Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8085 E. 2023/82 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8085
KARAR NO : 2023/82
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/403 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/493 Esas, 2022/845 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 14 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç vasfının hatalı belirlenmesi,
2. Teşebbüsün derecesi,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına,
4. Takdirim indirim hükümlerinin uygulanmasına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde mağdur ile sanığın imam nikâhlı oldukları, aralarındaki tartışma sebebi ile ayrılmalarından sonra mağdurun …’ya babasının yanına gittiği, olay tarihinden 2 gün önce ise …’ye döndüğü ve annesinin …., Mahallesi’ndeki evinde kalmaya başladığı, olay tarihi olan

13.05.2021 gününde saat 21.00 sıralarında mağdur ile sanığın … Mahallesi, … üncü sokak, numara 11 konumundaki evin önünde tartışmaya başladıkları, bu tartışma sırasında mağdurun sanığın erkekliğine laf ettiği, sanığın da mağdurun kendisine yönelik yaptığı haksız fiillerin meydana getirdiği şiddetli öfke ve hiddetin etkisi altında o anda yanında bulundurduğu ve olay sonrasında sanığın atmış olduğu bahçeden kolluk kuvvetlerince bulunan 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz bıçaklardan olmadığı uzmanlık raporu ile tespit edilen 15.5 cm uzunluğunda kahverengi saplı ekmek bıçağı ile mağduru vücudunun muhtelif yerlerinden bıçaklamaya başladığı, bıçaklamalar devam ederken mağdurun sanığa yönelik tahrik edici sözlerine devam ettiği, mağdurun sanığa ”şerefsiz” dediği ve yüzüne tükürdüğü, sanığın da mağduru bıçaklamaya devam ettiği ve adlî muayene raporundan da anlaşıldığı üzere mağduru toplamda 27 kez bıçakladığı ve olay yerinden kaçarak uzaklaştığı belirlenmiştir.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı haksız tahrik altında işlediğini kabul etmiştir.

3. Mağdur aşamalarda farklılık gösteren beyanlarda bulunmuştur.

4. Tanıklar S. U. ve N. S.’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 13.01.2022 tarihli;
” Mevcut tıbbi evrak ve muayene bulgularına göre, kişinin vücudunda 27 (yirmiyedi) adet kesici delici alet yarası tarif edilmiş olup kemik kırığı tarif edilmediği,
1)Yüzde sol göz kapağının dış yanında 1 (bir) adet, sol kol üst dış yanda 4 (dört) adet, sağ aksilla (koltuk altı) orta kısım ve medialinde 2 (iki) adet, sırtta torakal sol ve sol lomber bölgelerinde 7 (yedi) adet, sol uylukta 4 (dört) adet, sol bacak alt kısımlarda 2 (iki) adet yaralanmasından her birinin ayrı ayrı;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
2) Kafada sağ temporal ve ense üst kısımda oksipital bölgelerinde tarif edilen 2 (iki) adet ve sol bacak üst dış yanda (diz altında) tarif edilen ve peroneal sinir hasarına yol açan 1 (bir) adet yaralanmasından her birinin ayrı ayrı;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3)Sağ aksilla (koltuk altı) lateralinde tarif edilen, göğüs boşluğuna nafiz olan ve pnömotoraksa yol açan 1 (bir) adet yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
4) Sol göğüs ve batın sınırında arkus kosta altına uyan bölgede tarif edilen ve diafram hasarına yol açan 2 (iki) adet yaralanmasından en az birinin;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
5) Sol toraks alt kısımda 11-12. kot seviyesinde ön aksiller hatta ve batında bu yaranın 6 cm altında tarif edilen göğüse ve batına nafiz olan ve bir tanesi splenektomiye yol açan 2 (iki) adet yaralanmasından

her birinin ayrı ayrı;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3-Splenektomi nedeniyle, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden OLDUĞU”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Her ne kadar sanık, mağdurun kendisine hakaret içeren sözler sarf ettiğini ve yüzüne tükürdüğünü ileri sürmüş ve bu savunma mağdur tarafından kovuşturma aşamasında doğrulanmış ise de mağdur ve tanıklar …ile …’in hakaret ve tükürme eylemlerine ilişkin olayın hemen ardından alınan ifadelerinde bir beyanlarının bulunmaması, mağdurun sanığı koruma iç güdüsüyle hareket ederek kovuşturma aşamasında beyanlarını değiştirdiği nedenle, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış içeren bir fiil mevcut olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince tahrik hükmünün uygulanması ve sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, olaydan sonra ve yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınan sanık hakkında takdiri indirim nedenlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı Yönünden
Olay ve olaylar başlığı altında (A-5) paragrafında bilgilerine ve ayrıntısına yer verilen adli muayene raporunda belirtildiği üzere sanığın mağduru 5 tanesi öldürücü mahiyette toplam 27 bıçak darbesi ile yaraladığı, yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri ile sanığın eylemine son verme şekli dikkate alındığında sanığın kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Teşebbüs İndirimi Yönünden
Sanık hakkında hüküm kurulurken sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama karşısında meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak müebbet hapis cezası için dokuz yıldan onbeş yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 14 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik Yönünden
Mahkemece bu hususun tartışıldığı ve “mağdur ve tanıklar …ile …’in hakaret ve tükürme eylemlerine ilişkin olayın hemen ardından alınan ifadelerinde bir beyanlarının bulunmaması, mağdurun Esas No : 2022/8085

sanığı koruma iç güdüsüyle hareket ederek kovuşturma aşamasında beyanlarını değiştirdiği nedenle, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış içeren bir fiil mevcut olmadığı anlaşıldığından” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, mağdur ve tanıkların aşamalarda farklılık gösteren beyanlarına itibar edilmeyerek haksız tahrik indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Takdiri İndirim Yönünden
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, olaydan sonra ve yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınan sanık hakkında takdiri indirim nedenlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/493 Esas, 2022/845 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.