YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7942
KARAR NO : 2023/40
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Eşe karşı kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/415 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/1223 Esas, 2022/1007 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, katılan kurum lehine vekalet ücreti yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eyleminin canavarca ve tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğuna,
2. Suç vasfına,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Cezaî ehliyete dair alınan raporların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezaî ehliyeti bulunmadığına,
2. Sanığın suçu tahrik altında işlediğine,
3. Takdirî indirim hükümlerinin gerekçesiz uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün 2003 yılından bu yana evli olup 2 çocuklarının bulunduğu, çiftin evlilik içinde yaşanabilecek sorunlar dışında sorunlarının bulunmadığı, son yıllarda sanığın iş değişikliği, ekonomik sorunlar gibi nedenlerde sıkıntılar yaşamaya başladığı, bu durumu eşine yansıttığı, eşi ile kıskançlık nedeniyle son yıllarda artan tartışmalar yaşadığı, sanığın, sürekli eşinden şüphelendiği, maktulun durumdan rahatsız olup boşanmaya karar verdiği, olay tarihinde sanık ile maktulün konuşmak için bir arada oldukları sırada sanığın, eşi olan maktulü 21 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın ikrar içeren savunması,
3. Maktulün telefonunda yapılan inceleme dayalı hazırlanan bilirkişi raporu,
4. Tanıklar Z.A, E. Ş, A.N.Ş nin anlatımları,
5. Sanığın ruh sağlığının bozulduğu iddiaları kapsamında; Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 10.03.2021, Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 26.03.2021, Adlî Tıp 1. Üst Kurulunun 07.09.2021 tarihli raporlarında sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair raporları, dosya arasında bulunmaktadır.
Maktulden kaynaklanan haksız eylem tespit edilmediğinden haksız tahrik hükümlerinin, sanığın fiilden sonraki davranışlarından herhangi bir pişmanlığının gözlemlenmemesi nedeniyle takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
Sanığın resmi nikahlı eşine karşı kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilmiştir.
Tanıklar Z.A, E.Ş beyanları, Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Grup Başkanlığının 26.11.2020 tarihli otopsi raporu, 01.12.2020 tarihli maktulün telefonunda yapılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmemesi hususu dışında bir isabetsizlik görülmediği, bu eksikliğin Bölge Adliye Mahkemesinin tarafından düzeltildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Eylemin Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Kasten Öldürme Suçunu oluşturduğuna dair temyiz istemleri yönünden;
1. Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.04.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/144
Karar sayılı kararı, 26.06.2012 tarihli ve 2012/67 Esas, 2012/258 Karar sayılı kararı, 12.06.2012 tarihli ve 2012/560 Esas, 2012/227 Karar sayılı kararı, 25.01.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararı, 16.02.2010 tarihli ve 2010/251 Esas, 2010/25 Karar sayılı kararı, 02.02.2010 tarihli ve 2010/239 Esas, 2010/14 Karar sayılı kararı, 15.12.2009 tarihli ve 2009/200 Esas, 2009/290 Karar sayılı kararı, 03.10.2006 tarihli ve 2006/30 Esas, 2006/210 Karar sayılı kararı, 13.11.2001 tarihli ve 2001/239 Esas, 2001/247 Karar sayılı kararı ile 28.04.1998 tarihli ve 1998/117 Esas, 1998/155 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
2. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.
3. 5237 sayılı Kanun’da kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla ilgili bir husustur.
4. Madde metninde, canavarca his kavramının tanımına yer verilmemiş, madde gerekçesinde ise kişinin acıma hissi olmaksızın bir başkasını öldürmesi hâlinde canavarca hisle öldürmenin söz konusu olacağı, öldürmenin vahşi bir yöntemle gerçekleştirilmesinin, canavarca hisle öldürmenin arz ettiği özellik olduğu belirtilerek kişinin yakılarak, uyurken kulağının içine kızgın yağ dökülerek ya da vücudu parçalanarak öldürülmesi, canavarca hisle öldürmeye örnek olarak gösterilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine, ayrıca sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanık savunmasından olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, olay yerine gitmeden önce plan yaptığına ve içinde bulunduğu ruh hâline dair herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Cezaî ehliyet yönünden
Sanık hakkında Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi, Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi ve Adlî Tıp Kurumu 1. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda sanığın işlediği suç yönünden cezaî sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği anlaşılmakla sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye dair temyiz isteği yönünden
Sanığın eşi olan maktule yönelik kendisini aldattığı yönündeki suçlamalarla ilgili yapılan araştırmada maktulun telefonunda olayla ilgili delil bulunamadığı, tanık beyanları ile de bu iddianın doğrulanmadığı, mahkemece sanık ve müdafiine bu hususta sunacakları delil varsa sunmaları için süre verildiği, ancak herhangi bir bilgi ve belge sunmadıkları, maktulün sanığı aldattığı iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı bu hususun sanığın soyut düşüncesinden ibaret kaldığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haksız tahrik teşkil eden eylemin mağdurdan sadır olması gerektiği, maktul tarafından gerçekleştirilmiş haksız bir hareketin bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Takdiri indirim hükümleri yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “Sanığın 13/06/2020 tarihinde maktulü bıçakladıktan sonra olay yerinden uzaklaşarak Uşak iline doğru yola çıktığı, yolda yakalandığı” şeklindeki belirlemenin sanığın fiilden sonraki davranışları kapsamında değerlendirilerek pişmanlığının gözlemlenmediği sonucuna ulaşılması nedeniyle sanık lehine takdiri indirim hükmünün uygulanmadığı, ayrıca sanığın fiilden sonra olay yerinden kaçıp, telefonunu kapattığı, dava dosyasında bulunan somut delillere aykırı şekilde maktule yönelik ithamlarla olası cezayı hafifletmeye yönelik davranışlar sergilediği de gözetildiğinde, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlenmekle, sanık hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/1223 Esas, 2022/1007 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.