YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8094
KARAR NO : 2023/732
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/292 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/858 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Adil yargılanma hakkı ihlal edilerek, deliller hatalı değerlendirilerek ve eksik inceleme ile suçun tasarlanarak işlendiğinin kabul edildiğine,
2. Üst sınırdan ceza tayin edilip alt sınırdan takdîri indirim uygulandığına,
3. Haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Yabancı uyruklu olan sanık ve maktulün olay tarihinden bir yıl kadar önce aynı iş yerinde çalıştıkları dönemde kavga ettikleri, maktulün çevredekilere sanığın top ve ibne olduğu, erkeklerle ilişkiye girdiğine dair birtakım bilgiler yayması nedeniyle aralarında husumet oluştuğu, sanığın olaydan 15 gün önce maktulle, 1 gün önce de kendi kardeşi ile yaptığı telefon görüşmeleri ile dönüşümlü olarak çalışan maktulün hangi günlerde işe gittiğini öğrendiği, olay günü saat 22:00’da maktulün işe giderken her zaman geçtiğini bildiği köprünün oraya giderek beklemeye başladığı, saat 23:30 sularında maktulün motorsiklet ile köprüye doğru yaklaştığı sırada sanığın yerden aldığı taşı maktule attığı, göğsüne isabet eden taş nedeniyle maktulün yere düştüğü, bunun üzerine sanığın yanında getirdiği bıçakla saldırarak vücudunun çeşitli yerlerindeki toplam 46 adet kesici delici alet yaralanmasının 22 adedi müstakilen ve müştereken öldürücü nitelikte olacak şekilde bıçaklayarak maktulü öldürdüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın ikrar içeren savunması, olaya ilişkin bilgisine başvurulan tanıkların anlatımları, olay yeri inceleme tutanakları, uzmanlık raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak tanzim olunan, 05.09.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre;
– Maktulün vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 46 adet kesici delici alet yaralanması bulunduğu, bunlardan 22 adedinin müstakilen ve müştereken öldürücü nitelikte olduğu,
– Maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı aort, akciğer, karaciğer, dalak, sol böbrek, mide, kalın bağırsak kesisi ve buralardan gelişen iç – dış kanama sonucu öldüğünün tespit edildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, Adlî Emanette kayıtlı bir kısım eşyalar yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Adil Yargılanma Hakkı, Eksik İnceleme ve Tasarlama Yönünden
Sanığın soruşturma aşamasında müdafii ve tercüman huzurunda alınan savunması ile tanık anlatımları karşısında, sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiği, makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ve ısrar göstererek kararından dönmediği ve önceden yaptığı hazırlık kapsamında üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan tasarlama nitelikli halinin uygulanma koşullarının oluştuğu, dosya kapsamında eksik inceleme ve adil yargılanma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, dosyada mevcut deliller ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ceza Tayini Yönünden
Sanık hakkında, suçun tasarlanarak işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu madde kapsamında temel cezanın alt ve üst sınırı olmayıp eylem için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ön görüldüğü ve temel cezanın bu şekilde belirlendiği, yine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdîri indirim uygulandığı, ilgili madde gereğince en fazla bu oranda indirim yapılabileceği öngörüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık ile maktulün olaydan bir yıl kadar önce aynı iş yerinde çalışırken kavga ettikleri, bu kavgadan sonra maktulün arkadaş çevresinde sanığın top ve ibne olduğuna, erkeklerle ilişkiye girdiğine dair birtakım bilgiler yaydığı hususunun bir kısım tanık beyanları ile de doğrulanması, sanığın da aşamalarda istikrarlı şekilde maktulün bu eyleminden ötürü öfkelendiğini, çok zoruna gittiğini, hatta babasının kendisine bu konuyu açtığında bayıldığını beyan etmesi karşısında, maktulden kaynaklanan haksız söz ve davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak, sanık hakkında 18 yıldan 24 yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması sırasında, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek, asgarî ile makul arasında makule yakın bir şekilde cezanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 24 yıl ceza tayin edilmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafda açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/858 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.