YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7907
KARAR NO : 2023/110
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmek, Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 Tarihli ve 2020/108 Esas, 2020/152 Karar Sayılı Kararı
1. Akrabayı kasten öldürmek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/2494 Esas -2670 Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiileri, katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek;
“A-Sanık …’in olaydan sonra kaçtığı süre içerisinde evinde kaldığını ve olayı kendisine anlattığını bildirdiği Haydar Kurt isimli şahsın oğlunun, sanığın olayı kendisine ne şekilde anlattığına ve bu kapsamda olayın çıkış sebebine ilişkin tanık olarak beyanının alınması gerekirken, söz konusu tanığın kovuşturma aşamasında dinlenmemesi suretiyle CMK’nin 210/1 ve 217. maddelerine aykırı davranılması,
B-Kabul ve uygulamaya göre;
1-Sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde TCK’nin 62. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın ”12 yıl 6 ay” yerine ”12 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesi,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümlerde sanığın isminin ”… Genç” olarak gösterilmesi,
3-Hüküm fıkrasının (B-1) bendinde …’in ”mağdur” yerine ”maktul” olarak gösterilmesi,
4-Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1072 Esas, 2019/669 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda öngörülen denetim süresi içerisinde suç işlediği kabul edilmesine rağmen, Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmemesi,
5-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 13/12/2019 tarih, 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, 6284 sayılı Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada, söz konusu Kanun’un 20/2 maddesine göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkının bulunduğu, ancak, yargılamayı yürüten Mahkemenin, söz konusu Kuruma davayı ihbar etme zorunluluğunun bulunmadığı, CMK’nin 237 ve devamı maddelerinde düzenlenen kamu davasına katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının, bu davalarda ilgili Kurum için aranmadığı, Kurumun davaya katılmasının, Devletin, Anayasa’dan kaynaklanan ailenin korunması görevinin bir parçası olup, kamu görevi niteliği taşıması nedeniyle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, nitekim Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 21/02/2019 tarih, 2018/7458 Esas, 2019/7439 Karar ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 12/03/2020 tarih, 2019/8522 Esas, 2020/5314 Karar sayılı içtihatlarının da aynı yönde olduğu dikkate alındığında, katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
6-Adlî emanetin 2020/179 sırasında kayıtlı 1 Adet Ağzı kapalı KPLE- 2018-066212 barkod numaralı delil poşeti içerisinde bulunan ikamet genç odası zemin üzerinden alınan şüpheli leke ve ikâmet giriş hol zemini üzerinden alınan şüpheli lekenin karar kesinleştiğinde imhası yerine dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi,
7-Sanık … hakkında suçluyu kayırma suçundan kurulan hükümde TCK’nin 22/6 maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi, ”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 Tarihli Ve 2021/242 Esas 2021/271 Karar Sayılı Kararı
1. Akrabayı kasten öldürmek suçundan 5237 sayılı Kanun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
D. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.03.2022 Tarihli Ve 2022/1096 Esas, 2022/1253 Karar Sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi birinci fıkrası (h) bendi uyarınca katılan Kurum lehine vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan temel cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında takdirî indirim hükümleri uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç kastı bulunmadığına,
2. Sanığın maktule yönelik eylemlerinde meşru savunmanın şartlarının oluştuğuna,
3. Sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle daha fazla indirim uygulanması gerektiğine,
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile olay tarihinde 17 yaşında olan mağdurun sanığın çocukları oldukları ve aynı evde ikamet ettikleri, suç tarihinde Patnos ilçesi Vatan Caddesine bağlı 188 sokak üzerindeki ikametlerinde bulundukları sırada tartışma yaşadıkları, tartışma neticesinde sanığın ele geçirilemeyen ateşli silahla olay yeri krokisinde belirtildiği üzere ikametin genç odası olarak tabir edilen kısmında maktul ve mağduru hedef alarak ateş ettiği, maktulün vurularak yere düştüğü ve olay sonucunda hayatını kaybettiği, mağdurun ise göğüs ve kol kısmına kurşun isabeti sonucu yaralanarak olay yerinden kaçtığı ve ikametlerinin yakınında bulunan fırına sığındığı, sanığın ise elinde silahla mağdurun peşinden gittiği ve fırının önüne kadar geldiği ancak çevredekilerin araya girmesi neticesinde geri dönerek olay yerinden kaçtığı, sanığın bir süre kaçarak saklandığı ve 30.01.2020 tarihinde … ilinde yakalandığı, maktule karşı nitelikli kasten öldürme, mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık boğuşma esnasında farkında olmadan silahın ateş alması ile maktulün yaralanıp öldüğünü belirtmiş ise de; adlî tıp kurumu raporunda Sağ çene ramusta ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği, Sağ ön aksiller hat ile 5. kot kesişim hizasında ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği, Sol orta aksiller hat ile 3. İnterkostal aralık kesişim hizasıda ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği, Sol arka aksiller hat ile kol altı kesişim hizasında ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği, mağdurun soruşturma aşamasında avukat huzurunda alınan ifadesinde sanığın maktulü hedef alarak 3 defa ateş ettiğini belirttiği, adlî tıp kurumu raporunda belirtilen mermi giriş ve çıkışlarının göz önünde bulundurulduğunda boğuşma esnasında maktulün değişik yerlerine birden fazla kez silah ile yaralanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın birden fazla kez ateş ettiği ve hedef alınan bölgede dikkate alındığında sanığın eyleminin kızı olan maktulü bilerek ve isteyerek öldürdüğü sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Haksız tahrik yönünden yapılan değerlendirmede, maktulün uyuşturucu bağımlısı olduğu, bağımlılığından kaynaklı aile içerisinde sürekli tartışmaların yaşandığı, bu hususun mağdur ve sanığın
eşi müşteki Semra’nın beyanları ile sabit olduğu ,sanığın eylemlerinin haksız tahrik altında gerçekleştiği ve bu haliyle sanık hakkında gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçları kabul etmemektedir.
3. Mağdurun beyanları dosyada mevcuttur.
4. Maktulün ölüm sebebine ilişkin Erzurum Adli Tıp Grup Başkanlığının 09.04.2020 tarihli
“Sağ çene ramusta ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği,
Sağ ön aksiller hat ile 5. kot kesişim hizasında ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği,
Sol orta aksiller hat ile 3. İnterkostal aralık kesişim hizasıda ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği,
Sol arka aksiller hat ile kol altı kesişim hizasında ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği görüldü.
Sol kol ve ön kolda paralel seyirli nedbeler, sağ uyluk medialde, sağ kruris medialde, sol kruris ön yüzde yeşil renkli ekimoz, her iki ingunial bölgede iğne izleri görüldü.
-Harici muayenede 1 no’da tarif edilen yerden; sağ çene köşesinden vücuda giren ateşli silah mermi çekirdeğinin, 5. ve 6. boyun omurlarında parçalı kırık oluşturarak, harici muayenede 4 no’da tarif edilen yerden, sol arka koltuk altı çizgisinden vücudu terk ettiği, Harici muayenede 2 no’da tarif edilen yerden; sağ ön koltuk altı çizgisinden 5. kaburgayı kırarak sağ göğüs boşluğuna giren ateşli silah mermi çekirdeğinin, sağ akciğer, kalp ve sol akciğeri kat ederek, harici muayenede 3 no’da tarif edilen yerden, sol orta koltuk altı çizgisinden vücudu terk ettiği; her iki yerden (1 ve 2) giren ateşli silah mermi çekirdeğine bağlı yaralanmaların ayrı ayrı ve birlikte ölüm meydana getirir nitelikte oldukları,” şeklinde görüş belirten rapor dosya kapsamında yer almaktadır.
5. Erzurum Adlî Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nin 20.03.2020 tarihli raporunda ” Kanda; Alkol (Metanol,Etanol) bulunmadığını, Birinci Çalışma; Sistematiğimizdeki maddelerden (14,8 ng/mL) Metamfetamin bulunduğunu, İkinci Çalışma; (15,9 ng/mL) Metamfetamin bulunduğunu, İdrarda; Sistematiğimizdeki maddelerden Metamfetamin bulunduğunu bildirir rapordur” şeklinde kayıtlıdır.
6. Mağdurun yaralanmasına ilişkin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30.12.2020 tarihli raporda;
“Kişi hakkında düzenlenmiş Patnos Devlet Hastanesinin bila tarih, 97 sayılı genel adli muayene raporunda; ateşli silah yaralanması nedeniyle başvurduğu, ambulans ile getirildiği, gelişinde bilinç açık olup iletişim kurmadığı, giriş deliğinin yüksek olasılıkla sağ memeden olup sağ memenin lateralinden çıkış deliği olduğu, kolda giriş-çıkış deliğiyle uyumlu lezyonu bulunduğu, 4 ekstremitenin hareketli olup motor defisiti olmadığı,
… Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11.01.2020 tarihli epikriz raporunda; hastanın kurşunlanma ile geldiği, sağ humerusta giriş ve çıkışla uyumlu 2 adet delik, sağ memede de giriş ve çıkışla uyumlu yarası bulunduğu, sağ akciğerdeki kontüzyonu için Göğüs Cerrahi Bölümü ile görüşüldüğü, vitallerinin stabil, batın rahat olduğu, sağ meme medialde saat 3 hizasında 3-4 mm’lik tahmini kurşun giriş deliği, saat 9 hizasında 2 cm’lik tahmini kurşun çıkış deliği olduğu, kolda da kurşun
giriş çıkışı olduğu, tomografide akciğerde kontüzyon bulunduğu, memede de cilt altı kurşuna bağlı amfizemi olduğu, herhangi bir kırık veya çıkıktan bahsedilmediği,
… Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11.01.2020 tarihli tomografisinde; sağ akciğer üst lob anteriorda parankimal kontüzyon alanları olduğu kayıtlıdır.
SONUÇ:
Kişinin mevcut olaya bağlı oluşan yaralanmasının;
– Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
– Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
-Vücudunda kemik kırığına neden OLMADIĞI,
-Yüzünde sabit ize neden OLMADIĞI,
– Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda şahsın bizzat tarafımıza müracaatı ve tarafımızca muayenesi sonrasında değerlendirme yapılabileceği kanaatini bildirir kati rapordur.” şeklinde görüş belirtilmiştir.
7. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden tanzim edilen 11.01.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu, sanığın suçta kullandığı silahın ve olay yerinden elde edilen kovanların incelendiği Erzurum … Polis Kriminal Laboratuvar Amirliğince tanzim olunan BLS-20-00187 uzmanlık numaralı raporu, atış mesafesinin tespitine ve alınan svapların incelenmesine yönelik Erzurum … Polis Kriminal Laboratuvar Amirliğince tanzim olunan KİM-20-00180 tarihli uzmanlık raporu, kamera izleme tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Teşebbüs İndirimi
Sanığın eylemi neticesinde mağdurun göğüs ve kol bölgesine isabet alan mermiler nedeniyle yaralandığı, göğüs bölgesinde yer alan yaralanmasnın hayati tehlikeye neden olduğu anlaşılmakla, meydana gelen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama karşısında meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak ağrılaştırılmış müebbet hapis cezası için 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Takdirî indirim
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin
sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu olup olmadığı, yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sabıkasız olan ve duruşma tutanaklarına
yansıyan olumsuz tavrı bulunmayan sanık hakkında Mahkemece; “Sanığın duruşmadaki hal ve tavrı, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmasına karar verilmesi karşısında, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Kurum Vekilinin ve Sanık Müdafiinin Haksız Tahrike Yönelik Temyiz Sebepleri
Haksız Tahrik
Uyuşturucu bağımlısı olan maktul ile babası sanık arasında bu nedenle çıkan tartışmada maktulün, sanığa hakaret etmesi üzerine duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında maktule yönelik suçu işlediği anlaşılmakla nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümde asgari sınırda haksız tahrik indirimi uygulamasında, olay sırasında mağdurdan sanığa yönelik haksız bir eylemin bulunmadığı kabul edilerek nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulamamasında, bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Kastı
Sanığın soruşturma aşamalarında alınan beyanlarında maktule yönelik doğrudan ateş ettiğini kabul ettiği, mağdurun soruşturma aşamalarında alınan beyanlarında sanığın maktule ve kendisine ateş ettiğine ilişkin beyanları, maktul ve mağdurun vücudunda yer alan yaralanmaların yeri ve niteliği, kamera kayıtlarının incelenmesine ilişkin tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktule yönelik kasten öldürme mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs kastıyla hareket ettiği anlaşılmıştır.
2. Meşru Savunma
Maktul ve mağdurdan sanığa yönelik sürmekte olan bir saldırı bulunmadığı gibi vuku bulmuş saldırının o an için tekrarının da muhakkak olmadığı, bu itibarla meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının bulunmadığı, anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/1096 Esas, 2022/1253 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.