Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8205 E. 2023/748 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8205
KARAR NO : 2023/748
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/571 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/1983 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, yasal şartları oluştuğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

B. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
1. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

2. Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 23.04.2017 tarihinde saat 19:50 sıralarında katılan …, maktul …, tanıklar …. ve …..,. birlikte yürürlerken siyah renkli bir aracın geldiği, sanık …’in inerek önlerini kestiği, silahını gruba yönelterek yanlarına geldiği ve maktulü zorla aracına bindirmeye çalıştığı, katılan …’ın duruma müdahale etmek istediği sırada, tanık anlatımları ve dosya içerisinde mevcut kriminal raporlarıyla da sabit olduğu üzere önce Vedat’ın yüz bölgesine doğru ateş ederek, onu çenesinden yaraladığı, sonrasında maktulü araca bindirmek için zorlamaya devam ettiği ve binmeyince bir el de maktulün kafasına doğru ateş ederek olay yerinden uzaklaştığı belirlenmiştir.

2. Sanık … alınan ifadelerinde üzerine atılı suçlamayı meşru savunma ve haksız tahrik altında işlediğini kabul etmiştir.

3. Tanıklar …., …..,….., ve ….., ‘nün beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Mağdur … hakkında düzenlenen, Adlî Tıp Kurumu Silivri Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 13.08.2018 tarih sayılı raporuna göre; “Kişinin yaralanmasının, hayati tehlikeye, yüzde sabit ize ve 4 üncü derece kemik kırığına neden olduğu”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

5. Mağdur … hakkında düzenlenen, Adlî Tıp Kurumu 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 07.01.2019 tarih sayılı raporuna göre; “Kişinin, maloklüzyona neden olan yaralanmasının organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

6. 09.10.2017 tarihli otopsi raporuna göre; “kişinin ölümünün ateşli silah mermi yaralanmasına bağlı kafatası kırığıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu olduğu”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

7. Olay yerinden elde edilen kovanlar ve sanık üzerinden ele geçirilen silah ile ilgili olarak kriminal raporlar dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Takdirî indirim
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sanığın, olay sonrası pişmanlık göstermeyip beş gün süreyle kaçtığı, noterde tesadüfen yakalandığı, güncel adli sicil kaydından da sabıkalarının da bulunduğunun anlaşıldığı, geçmişi ve suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillenmediği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde belirtilen ilkeler kapsamında takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Suçların Niteliği
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarih ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı ilâmında; “5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi uyarınca hüküm, temyiz dilekçesinde gösterilen sebeplerle bozulduğunda dilekçede açıklanmış olmasa bile saptanan ve hükme etki edecek nitelikte bulunan diğer maddî hukuka aykırılıklarda bozma nedeni olarak gösterileceğinin” belirtilmesi dikkate

alındığında, katılan kurum vekilinin temyiz istemiyle yapılan inceleme sonucu hükmün, Dairemizce takdirî indirim yönünden bozulması ve temyiz dilekçesinin başkaca sebep içermemesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca saptanan diğer hukuka aykırılıklar yönünden Yargıtayca bozma nedeni yapılabileceği anlaşılmakla;

Dosya kapsamına göre; olay günü saat 19:50 sıralarında katılan …, maktul …, tanıklar ….. ve…..,. birlikte yürürlerken siyah renkli bir aracın geldiği, sanık …’in inerek önlerini kestiği, silahını gruba yönelterek yanlarına geldiği ve maktulü zorla aracına bindirmeye çalıştığı, katılan …’ın duruma engel olmak isteyerek, sanığın yakasından tuttuğu, tanık anlatımları ve dosya içerisinde mevcut kriminal raporlarıyla da sabit olduğu üzere önce, kendisine engel olmak isteyen Vedat’ın yüz bölgesine doğru ateş ederek, onu çenesinden yaraladığı, sonrasında maktulü araca bindirmek için zorlamaya devam ettiği ve maktulün binmemekte ısrarcı olması üzerine, kafasına doğru ateş ederek olay yerinden uzaklaştığı anlaşılan olayda;

Sanığın suçta kullandığı tabancası ile birlikte maktulü hürriyetinden yoksun kılmak amacıyla geldiği, maktulün direnmesine rağmen eylemine devam ettiği, bu aşamadan sonra katılan …’ın araya girdiği, eylemini tamamlamasına engel olarak gördüğü katılan …’a doğru ateş ederek yaralamak suretiyle bu engeli bertaraf ettiği sonrasında maktulü arabaya bindirmek için zorladığı ancak; maktulün direnci karşısında bunu başaramayacağını ve eylemini tamamlayamayacağını anlayan sanığın maktulü hürriyetinden yoksun kılıp, kaçırma suçunu işleyememekten doğan infialle öldürme eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen bir suçu işleyememekten doğan infialle nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık …’in Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Dairemizce, A-2 bendinde kabulü yapılan olaya göre; sanığın maktulü kaçırmak istediği esnada, kendisine etkili biçimde engel olan katılan …’ı, kaçırma eylemini kolaylaştırmak amacıyla silahla yaralaması şeklinde gerçeklen eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanığın katılanı ateşli silah ile hayati tehlikeye, yüzde sabit ize, 4 üncü derece kemik kırığına, maloklüzyona ve duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda, teşebbüs nedeniyle azamiye yakın oranda bir ceza tayin edilmesi yerine yazılı şekilde makul düzeyde ceza tayin edilmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak

değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sanığın, olay sonrası pişmanlık göstermeyip beş gün süreyle kaçtığı, noterde tesadüfen yakalandığı, güncel adli sicil kaydından da sabıkalarının da bulunduğunun anlaşıldığı, geçmişi ve suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillenmediği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde belirtilen ilkeler kapsamında takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

4. Meşru Savunma
Sanığın, katılan … ve tanıklarca doğrulanmayan, önce maktul yanında bulunan tanık …… ve katılan … tarafından kendisine silahla ateş açıldığı şeklinde ki savunmasına itibar edilmeyerek, yasal şartlarının oluşmadığının kabulü ile hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Eksik İnceleme
Sanık temyiz dilekçesinde; aracında kurşun izinin mevcut olduğunu bu hususun incelenmediğini belirtmiş ise de; dosya içerisinde mevcut ve araç üzerinde yapılan olay yeri incelemeye ait 01.05.2017 tarih sayılı tutanaktan anlaşılacağı üzere, sanığın suçta kullandığı araç üzerinde yapılan incelemede herhangi bir mermi izine rastlanmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki eksik inceleme talebinin kabul görmeyerek yargılamaya devamla hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-1,2,3 ve B-1,2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/1983 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararının suçların nitelikleri, teşebbüsün derecesi ve takdirî indirim yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkında, katılan …’a yönelik eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.