YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7943
KARAR NO : 2023/782
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık … müdafiinin hazır bulunduğu 20.12.2021 tarihli celsede yüzlerine karşı verildiği, hükümlerin sanık veya müdafi tarafından istinaf edilmediği, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün re’sen istinaf incelemesine tabi olduğu bu hükmün ayrıca katılan Kurum vekili tarafından da istinaf edildiği ve bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün re’sen istinafa tabi
olmaması ve davanın taraflarınca istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleştiği anlaşılmış olup sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2018/66 Esas, 2021/510 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/421 Esas, 2022/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi sureti ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın yargılama konusu eylemini tasarlayarak işlediğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Sanığın hakkında olası kastla öldürme veya taksirle öldürmeden hüküm kurulması gerektiğine,
2. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığı olup olmadığı hususunda rapor aldırması gerektiğine,
3. Eksik incelemeye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile maktule …’nin nüfus kayıtlarına göre kardeş oldukları, maktule … ile … arasında bir duygusal ilişki olduğu yönünde söylentilerin ortaya çıkması ve bu söylentinin sanık tarafından öğrenilmesi üzerine sanığın suç tarihinde önce …’in iş yerine giderek burada … ile 1 saat 11 dakika görüştüğü ve görüşme sonunda …’a 5 el ateş ederek yaraladığı, ardından sanığın motosikleti ile maktul …’nin çalıştığı iş yerine gittiği, maktulü dışarı çağırdığı, maktulün dışarı çıkması üzerine yanında getirdiği ruhsatsız tabanca ile hedef gözeterek bir el ateş etmek suretiyle maktul …’yi çene altından bitişik atışla vurması sonucu maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında yakalanamaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinde alınan tevilli ikrara yönelen savunması, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 22.11.2017 tarihli otopsi raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 24.04.2018 ve 26.04.2018 tarihli uzmanlık raporları, Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Grup Amirliğince düzenlenen 10.10.2017 ve 11.10.2017 tarihli olay yeri inceleme raporları, CD inceleme tutanağı, 25.05.2019 tarihli bilirkişi raporu, nüfus kayıt örnekleri, sabıka kaydı ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz İstemi
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suç işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından sanık hakkında 82 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağı anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
1. Suçun Nitelendirilmesine Temyiz Yönünden
Sanığın savunmasında, olay tarihinde …’in iş yerine gittiğini, konuştukları sırada ablası ile ilişkisi konusunu açınca tartışma çıktığını, …’i vurduğunu, ardından ablasının çalıştığı iş yerine gittiğini, amacının ablasını güvenli bir yere götürmek olduğunu, zira ablasının kendisine zarar verebileceğini, ablası olan maktule, …’i vurduğunu söylediğini, maktulün inanmadığını, inanması için belinden tabancasını çıkarıp gösterdiğini, bunun üzerine ablası maktulün önce sinir krizi geçirdiğini, “Beni öldür” dediğini, bu sırada ablası maktulün almaması için tabancayı beline koymadığını ancak maktulün silah bulunan elini iki eliyle tutup alnına götürdüğünü,
silah patlamasın diye parmağını tetiğin arkasına soktuğunu, ancak o sırada maktulün de silahı tuttuğunu ve birden tetiğin yumuşayıp ateş aldığını, maktulün silahı alnına götürmeye çalıştığı sırada ateş aldığını savunarak eylemi doğrudan kastla işlemediğini savunmuş ise de maktulün kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 22.11.2017 tarihli otopsi raporunda maktulün çene bölgesinden giren merminin alın ve duvar kemiklerinin kesiştiği alandan çıkarak vücudu terk ettiği, atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığının tespit edildiği, yine kovuşturma aşamasında maktulün yazdığı iddia edilen “Ben yorgunum, artık uyumak istiyorum, ölmümün kimseyle ilgisi yoktur.Ben böyle daha mutluyum, herkes kendine iyi baksın” şeklinde notun maktul tarafından yazılıp yazılmadığına ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesinde maktule ait yazı ile not üzerindeki yazı arasında irtibat tespit edilemediği, sanığın, ablası olan maktulün vurulmasında sonra yarasına müdahale etmek yerine olay yerine geldiği motosikletle uzaklaştığı ve soruşturma aşamasında yakalanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmasını daha az ceza almak üzerine kurguladığı anlaşılmış olup sanığın maktule yönelik eyleminde doğrudan kastla hareket ettiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Akıl Hastalığına Yönelen Temyiz Yönünden
Sanık müdafiinin 04.01.2023 havale tarihli temyiz dilekçesi ekinde sunduğu … Askeri Hastanesi Baştabipliği’nce düzenlenen 26.07.2016 tarihli Sağlık Raporunda, sanığın uyum bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığının belirtilmiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında sanığın akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, suç tarihinde işlediği nitelikli kasten öldürme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayinininde zorunluluk bulunduğundan bu eksiklik giderilmeden karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Yönünden
Kovuşturma aşamasında maktulün yazdığı iddia edilen “Ben yorgunum, artık uyumak istiyorum, ölmümün kimseyle ilgisi yoktur.Ben böyle daha mutluyum, herkes kendine iyi baksın” şeklindeki nota ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğundan bahisle sanık müdafii 04.01.2023 havale tarihli temyiz dilekçesi ekinde maktule ait olduğunu iddia ettiği defterler sunmuş ise de, bilirkişi incelemesine esas alınan mukayese belgelerin yeterli olduğu anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B-2) bendinde açıklandığı üzere sanık müdafiinin temyiz istemi akıl hastalığına ilişkin rapor aldırılması gerektiğinden bahisle yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/421 Esas, 2022/553 Karar sayılı
kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.