YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8188
KARAR NO : 2023/1481
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye azmettirme.
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden katılanların suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı
maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan suçu sabit görülmediğinden beraatine,
Karar verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararının katılanlar vekilinin, Cumhuriyet savcısının (aleyhe), sanık … müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2017/2802 Esas, 2018/3274 Karar sayılı kararı ile özetle;
“Eksik soruşturma ile hüküm kurulması, kabule göre de sanık …’nin tekerrüre esas sabıkasının olmasına rağmen uygulanmaması, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde takdiri indirim uygulanırken oran belirtilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozmaya uyarak yapılan yargılama sonucundan, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2018/432 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca,
b) Sanık … hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca,
Beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların tasarlayarak kasten öldürme ve bu suça azmettirmeden mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Maktulün öldürüldüğü ana ve yere ilişkin hiçbir delil bulunmaması, maktulün öldürülmesinde kullanılan ateşli silahın ele geçirilememesi, sanık …’nin üzerinde atış artığına rastlanılmaması, sanık … ile maktul arasında bir husumet tespit edilememesi, sanık …’ın maktulu öldürtmek ve sanık …’nin de maktulu öldürmek için gerekli boyutta bir husumetin tespit edilememesi karşısında, iddia edilen olay yer ve anına, olayın iddia edildiği şekliyle sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin doğrudan, kesin, yansız ve objektif bir ses/görüntü kaydı, tanık beyanı ya da sanık ikrarı gibi herhangi bir
delil elde edilememesi hususları da göz önünde bulundurulduğunda, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğine ilişkin, atfı cürüm niteliğinde ve yanlı olup, başkaca somut, kesin ve yansız delille de desteklenmediğinden itibar görmeyen bir kısım beyanlar ile yine sübuta yetersiz görülen diğer bir kısım bilgi, bulgu, belge, beyan ve delil dışında, sanıkların aşamalarda istikrarlı, inkara yönelik, mümkün, makul ve mantıklı savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, tam ve kesin bir vicdani kanı hasıl olmadığından ve bu şekilde yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir.
2. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. Olay yeri inceleme raporu, krokisi ve resimleriyle birlikte dosyada bulunmaktadır.
4. Bilirkişi raporları, HTS kayıtları, tanık ifadeleri dosyada bulunmaktadır.
5. Maktul hakkında tanzim olunan 17.01.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama konusu 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden katılanların suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin, bu suça yönelen temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Suça konu yer önünde etrafı kontrol ederek beklediği anlaşılan ve maktulden 1 dakika 15 saniye kadar sonra suçun işlendiği yere girerek 8 dakika kadar sonra çıkan sanık …’den başka kimsenin bulunmaması, sanık …’nin olaydan sonra eve gidip üzerindeki giysileri yıkayarak bulunması muhtemel iz ve emareleri yok etmesi, sanık … ile iletişimini baştan gizlemesi, sanıkların kendi aralarındaki çelişkili ve tutarsız anlatımları, esasen husumetin maktul ile sanık … arasında olmayıp, … ile maktul arasında özel hukuktan kaynaklanan anlaşmazlıktan kaynaklanması, sanık …’nin öldürme fiilini gerçekleştirdikten hemen sonra diğer sanık …’ın aracına binerek birlikte olay yerinden uzaklaşmaları birlikte değerlendirildiğinde sanık …’ın azmettirmesiyle sanık …’nin maktulü takip
ederek suça konu yerdeki mescitte öldürdüğünün anlaşıldığı ve bu itibarla sanıkların mahkûmiyetleri gerektiği halde, yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Azmettirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alana (B) paragrafının ikinci kısmında açıklanan sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği nedeniyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2018/432 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.