiği, keşif ve gözlemlerden elde edilen tespitler doğrultusunda olay gecesi geniş kütleli ve tel çit ile aynı yükseklikte taş kütlesinin varlığı nedeni ile faillere gizlenme imkânı veren ve gece karanlığı koşulları bakımından görülemeyecekleri, buna karşın kendilerinin, aydınlatma lambalarının etkisi ile aydınlık olan ve eğim/konum itibarıyla fizikî engeli bulunmayan maktulün bulunduğu yerleri rahatlıkla takip edebilecekleri ve gözetleyebilecekleri nitelikleri taşıyan ortamda saat 19.00 – 22.30 arasında maktulün misafirlikten evine dönüşünü bekledikleri, maktulü birinci atışta göğüs bölgesinden vurduktan sonra vazgeçmeyip bir atış daha yaptıkları, patlamaması üzerine ilk atıştan bir süre sonra maktulün yanına karısı da geldiği hâlde yine vazgeçmeyip bu kez maktulün kafa bölgesine isabet eden atışın yapıldığı, maktulün av tüfeği iri saçma taneleri yaralanmalarına bağlı kafa kubbe, kafa kaide ve kosta kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması ile iç organ (akciğer, karaciğer) yaralanmalarından gelişen iç ve dış kanama nedenleriyle öldüğü, olay sırasında maktul ile aralarında 2,5 metre mesafe bulunan maktulün eşi katılan …’in, maktul hedef alınarak sıkılan silahtan kendisine isabet eden saçma taneleri sebebiyle sağ bacak lateralinde diz ekleminin 5 cm. üzerinde (sağ uylukta) giriş deliği bulunan çıkış deliği bulunmayan yumuşak doku seyirli ateşli silah yaralanması sebebiyle basit bir tıbbî müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

Sanık … hakkında azmettirme bakımından; sanık … ile ağabeyi … arasındaki ilişki incelendiğinde mallarının ve işlerinin ortak olduğu, dışarı işlerinin yürütülmesinin ve yönetiminin sanık … tarafından yapıldığı, tarım reformu uygulamasına bağlı tarım arazisi dağıtımı işlerine ilişkin talep ve başvurular ile sanık …’in ilgilendiği, maktul muhtar … ile sanık … arasında başgösteren husumette ve bu husumetin derinleşmesine yol açan müteakip adli olaylarda sanık …’in ağabeyi sanık … ile birlikte hareket ettiği, önemli konularda birbirlerinden bağımsız ve habersiz hareket etmedikleri sanık …’in olay öncesi plan ve hazırlık

aşamasında sanık … ile telefon görüşmelerini yapan, olay sırasında planı uygulama ortamını ayarlamak için aileyi köyden uzaklaştıran, adam öldürme olayından sonra da gerek tape içeriklerine yansıyan gerekse beyanlarla doğrulanan şekilde suç delillerinin ortaya çıkmasını engellemek için talimat, telkin ve yönlendirme yapan, kendisinin ve kardeşinin el svaplarında barut izi çıkma ihtimaline binaen çoban olan …’a kendisinin ve kardeşinin hayvan vurduğunu söylemesi için telkinde bulunan, av tüfeği ile adam öldürme olayının soruşturması kapsamında evinde yapılan aramada aracında bulunan av tüfeğini başka köye kaçırtan, aile bireyleri nezdinde karar alan, sözü dinlenen ve organize eden konuma sahip bulunduğu, sanık …’in de sanık … tarafından alınan kararlara itiraz etmeyerek onunla birlikte hareket ettiği, sanık …’in dahli olmadan diğer sanıkların bu işi organize ederek gerçekleştiremeyecekleri, nitekim olay öncesi diğer sanık … ile olan görüşmelerin sanık … tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla sanık …’un eyleme iştirakinin, azmettirme şeklinde olduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Sübut yönünden; suç tarihinde sanık …’ın evinde yapılan arama esnasında antre kısmında ahşap komedin çekmecesinde ele geçirilen plastik aksamı mavi renkli olan “12*12*12*12*” ibareli av fişeğinin kapsülü üzerinde ateşleme iğnesi izi bulunduğunun, 12 kalibrelik ve kapsülü üzerinde ateşleme iğne izi bulunan av fişeğinin, olay sonrası metal dedektörü ile yapılan aramada sanıklar … ve …’in konutlarına 70 – 80 metre mesafede bulunan ve sanık …’e ait olduğu tespit ve beyan edilen samanlık alanında ele geçirilen Delta marka “0218” seri numaralı av tüfeğinde kullanıldığının ve atış yapılmak istenmesine rağmen patlamadığının belirlendiği, ele geçirilen 1 adet 12 kalibre, CHEDDITE-12- ibareli av fişeği içerisinde bulunan av fişeği plastik tapası ile maktulün vurulduğu olay yerinden elde edilen suç konusu iki adet av fişeği plastik tapasının üzerinde bulunan “GUALANDI BOLOGNA” ibarelerinin benzerlik gösterdiğinin, ayrıca aynı kalibre, renk ve şekilde olduklarının uzmanlık raporları ile tespit edildiği, öte yandan sanık …’in beyanları ve tape içerikleri itibariyle ellerinde barut izi çıkma ihtimaline binaen kendisinin güvercin vurduğunu, kardeşi …’in de canavar vurduğunu söylemesi için çoban … ile görüştüğünü söylediği, olay yeri incelemesi esnasında olayın meydana geldiği maktule ait evin avlusunun etrafını çevreleyen ve iki ayrı noktadan kesilen bahçe teli istikametinden geldiği anlaşılan ayak izlerinin toprak yola inerek güneybatı istikametine doğru toprak yol üzerinden devam ettikleri, olay yeri inceleme ekibince toprak yol üzerinde bulunan ayakkabı izlerinin 7 – 8 – 9 – 10 – 11 ve 12 numaralı numaratörler ile numaralandırıldığı, tespit edilen son iz olan 10 numaralı ayakkabı izinin gidiş istikametinde yaklaşık 650 metre ileride sanıklar … ve …’in ikamet ettiği evlerin olduğunun, izlerin devam ettiği istikamette başka ev olmadığının görüldüğü, sanıklar … ve …’in evleri önünde 5 köpek bulunması, bunlardan 3 tanesi bağlı olsa bile akşamları 2 tanesinin serbest bırakıyor olmaları, bu köpeklerin saldırgan olmaları, yabancıya tepki verdiklerinin beyanlara da yansımış olması itibariyle yabancı kişilere hareket etme olanağı vermeyecek olmaları dikkate alındığında … ve …’in evlerine yakın mesafeye kadar devam eden ayakkabı izlerine rağmen köpeklerin tepki göstermemesinin olayda yabancı birisinin olmadığını gösterdiği, öte yandan söz konusu izlerin inceleme ve karşılaştırmalarına ilişkin uzmanlık raporu ile 11 numaralı sol ayakkabı izinin, … isimli şahsın evinde yapılan aramada bulunduğu belirtilen, iç kısmında “Kent” ibaresi bulunan, siyah renkli, 42 numara bağcıklı sol

ayakkabı ile oluşturulduğunun tespit edildiği, sanık …’in “olaydan sonra Mesutların evine nasıl gittiğimi sorunca ben de …’nin arkasındaki (……,’ın evinin arkasında kalan ilerisi araçlar için çıkmaz yol olan) yoldan olay sonrası saat 23.30 sıralarında geçerek gittiğimi söyledim. Ben o yoldan geçtiğimde tellerin kesildiği tepede emniyet almış jandarma görevlisi yoktu. … Dosya kapsamındaki olay yeri krokisine de baktım. Bahsedilen tellerin kesildiği tepeden aşağıya olaydan 10 gün kadar önce inip çıkıyordum. Eğer ayak izim kalmışsa bundan dolayı kalmış olabilir” ve “caminin yanını kullanarak hoca evinin yanından geçerek …’in evinin arkasındaki yolu baştan başa kullandım. Videolarda da çekilmişti. Patikadan inip …amcamın evinin önünden geçtim. …’ların evine vardım. Arada çakıl vardı. Karakol Komutanı ve … ben vardığımda oradaydı amcam ….., de oradaydı. Saat 23.30 civarı olmuştu.” şeklindeki ayakkabı izi ile patika yoldan baştan sona ayakkabı izleri olması gerektiğine yönelik savunmasının olay yerinden elde edilen izler ile uyumlu olmadığı, nitekim sanık …’in ayakkabısı ile örtüşen izin, patikadan itibaren gelmediğinin, …’nden indiğinin tespit edildiği, ayrıca sanığın aşamalardaki olay gecesi maktulün öldüğünü duyduktan sonra olay yerine gidip bir süre izlediği, … ile tartıştıktan sonra evine döndüğü, karısını olay ile ilgili bilgi almak için göndermeye çalıştığı, karısının gitmemesi üzerine evden çıktığı, …’in evine bu aşamada gittiği, …’in evine gittiğinde jandarmanın burada olduğunu gördüğü yönündeki savunmaları ile olaya ilişkin düzenlenen tutanak içerikleri dikkate alındığında sanık …’in evine gittiğinde jandarmanın olaya el koymuş, olay yeri çalışmaları başlatmış olduğundan bu aşamada ayakkabı izleri delillerin elde edildiği bölgeyi kullanmasının söz konusu olamayacağı, diğer yandan bir süre sonra karanlık nedeni ile çalışmalara ara verilmesinin ve sabah devam edilmesinin olay yeri çevresinde alınan güvenlik önlemlerinin kaldırılması anlamına gelmediği, karanlıkta gözden kaçmaması bakımından delil arama çalışmalarına ara verilmesini ifade ettiği, olayın şüphelileri olarak sanıklar … ve …’in evleri civarında başlatılan ve … İl Jandarma Komutanlığı’ndan temin edilen metal dedektörü kullanılarak yürütülen suç ve suç delillerinin aranması çalışmaları esnasında sanıklar … ve …’in evine 70 – 80 metre uzaklıkta ve sanık …’in atıl haldeki üzeri kabuk bağlamış samanlarının altında taze eşelenmiş görünümdeki kısımda Delta marka 0218 seri numaralı av tüfeği ele geçirilmesini müteakiben sanıkların Delta marka 0218 seri numaralı av tüfeğinin kendilerine ait olduğunu inkar ettikleri, bunun üzerine yapılan araştırma sonucu gerek sanık …’in evinin antre kısmında ahşap komedinin çekmecesinde ele geçirilen ve kapsülünde ateşleme iğnesi izi bulunan av fişeğinin bu tüfekten atılmak istendiğinin, ancak patlamadığının uzmanlık raporları ile tespit edilmesi, gerekse sanık …’in rızası ile jandarmaya teslim ettiği ve kayış kısmının sanıkların annesi … tarafından örüldüğü beyan edilen Üzümlü marka Superpoze tabir edilen av tüfeğinin askı kısmındaki kayış ile karşılaştırmasında fiziksel incelemeye göre: tüfeklerin her ikisinin askısı olarak kullanılan kayışlarının siyah renkli, eskimiş vaziyette ve 3 örgüden oluştuğunun, kimyasal analiz sonuçlarına göre: tüfeklerin her ikisinin benzer kimyasal yapı gruplarına sahip olduklarının uzmanlık raporları ile tespit edilmesi, ayrıca sürülerine çobanlık yapan ve aynı avludaki çoban odasında kalan …’ın da kendisinin 2012 yılı Ağustos – Kasım ayları arasında … ve …’in çobanlığını yaptığı, hayvanları otlattığı esnada … ve…’ın da zaman zaman hayvanlarla birlikte gittiğini, kendisine gösterilen (…’in samanlığında bulunan) resimdeki av tüfeğinin … ve …’e ait olduğu, hatta bu tüfeğin

kendisinin başlamadan önce de … ve …da olduğu, … ve …’in hayvanlarının yanında bulundukları sırada bu tüfek ile av yaptığı, …’in bu tüfekle bir defasında keklik vurduğunu gördüğü şeklinde uzmanlık raporları ile uyumlu beyanı karşısında sanık …’e ait olduğunun tespit edildiği, Delta marka 0218 seri numaralı av tüfeği ele geçirilmesini müteakiben jandarma tarafından kime ait olduğuna yönelik ifadelere başvurulduğu aşamada sanık …’in bu tüfeğin kendisine ait olmadığını belirterek inkar ederken bu arada jandarma araması esnasında can güvenliği nedeni ile teslim etmek istemediği başka bir av tüfeğin varlığından söz ettiği, bu konuda yapılan araştırmada olay akabinde yapılan jandarma araması esnasında sanık …’in aracında bulunan av tüfeğinin talimat vermesi üzerine karısı … tarafından önce bahçede saklandığının, sonrasında da sanık …’in olay saatinde yanlarında olduğuna ilişkin olarak jandarmaya ifade vermek için Gençali Köyü’ne gelen dayısı …’ın aracının bagajına konularak … İlçesi …Köyü’ne kaçırıldığının, …Köyü’ne götürüldükten sonra da saklanmak üzere …teyzelerinin kocası …’e verildiğinin ortaya çıktığı, her ne kadar sanık … aracındaki tüfeğin aramadan kaçırılma amacını can güvenliği için saklama olarak ifade etmiş ise de av tüfeği ile adam öldürme olayı nedeni ile yapılan bir soruşturmanın şüphelisi iken elinde bulunan tüm av tüfeklerini ve fişeklerini teslim ederek bu olay ile ilgisi bulunmadığını ispatlama yönünde hareket etme yerine, risk alarak ve eşi ile dayısını da sorumluluk altına sokarak av tüfeğini jandarmadan kaçırmak suretiyle başka bir köye götürülmesinin makul ve mantıklı bir davranış olmadığı gibi, elinde ruhsatsız bir tabanca ve av tezkeresiz bir av tüfeği mevcut olan bir kişinin, can güvenliğini tabanca ile sağlaması da mümkün ve müeyyide bakımından ruhsatsız tabanca bulundurma/taşıma daha ağır cezayı gerektirmekte iken, üstelik de piyasadan av tüfeği temin etmek daha kolay olduğu halde ruhsatsız tabancanın teslim edilmesine karşın av tüfeği ile adam öldürme suçunun soruşturmasına ilişkin arama esnasında av tüfeğinin gizlenmesinin ve kaçırılmasının ne hayatın olağan akışı ile ne de orta seviyede mantıklı ve makul insan davranışı ile bağdaşmadığı, ayrıca olay tarihinde kendilerini büyük bir tehdit altında görmekte iken 1 ay içerisinde henüz olayın failleri de bulunmamasına rağmen sanıklar ve aileleri yönünden bu tehdidin ne şekilde ortadan kalktığı ve karar değişikliğinin neye dayandığı hususunda makul bir neden de gösterilmediği, bu itibarla olaydan 1 ay sonra sanıkların can güvenliği bakımından farklı bir güvenceden söz etme imkanı bulunmadığı halde kolluktan gizlenen av tüfeğinin teslim edilmek istenmesi durumunda gizleme nedeninin can güvenliği olmadığının aşikar olduğu, bu koşullarda köy ortamından kaçırılan av tüfeğinin olayda kullanılması kuvvetle muhtemel olduğundan olaydan 1 ay sonra sanık tarafından rızaen getirilerek teslim edilen tüfek ile aynı olmasının beklenemeyeceği, ancak sanık …’in suç oluşturan emir ve talimatlarının dahi aile içinde yerine getirildiğinin, bu tüfeği ağabeyi ile birlikte kullandığından hem tüfeğin varlığından hem de teslim edilenler içinde bulunmadığından haberdar olduğu halde sanık …’in jandarma aramasından kaçırmasına itiraz etmediğinin, sanık … tarafından jandarmaya bu konuda bilgi verilinceye kadar da hiç birisinin resmi mercilere aktarmadığının anlaşılması karşısında bu olayın sanık …’in aile bireyleri üzerindeki hakimiyet, etkinlik ve yönlendiriciliğini vurgulaması ve teyit etmesi bakımından da önem arz ettiği, tanık …’ın 12.06.2014 günlü duruşmada ve tanık …’in aşamalarda ve keşif esnasında anlattığı üzere, sanık …’in, olay akabinde olay mahalline gelerek yakınındaki trafo önünden jandarmanın soruşturma çalışmalarını takip ettiği esnada maktulün yeğeni … tarafından fark edilerek

“Seyretmeye mi geldi, siktir git buradan” diye çıkışılması üzerine “Geç bile mi kaldı, yanınıza kâr mı kalacak sandınız, yiyemeyeceğiniz yarağın önünde niye duramadınız” şeklinde maktulü hedef alan ve maktule yönelik husumetini ortaya koyar tarzda hakaretamiz cümleler sarf ettiği, jandarma tarafından olay yerinden uzaklaştırılması üzerine evine gittiğinde eşini ve yengesini olay yerine göndererek bilgi almaya çalıştığı, onların gitmek istememesi üzerine de karısına tuvalete gideceğini söyleyerek yanından ayrıldıktan sonra ertesi gün saat 15.00 sıralarında eve döndüğü, bu süre zarfında sanık …’in evine gittiği, sanıklar … ve …’in ifade vermek üzere jandarma ile evden ayrılmalarından sonra da … ile oturarak diğer sanıkların eve dönüşlerini beklediği, eve döndüğünde eşine ……’e gittiğini söylediği, sanık ……’in olay tarihinde sanık … ile hiç karşılaşmadıklarını ve kendisine uğramadığını ifade ettiği, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 25/26.01.2013 gecesi Ay’ın durumu bakımından olay tarih ve saatine göre aynı koşullara tekabül eden koşulları haiz 25/26.02.2021 gecesi saat 23.25 itibariyle Adli Tıp Uzmanı – Balistik Uzmanı ve Harita Mühendisi bilirkişi kurulu refakate alınarak mahallinde mağdure/katılan …, tanıklar …, …, … ve … ‘in katılımı ile mağdure/katılan …’in ve tanıkların anlatımlarının denetimine olanak verecek biçimde mağdurenin/katılanın bulunduğu yerden maktule ateş edilen noktadaki sanıkları görüp göremeyeceğinin, konuşma seslerini duyup duyamayacağının, bu mesafeden daha önceden tanıdığı sanıkları fiziki özellikleriyle teşhis edip edemeyeceğinin tespitine yönelik temsili ve tatbiki keşif icra edilerek beyana dayalı delillerin denetlendiği tespit edilmiştir.

Bozma ilâmının gereği olarak; keşif uygulamasına dayalı tespit ve gözlemler ile uzman bilirkişi kurul kök ve ek raporları ile tespit edilen tıbbi ve teknik veriler itibarıyla olaya konu mahalde uygulamalı biçimde icra olunan tatbiki keşifte katılan …’e farklı şahısların da ayrı ayrı keşfe katılımları sağlanarak yaptırılan teşhis ve ses tanımlama işlemi sürecinde katılanın hiç bir müdahale olmaksızın ve de yönlendirme oluşturabilecek fiziki davranış bulunmaksızın kendi doğallığı (spontane durum) içerisinde iç muhasebesine dayalı sonuç- yargıyı ortaya koyacak bir şekilde sanık …’i teşhis ettiği, buna ilişkin gözlemin Mahkeme tarafından; “Katılan …’in tatbiki şekilde kaçan olayı gerçekleştiren şüpheli şahsa ilişkin yer itibarıyla aradaki mesafenin 15 metre oluşu ile gökyüzünde dolunayın çok net oluşu hava şartlarının müsait olmasına göre şüpheli şahsı bulunduğu yerden görebildiği, bulunduğu yerin şüpheli şahsın sesini duyabileceği bir mesafede olduğu ve daha öncesinden tanıdığı bir kişiyi ziyadesi ile tanıyabilecek bir konumda olduğu” şeklinde keşif tutanağına derc edildiği, maktul ile sanık …’in katılan …’in beyanlarında geçtiği şekilde paytak yürüyüşü olan ve kollarını hareket ettirme biçimine göre de yürüyüşüne telaş kattığında kelebek hareket biçimine özgü bir vücut hareketi ile yürüyüş yaptığı, bu kabil bir görünümün, dolunay ortamında ay ışığının verdiği aydınlığa göre hem teşhisi kolaylaştırdığı hem de unutulmaz bir görünümü de ortaya koyduğu da dikkate alındığında katılan …’in keşif mahallinde olay gecesi kaçarken gördüğü bir tek şahsın daha önceden tanıyıp bildiği … olduğuna, onu hem paytak ve telaşlı yürüyüşünden hem de sesinden tanıdığına, aynı avlu içerisinde bulunan …’in garajının – soğanlık deposunun üst kısmında kısa boylu paytak yürüyen kişinin …’in evi ile sınır olan tellerin bulunduğu tarafta maktulün evinin avlusunun içinde iken gördüğüne ve “Haydi aga gidelim!” dediğini duyduğuna,

sanık …’in bina köşesine doğru kaçarak gözden kaybolması akabinde ikinci el atış yapıldığına yönelik keşif esnasındaki teşhise dayalı ve somut deliller ile çelişmeyen ifadesinin hukuken itibar edilir değerde olduğu, yine katılan …’in ve tanık …’in ikinci atış bakımından …’ın garajının (soğan deposunun) çatı kısmından ateş edildiğine yönelik beyanlarının hukuken itibar edilir değerde olduğu, tanık …’in 26/01/2013 günlü kolluk ifadesinde karanlık nedeni ile teşhis edememekle birlikte evin üst tarafında …’ e ait evin arasından iki kişinin tepeye doğru koştuklarını gördüğü şeklindeki anlatımının da katılan …’in anlatımlarını doğruladığı, katılanın beyanına ve yer göstermesine göre araçlarının olay günü evlerinin önünde ve eve paralel vaziyette park halinde iken, tuvaletten çıktığı için kendisinin evin sol tarafında bulunan lavaboda ve lavaboya doğru dönük, eşinin ise sağ tarafında ve aracın kaput bölümünün ön tarafında konumda iken …’e ait soğan deposunun yan tarafında …’i gördüğünü ve o noktadan ikinci kez ateş edildiğinde kendisinin de sağ bacağından vurulduğu göz önünde bulundurularak yapılan ölçümde maktul … ile katılan … arasındaki mesafenin yaklaşık 2,15 metre, katılan …’in sanık …’i gördüğünü beyan ettiği yer ile arasındaki mesafenin 16,30 metre, maktul … ile …’in soğan deposunun çatı kısmı arasındaki mesafenin 31,20 metre, … ile …’in soğan deposunun çatı kısmı arasındaki mesafenin 33,10 metre, maktul … ile …’nde bulunan kaya arasındaki mesafenin 42,50 metre, kaya ile lavabo arasındaki mesafenin 44 metre, kaya ile araç arasındaki mesafenin 41 metre olarak ölçüldüğü, maktul …’in vücudundaki 3 (üç) adet, katılan …’in vücudunda 1 (bir) adet, maktulün evinin giriş kapısının sol duvar köşesindeki 2 (iki) adet, evin sol duvarındaki pencere sol alt kısmındaki 4 (dört) adet saçma giriş izleri olarak değerlendirilen giriş delikleri ve evin önünde yerde kanıt olarak bulunan deforme saçma tanesi dikkate alındığında toplamda 11 (on bir) adet iri saçma tanesinin bulunduğu, bunun da iri saçma tanesi içeren av fişeği ile en az 2 (iki) atış yapılması ile mümkün olduğu, yine olay yerinde bulunan iki adet av fişeği plastik tapasının bulunduğundan olayda en az iki kez atış yapıldığını gösterdiği, maktul … ile katılan … arasındaki mesafenin 2,15 metreden daha kısa olması halinde karşıdan yapılan tek bir atış ile ya da 2,15 metre olsa bile maktul … ve katılan …’i aynı hizadan görecek şekilde yapılan tek bir atış ile vurulmalarının mümkün olduğu, katılan …’in maktulün eliyle tuvaletten geldiği tarafı yani sanıklar … ve …’in evlerini işaret ettiği şeklindeki anlatımı bakımından otopsi bulgularına göre, maktulün yaralanma sonrası erken dönemde kol/el/parmak hareketlerini kısıtlayabilecek/engelleyebilecek ilgili beyin alanında (hareket fonksiyonundan sorumlu beyin bölgesi olan primer motor korteks) herhangi bir hasar bulunmaması sebebiyle maktulün eliyle bir yeri işaret edebilmesinin tıbben mümkün olduğu, yine katılan …’in maktulün “Beni vurdular …” ve tanık …’in “… abi beni vurdular” dediği şeklindeki anlatımları bakımından otopside, maktulün beyin sağ hemisferi ön kısmındaki yaralanma nedeniyle Broca konuşma alanı olarak bilinen alanın hasarlanma ihtimalinin olmakla beraber beyin dokusunun geri kalan kısımlarında belirgin bir hasardan bahsedilmediğinden maktulün bu konuşmaları yapmasının tıbben mümkün olduğu hususları dosya kapsamına temin edilen deliller ile sabit olmakla sanık …’un azmettirdiği nitelikli kasten öldürme eyleminin, sanıklar …ve …tarafından fikir ve eylem birliği içinde hareketle gerçekleştirildiğinin sabit görüldüğü belirlenmiştir.

2. Sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.

3. Katılan … her aşamada tutarlı anlatımlarda bulunmuştur.

4. Tanık beyanları soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tespit olunmuştur.

5. Mahkemece mahallinde icra edilen keşif tutanağı ve buna istinaden tanzim olunan bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Olay yeri inceleme tutanağının tanzim edildiği ve usûlüne uygun arama ve el koyma işlemlerinin yapıldığı ve arama aranma kayıtlarını gösterir HTS raporlarının celp olunduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti yoluna gidildiği saptanmıştır.

7. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi Başkanlığınca tanzim olunan, 19.04.2013 tarihli otopsi raporunda;
“Kişinin ölümünün ateşli silah (av tüfeği iri saçma taneleri) yaralanmalarına bağlı kafa kubbe, kaide ve kot kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması ile iç organ delinmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, Kişinin vücudunda 4(dört) adet av tüfeği iri saçma tanesine ait giriş yarası tespit edilmiş olup yapılan incelemede haricen 2 no’da tarif edilen yaradan giren iri saçma tanesinin 3 no’da tarif edilen yaradan çıkmış olup haricen 4 no’da tarif edilen yaradan tekrar vücuda giriş yapmış olduğunun değerlendirildiği, haricen 1 ve 2 no’da tarif edilen yaralardan giren iri saçma tanelerinin beyin doku harabiyeti ve kanaması ile iç organ yaralanmalarına neden oldukları, her bir saçma tanesinin oluşturduğu yaralanmanın müstakilen ve müştereken öldürücü mahiyette olduğu, haricen 5 no’da tarif edilen yaradan giren iri saçma tanesinin cilt, cilt altı, kas ve yumuşak doku seyirli olup oluşturduğu yaralanmanın öldürücü mahiyette olmadığı, Haricen tarif edilen saçma tanelerine ait giriş yaraları dağılım özelliklerine, lokalizasyonlarına ve vücuttaki trajelerine göre değerlendirildiğinde, mevcut yaraların av tüfeği ile yapılan tek bir atış ile husulünün mümkün olabileceği gibi yapılan birden fazla atış ile de husulünün mümkün olduğu, Haricen 1 no’da tarif edilen giriş yarası cilt-ciltaltı bulgularına göre değerlendirildiğinde ve tüm giriş yaralarının tek bir atışa ait olduğunun kabulü halinde; yapılan atışın toplu giriş mesafesi dışından uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu, haricen 2 ve 5 no’da tarif edilen diğer giriş yaralarının farklı atış veya atışlara ait olduğunun kabulü halinde ise yapılan atış veya atışların toplu giriş mesafesi dışından yapılmış olup saçma tanelerinin vücutta elbiseli bölgeye isabet etmiş olduğu, kesin atış mesafesinin tespiti isteniyor ise kişinin olay sırasında üzerinde bulunan delik ihtiva eden giysilerinin tetkikinin gerekeceği, Cesetten otopsi sırasında elde edilen ve üç ayrı kap içerisinde alınan toplam 3(üç) adet deforme yuvarlak iri saçma tanesi ile bu iri saçma tanelerinden birine ait giriş defekti etrafından alınan iri saçma tanesinden parçalanarak ayrılmış iki adet küçük şekilsiz ve düzensiz yapılı ileri derecede deforme 0.2 cm.’lik ve 0.7 cm.’lik saçma tanesi parçaları elde edildiği”
Görüşü açıklanmıştır.

8. Sanıklar …ve…’nin eylemleri neticesinde katılan …’te meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 22.02.2022 tarihli; “Sağ bacak lateralinde diz ekleminin 5 cm. üzerinde (sağ uylukta) kurşun giriş deliği olduğu, kurşun çıkış deliği görülmediği, kemik kırığı tariflenmediği, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,” görüşlerini içerir adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

9. Sanık …’ye ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
10. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Sanık … Aleyhine Temyiz İsteği Yönünden
Katılan … vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.05.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar …ve …Müdafilerinin Nitelikli Kasten Öldürme Suçuna İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek mahallinde uygulamalı şekilde icra edilen keşif incelemesi, bu sırada Mahkemece yapılan ve tutanağa geçirilen gözlemler, katılan ve tanıkların beyanları, arama ve el koyma işlemleri, HTS kayıtları, olay yeri inceleme raporu karşısında sanık …’ye ait Kent marka ayakkabı izinin olay yerinde tespit edildiği, ayak izlerinin sanığın evine doğru gittiğinin ve o tarafta başkaca bir konutun bulunmadığının belirlendiği, sanık … yönünden ise katılan …’in her aşamada istikrarlı bir şekilde, sanık …’ı uzun yıllardır tanıdığını, maktulün vurulmasından sonra sanığın; “Haydi aga gidelim.” dediğini işittiğini ve sanık …’ı sesinden tanıdığını, ayrıca adı geçen sanığın kendine özgü bir yürüyüş tarzının bulunduğunu, olay yerinden ayrıldığını gördüğü kişinin, yürüyüşünden sanık … olduğunu anladığını ifade ettiği, Mahkemece mahallinde yapılan keşifte katılan …’e tekrar teşhis işleminin yaptırıldığı ve katılanın, yine sanığı teşhis ettiği, ayrıca Mahkemece sanık …’ın kendine özgü yürüyüş tarzına sahip olduğunun gözlemlendiği anlaşılmakla, Mahkemece dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar olunmayarak yargılama konusu nitelikli kasten öldürme suçlarının sabit olduğunun kabulü ile sanıklar …ve …haklarında mahkûmiyet kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle

uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar …ve …müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C. Sanıklar …ve …Müdafilerinin Olası Kastla Yaralama Suçuna İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
1. Sanıkların, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında kalan ve üst sınırı beş yıldan az hapis cezası olan yargılama konusu eylemlerini 25.01.2013 tarihinde işledikleri, aynı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
Hükmüne yer verildiği belirlenmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir. Sanıklar hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

3. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; sanıkların yargılama konusu eylemleri yönünden zamanaşımını kesen son işlemin, 12.09.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu, bu tarihten bozma sonrası hüküm tarihine kadar zamanaşımını kesen ya da durduran herhangi bir nedenin bulunmadığı, sanıkların savunmalarının tespit edildiği 12.09.2013 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımının hükümden önce, 12.09.2021 tarihinde dolduğu, bu itibarla adı geçen sanıklar hakkında olası kastla yaralama suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen olağan zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

D. Sanık … Müdafiinin Nitelikli Kasten Öldürme Suçuna Azmettirme Eylemine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamına ve özellikle de iletişimin tespitine dair kayıtlar ile sanık ve diğer sanıkların aksi kanıtlanamayan beyanlarına göre sanık …’un, …ve…’yi maktulün öldürülmesi konusunda talimat vererek azmettirdiğine ilişkin şüphe sınırlarını aşan, kesin ve inandırıcı kanıta rastlanmadığı, ancak;

Sanıkların daha önceden çobanlığını yapan tanık …’in beyanında, İlhami’ye ait samanlıkta bulunan ve kendisine gösterilen av tüfeğinin … ve…’a ait olduğunu, bu silahı daha önce avda kullanırken gördüğünü ifade etmesi, …’un ise bu tüfeğin kendilerine ait olmadığını, avda bir başka tüfek kullandığını beyan ettiği, ancak bu tüfeğin ele geçmediği, çünkü sanığın eşi Fatma’nın bu tüfeği önce bahçeye sakladığı, sonra dayısı …’e ait aracın bagajına konularak …., Köyüne götürüldüğü ve tüfeğin akıbetinin belli olmadığı, bu itibarla sanık …’un, suçun işlenmesi kullanılan araçları sağlamak ve işlenmesinden sonra suç delillerinin yok edilmesine yönelik hareketlerde bulunmak suretiyle eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde azmettiren sıfatıyla suça iştirak ettiğinin kabulü ile buna göre uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan … Vekilinin Sanık … Aleyhine Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle, katılan … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar …ve …Müdafilerinin Nitelikli Kasten Öldürme Suçuna İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2019/49 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararında sanıklar …ve …müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar …ve …müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Sanıklar …ve …hakkında kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçlarından hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
C. Sanıklar …ve …Müdafilerinin Olası Kastla Yaralama Suçuna İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2019/49 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar …ve …müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık … Müdafiinin Nitelikli Kasten Öldürme Suçuna Azmettirme Eylemine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) paragrafında açıklanan nedenle, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2019/49 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.

22.02.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …..,’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, …, … müdafiileri, Av. …, Av. …, Av. …, Av. …’in yokluklarında 23.02.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.