YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8075
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddenin son cümlesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2020/1577 Esas, 2021/457 Karar sayılı kararı ile birtakım eksikliklerin giderilmesi için dava dosyası İlk Derece Mahkemesine tevdî edilmiştir.
3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.06.2021 tarihli ve 2021/673 Esas, 2021/964 Karar sayılı kararıyla;
“a-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılırken cezanın 21 yıl olarak belirlenmesine rağmen süreli cezalarda uygulanma kabiliyeti bulunan TCK’nın 31/3-son maddesinin uygulanması suretiyle suça sürüklenen çocuğa eksik ceza tayin edildiği,
b-Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında gözaltına alınmasına rağmen gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin gösterilmeyerek CMK’nın 232/2-d maddesine muhalefet edildiği,
c-Adli muayene, otopsi ve adli tıp kurumu giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilmeyerek suça sürüklenen çocuktan eksik olarak tahsiline karar verildiği”
Gerekçeleriyle hükmün bozulduğu ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
4. Bozma üzerine yapılan yargılamada Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/587 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
5. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/554 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sürüklenen çocuk müdafiinin… müdafiinin istinaf başvurularının, oy birliğiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında teşdiden ceza tayininin hatalı olduğuna,
2. Suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak belirlenmesi gerektiğine,
3. Hata kurumunun uygulaması gerektiğine,
4. Sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
5. Maktulün 18 yaşından büyük olduğuna,
6. Tanık beyanlarının dikkate alınmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk ile maktulün aynı lisede öğrenci oldukları, maktulün sınıfta kalması sebebiyle ailesinin, kaydını başka okula aldırdığı, maktul ve suça sürüklenen çocuk aynı okuldayken aralarında bir gruplaşma ve tartışmanın yaşandığı, 2019-2020 eğitim öğretim yılının başlarında maktûl ve suça sürüklenen çocuk arasında bir kavganın da olduğu, suça sürüklenen çocuğun beyanına göre maktulün suça sürüklenen çocuğu dövdüğü, ancak suça sürüklenen çocuğun bu dayak yeme olayı ile ilgili herhangi bir şikâyette bulunmadığı, bu durumun suça sürüklenen çocuğun çok zoruna gittiği, suça sürüklenen çocuğun tanık …’a bir gün maktulü döveceğinden bahsettiği, olay günü de suça sürüklenen çocuğun arkadaşları olan tanıklar … ve … ile birlikte maktulün evinin çok yakınında bulunan parkta buluştukları, suça sürüklenen çocuğun arkadaşı tanık …’a maktulü dövmeye gittiğini söylediği, “Bende bıçak var sen bir şeye karışma, vurma.” dediği, suça sürüklenen çocuk arkadaşları … ve … ile parkta beklerken maktulün ikâmetinden ayrıldığı ve parkın yanından telefonla konuşarak geçtiği sırada suça sürüklenen çocuğun maktulün peşinden giderek maktulü 3 yerinden bıçakladığı ve eylemine son vererek olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli kamera kayıtları ile de sabittir. Suça sürüklenen çocuğun maktulde hedef aldığı bölge, saldırı aletinin niteliği ve olayın oluş şekli de göz önüne alınarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edildiğinden nitelikli kasten öldürme suçundan hüküm kurulmuştur.
2. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Tanıklar …, … ve …’nin soruşturma aşamasında alınan beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Maktul üzerinde yapılan 09.01.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı ile maktulün 3 adet kesici delici alet yarası sonucu çoklu iç organ kesisinden gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü belirtilmiştir.
5. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.01.2020 tarihli uzmanlık raporu ile suça sürüklenen çocuğun suçta kullanmış olduğu ve adli emanete alınan USA SABER SA42 ibareli bıçağın 6136 sayılı Yasanın 4. Maddesinde belirtilen bıçaklardan olmadığı belirtilmiştir.
6. Olay yeri inceleme raporu, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, cd çözüm tutanağı, sosyal inceleme raporu, HTS incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, telefon incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, görüntü incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazı cevapları dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında teşdiden ceza tayininin hatalı olduğu
Mahkemece Kayseri ili Kocasinan ilçesi Nüfus Müdürlüğünden alınan maktule ait 26.05.2003 tarihli Mernis Doğum Raporu’na göre maktulün doğum tarihinin 26.02.2003 olarak nüfusa tescil edildiğinin anlaşıldığı, buna göre maktulün suç tarihinde 16 yaş 2 ay 25 günlük olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesine göre “çocuk” sayıldığı anlaşıldığından, Mahkeme suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan temel cezayı ağırlaştırılmış müebbet olarak belirlemesinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Hata
Maktul, 26.02.2003 doğumlu olup suç tarihinde kayden 18 yaşını doldurmadığı gibi 09.01.2020 tarihli ölü muayene tutanağı ile aynı tarihli otopsi tutanağında maktulün görünüşünün, 16-18 yaşlarında olduğunun bildirilmesi, suça sürüklenen çocuğun da soruşturma aşamasında alınan ilk ifadesinde, 18 yaşından küçük olduğunu ve maktulle aynı lisede öğrenim gördüklerini belirttiği, bu kapsamda maktulün kendisiyle yaşıt olduğunu, yaşının küçük olduğunu bildiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşulları bulunmadığından suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılmasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suç vasfı
Suça sürüklenen çocuğun beyanına göre husumet duyduğu maktulü dövmek istediğini daha öncesinde tanık …’a söylediği, olay günü de suça sürüklenen çocuğun arkadaşları olan tanıkları … ve
… ile birlikte maktulün evinin çok yakınında bulunan parkta buluştukları, suça sürüklenen çocuğun arkadaşı tanık …’a maktulü dövmeye gittiğini söylediği, “Bende bıçak var sen bir şeye karışma, vurma” dediği, suça sürüklenen çocuk, arkadaşları … ve … ile parkta beklerken, maktulün ikâmetinden ayrıldığı ve parkın yanından telefonla konuşarak geçtiği sırada suça sürüklenen çocuğun maktulün peşinden giderek maktulü batın boşluğuna nafiz olacak şekilde toplam 3 yerinden bıçakladığı ve eylemine son vererek olay yerinden kaçtığı olayda, suça sürüklenen çocuğun kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Haksız Tahrik
Suça sürüklenen çocuk ve maktulün aynı lisede öğrenci oldukları dönemde olay tarihinden yaklaşık 4-5 ay önce Eylül-Ekim aylarında maktulün, suça sürüklenen çocuğu dövdüğü, suça sürüklenen çocuğun bu olayla ilgili bir yere şikâyette bulunmadığı ancak bu olaya çok içerlediği, bu hususlardan tanık …’a da bahsettiği, yine tanık …’in de bu hususu arkadaşlarından duyduğunu belirterek suça sürüklenen çocuğun beyanlarını doğruladığı, keza suça sürüklenen çocuğun aşamalarda eylemini maktulden kaynaklanan haksız söz ya da eylemden dolayı gerçekleştirdiği anlaşıldığından değişmeyen beyanlarında bu olayı istikrarlı şekilde anlattığı, suça sürüklenen çocuğun hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgarî oranda haksız tahrik indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Eksik İnceleme
Olay yerinde suça sürüklenen çocuğun arkadaşları olan tanık … ve tanık …’in hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında dinlenildikleri, tanık …’ın suça sürüklenen çocukta bıçak olduğunu gördüğü ve kendisine siz karışmayın ben tek döveceğim diyerek maktulün yanına gittiğini belirttiği bu anlamda Mahkemece kabul edilen oluş, kamera kayıtları ile tanık anlatımlarımın uyumlu olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (D) paragrafında açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/554 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.