Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8182 E. 2023/2446 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8182
KARAR NO : 2023/2446
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında katılanı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık … müdafiinin, sanık … (…) müdafiinin, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/549 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında katılanı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

2. Sanık … hakkında katılanı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

3. Sanık … hakkında katılanı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar hakkında katılanı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, sanık … (…) müdafii, sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Olayın ani şekilde gerçekleştiğine, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın ve tarafsız tanık Y.U.’nun beyanlarına itibar edilmediğine, sanığa ait silahtan çıkan mermiye rastlanmadığına, sanığın suç teşkil eden eylemi bulunmadığından beraatine, aksi halde meşru savunma veya haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … (…) Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın ağır yaralanması ve geçirdiği bunalım nedeniyle olayı anlatamadığına, sanığın ve tarafsız tanıkların beyanlarına itibar edilmeyip katılanın çelişkili beyanlarına dayanılarak karar verildiğine, sanığın silah kullanmadığına, olayın ani şekilde gerçekleştiğine, iştirak iradesinin bulunmadığına, suçlamaları kabul etmemekle beraber meşru savunma, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Tarafsız tanıkların beyanlarına itibar edilmeyip katılanın çelişkili beyanlarına dayanılarak karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci, 27 nci maddesinin ikinci fıkrası aksi halde 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.22.01.2020 günü gece saat 01:00 sıralarında sanıklar …, … ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahsın olay mahallinde oldukları, kısa bir süre sonra sanık …’un da tanıklar … ve … tarafından motosikletle olay yerine bırakıldığı, tanıkların olay yerinden ayrılmalarından sonra katılanın ters yönden aracıyla olay mahalli caddeye girip durduğu, bu esnada sanık …’un caddedeki yolun ortasından, sanık …’ın yolun solundaki kaldırımdan silah doğrultarak, sanık …’nin sanık …’un arkasından, dördüncü şahsın ise yol kenarındaki kaldırım üzerinden katılana doğru yaklaştıkları ve çok sayıda ateş ederek katılanı yaraladıkları, katılanın tabancasıyla karşılık vermesi üzerine sanıklar …, … ve …’un ateş ederek geldikleri yöne doğru kaçtıkları, dördüncü şahsın ise ateş ederek aracın arka istikametine doğru kaçtığı, katılanın yaralı halde aracıyla olay mahallinden uzaklaşmaya çalıştığı ancak vücuduna isabet eden mermiler nedeniyle baygın hale geldiği, bu haldeyken kim tarafından gerçekleştirildiği belirli olmayan dört bıçak darbesine maruz kaldığı, olay yerine gelen kişilerce haber verilmesi üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldığı, aynı sokakta yaralı vaziyette olduğu görülen sanık …’nin de ambulansla hastaneye kaldırıldığı, olay nedeniyle yaralana sanık …’ın ise olaydan sonra kendi imkanlarıyla hastaneye gittiği, dosyada mevcut raporlara göre sanık …’ın vücudunda sağ omzundan, sol kalça illiak bölgesinden, sol kalça dış uyluk ve sağ dizinden yaralandığı, omuz ve sağ kalçasında kurşun kalıntısı saptandığı, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, sanık …’nin el dorsum 5. metakarp hizasında 1 adet ateşli silah yarası, karın sağ epigastrik bölgede ateşli silah yarası, sol maksiller hat 6-7 kot seviyesinde ateşli silah yarası, sol kol posteriorunda ve posterrolatda 2 adet ateşli silah yarası saptandığı, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, sanık …’un sol kol proksimal ön yüzde 2×1 cm ebadında, arka yüzde 1×0,5 cm ebadında nedbe dokusu, sol el bileği ön yüzde 2×0,5 cm ebadında nedbe dokusu oluşturacak şekilde

yaralandığı, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, katılanın sol humerus açık boyun kırığına, sol 3-4. kaburga açık kırıklarına, batına nafiz olarak batın içi organlarda lezyonlara, sol akciğerde hemopnömotoraksa neden olan kesici delici alet ve ateşli silah yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokacak, hayat fonksiyonlarını müştereken ağır (6) derecede etkileyen kemik kırıkları meydana gelecek, burun etrafındaki yara izinin yüzünde sabit ize, dalağın alınması nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, batındaki insizyonel herniasyon ve kısmi pankreas alınması nedenleriyle organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak nitelikte olduğu, sanık …’nin olayda kullanılmış olduğu silahın bu sanıktan, sanık …’un sakladığı yerden ele geçirildiği, kamera kayıtları ve diğer delillerle sanıklar …, … ve …’ın ilk olarak katılana ateş ettikleri, katılanın ise kendisini savunmak amacıyla ateş ettiği hususunda şüphe bulunmadığı, sanıklar Mahkeme huzurunda katılanın tehdit ve hakaretler ile ilk olarak ateş ettiği yönünde savunma yapmış iseler de soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki çelişkili savunmaları ve ilk ateş edenin katılan olmadığı yönündeki tespitler karşısında bu yöndeki savunmalarının cezanın indirilmesine dönük olduğu kabul edilmiş, katılanın vücuduna ve aracına isabet eden mermi sayısı ve hedef alınan hayati önem taşıyan vücut bölgeleri, yaralanmasının niteliği, sanıkların eylemlerine kendiliğinden değil katılanın tabancayla ateş ederek karşılık vermesi üzerine son vermeleri hep birlikte değerlendirildiğinde sanıklar …, …, … ve dördüncü şahsın en başından beri kastlarının katılanı öldürmeye yönelik olduğu ve eylemlerini fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirdikleri, katılanın kendisine dört kişi tarafından öldürmeye elverişli tabancalarla yöneltilen bu saldırıdan kurtulmak amacıyla tabancayla ateş ederek karşılık vermesi neticesinde sanıklar …, … ve …’yi yaralamasının meşru müdafaa sınırları içerisinde kaldığı sonucuna ulaşılmış, sanıklar …, … ve …’nin kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından cezalandırılmalarına, katılan hakkında ise sanıklara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından meşru müdafaa nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılanın yaralanmasına ilişkin İstanbul 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 23.08.2021 tarihli raporu, sanık …’un yaralanmasına ilişkin Bakırköy Dr. … Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17.06.2020 tarihli adlî muayene raporu, sanıklar … ve …’ın yaralanmasına ilişkin İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 04.02.2020 tarihli adlî muayene raporu, kolluk tarafından düzenlenen 22.01.2020 tarihli olay tutanakları, 23.01.2020 tarihli tutanak, ,04.03.2020 tarihli görüntü izleme ve çözümleme tutanağı, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 22.01.2020 tarihli ve, 49, 51 ve 52 numaralı olay yeri inceleme raporları, 25.02.2021 tarihli adlî bilişim raporları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05.02.2020 tarihli, 16.03.2020 tarihli, 08.05.2020 tarihli, 30.04.2020 tarihli, 23.07.2020 tarihli ve 21.09.2020 tarihli uzmanlık raporları, sanıkların adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık … müdafiinin, olayın ani şekilde gerçekleştiğine, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın ve tarafsız tanık Y.U.’nun beyanlarına itibar edilmediğine, sanığa ait silahtan çıkan mermiye rastlanmadığına, sanığın suç teşkil eden eylemi bulunmadığından beraatine, aksi halde meşru savunma veya haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık … Kılıçaslan(Kıllıaslan) müdafiinin, sanığın ağır yaralanması ve geçirdiği bunalım nedeniyle olayı anlatamadığına, sanığın ve tarafsız tanıkların beyanlarına itibar edilmeyip katılanın çelişkili beyanlarına dayanılarak karar verildiğine, sanığın silah kullanmadığına, olayın ani şekilde gerçekleştiğine, iştirak iradesinin bulunmadığına, suçlamaları kabul etmemekle beraber meşru savunma, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, sanık … müdafiinin, tarafsız tanıkların beyanlarına itibar edilmeyip katılanın çelişkili beyanlarına dayanılarak karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci, 27 nci maddesinin ikinci fıkrası aksi halde 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, izlenen görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamından sanıkların en başından beri kastlarının katılanı öldürmeye yönelik olduğu, olaydan önce sanık … gelmeden önce sanıklar …, … ve üçüncü şahsın kamera açısına girdiği, kapüşonu olan şahsın elinde silah benzeri bir nesneyle eğilerek kaldırımdan yürüdüğü, şahıslardan birinin de yol kenarında duran arabalardan birinin yanında saklandığı, kalan şahsın ise bir apartman önünde beklediği, yaklaşık 1 dk sonra iki motorsiklette bulunan 3 kişinin sanık …’u getirip gittikleri, sanıklar ve dördüncü kişinin hepsi de silahlı halde olay mahalli cadde üzerinde katılanın o caddeden geçeceğini önceden bildiklerini yansıtacak hareketlerde bulundukları, üçünün eli belinde hazır halde hepsinin arkalarına bakınarak yürüdükleri, katılanın arabasıyla kamera açısına girdiği ve bir süre sonra arabayı durdurarak kapsını açtığı, sanık …’un caddedeki yolun ortasından, sanık …’ın yolun solundaki kaldırımdan silah doğrultarak, sanık …’nin sanık …’un arkasından, dördüncü şahsın ise yol kenarındaki kaldırım üzerinden katılana doğru yaklaştıkları ve çok sayıda ateş ederek katılan yaraladıkları, sanıkların her birinin fiil üzerine ayrı ayrı ve birlikte hakimiyet kurmak sureti ile bu fiilleri gerçekleştirdikleri, sanıkların beyanlarının aksine görüntülerden silahlı saldırının önce katılana yöneltildiği, katılanın saldırıya üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabanca ile ateş etmek suretiyle karşılık verdiği,

olay yeri ve çevresinde 3 adet tabanca bulunduğu, bunlardan birini sanık …’un, birini sanık …’nin diğerini ise katılanın kullandığı, olay yeri inceleme raporları, tutanaklar, ifadeler ve uzmanlık raporlarından olay yeri kaldırım ve yol üzerinde bulunan 33 adet kovandan 1 adedinin sanık …’nin kullandığı tabancadan, 6 adedinin sanık …’un kullandığı tabancadan, 10 adedinin katılanın kullandığı silahtan atıldığının anlaşıldığı, her ne kadar sanık … aşamalarda katılanın “gidin burdan sizi burda barındırmam, tezgahıma engel oluyorsunuz, ananızı bacınızı s…. lan, a.ına koduğumun çocukları” şeklinde sözler sarf ettiğini beyan etmiş, sanıklar … ve … de Mahkemede benzer beyanlarda bulunmuş, tanık M.K. kollukta “Bu gece ben evde pencereden sigara içerken aşağı taraftaki 3 tane erkek şahıs 34 (…) (…) plaka sayılı aracın yanına doğru giderken silahlarını çektiler, bunlar senin bizim anamıza bacımıza nasıl küfür edersin gibilerinden kelimeler kullandılar” şeklinde beyanda bulunmuş ise de Mahkemede olayı görmediğini, ifadesini okumadan imzaladığını beyan ettiği, sanık … kollukta “..beyaz renk Mercedes marka araç geldi ve farlarını söndürdü ve camdan …’i yanına çağırdı. … aracın yanına gittiğinde …’da …’in yanına gitti. Daha sonra silah sesleri duydum…”, savcılıkta “…beyaz renkli Mercedes marka bir araba karşımızdan geldi. Farlarını kapadı. Aracın durduğu yer ile bizim bulunduğumuz yer arasında 10-15 metre mesafe vardı bu nedenle aracın içinde kaç kişi bulunduğunu görmedim. Aracın sürücü koltuğunda bulunan kişi araç kapısını açmadan rahatça duyabileceğimiz şekilde …’i ‘…’ diye bağırarak yanına çağırdı. … doğrudan bizim yanımızdan ayrıldı. Aracın sürücü kapısının bulunduğu yere gitti. … ise bizim yanımızdan ayrıldı, ön tarafı bize dönük olan aracın sağ tarafından ilerleyip arkasından geçerek …’un yanına şoför kapısına gitti. Araç şoförü … ve … yaklaşık 1 dakika konuştular, ne söylediklerini duyamadık…” şeklinde beyanlarda bulunduğu ve Sulh Ceza Hâkimliğinde de önceki ifadelerini aynen tekrar ettiğini beyan ettiği dikkate alındığında katılandan sanıklara yönelen bir saldırı, haksız söz ve eylem bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … Kılıçaslan(Kıllıaslan) müdafii ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık … müdafiinin, sanık … Kılıçaslan(Kıllıaslan) müdafiinin, sanık … müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.