YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7914
KARAR NO : 2023/116
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2020/136 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2022/464 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
2. Eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine,
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı hareketle yetersiz gerekçeyle
4. Delillerin usûle uygun toplanmadığına, delilin tahkikinde hata edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün bir süredir aynı evde birlikte yaşadıkları ve sevgili oldukları, maktulün sanık tarafından şiddete maruz kalması ve dövülmesi nedeniyle ülkesine dönmeye karar verdiği, olay günü evde tartıştıkları, ardından sanığın mutfağa geçerek yemek yapmaya başladığı, maktulün de peşinden gelmesi ile tekrar tartışma çıktığı, tarafların komşuları tanıklar S.Ö. ve K.Ö.’nün “…!” şeklinde sesler duydukları, sanığın, maktulü göğüs bölgesinden tek bıçak darbesiyle kasten öldürdüğü anlaşılmakla buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden; sanığın, bıçağı etkili vücut bölgesine vurması ve ölüm neticesinin gerçekleşmesi ile eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğu, olası kast ya da neticesi sebebi ile ağırlaşmış kasten yaralama olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
2. Sanığın suçunu inkar ettiği anlaşılmıştır.
3. Tanıklar …..,….,…,…,…, ….,…., ….,…. ve ………’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 28.01.2020 tarihli, olayda kullanılan bıçağın sap kısmında sanık ve maktulün Otomozal-STR-DNA profillerinin tespit edildiğine ilişkin raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 24.02.2020 tarihli otopsi raporu dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sübut Yönünden
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de tanıkların anlatımları, otopsi raporu, sanığın olayın oluşa ve sonrasına ilişkin çelişkili beyanları, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporu, dikkate alındığında; sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hukuka Aykırı Deliller Yönünden
Mahkemece hükme esas alınan delillerin usul ve kanuna uygun elde edildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Delillerin Değerlendirilmesi Yönünden
Tanıkların olayda tarafsız bulunduğu ve görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları, tanık beyanları arasında çelişki olmadığı, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 28.01.2020 tarihli, olayda kullanılan bıçağın sap kısmında sanık ve maktulün Otomozal-STR-DNA profillerinin tespit edildiğine ilişkin raporunun dosyaya alındığı anlaşıldığından mahkemece bu delillere itibar edilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
D. Eksik İnceleme ve Gerekçe Yönünden
Mahkemece sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasına tekemmül ettirildiği, kararın objektif bulgulara dayandırıldığı, denetime imkan verecek şekilde gerekçe gösterildiğinden, inceleme konusu hükümde bu sübuta dayalı bir hukuki aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2022 /464 Esas, 2022 /505 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 gününde karar verildi.